Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

''Hasta'' bir CHP’li gözüyle, ''bugünkü'' CHP!..

11.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Hani, sporda “hasta Fenerbahçeli / hasta Galatasaraylı” diye nitelenen taraftarlar vardır ya, bunların örnekleri “siyasette” de çoktur!..

“Hasta AKP’li / hasta CHP’li” denilecek kadar “oy verdikleri partilere ‘tutkun’ olan, laf söyletmeyen” vatandaşlar!..

“Böyle” niteleyeceğim arkadaşlarım var, “yıllardır” onlarla yaptığımız “siyaset ağırlıklı” sohbetlerde, “partilerinin ‘ne durumda olduğunun işaretlerini’ alırım”; zira parti liderlerinden, parti yöneticilerinden, oturdukları yerlerin parti yöneticilerine, belediye başkanlarına kadar sahnede ne kadar partilileri varsa, “onları izlerler, gözlerler!..”

İşte onlardan biri ile, “hasta CHP’li” arkadaşımla sohbet ediyorduk, dedi ki; “Öcal abi, bizimki nihayet ‘lider olduğunu, lider gibi muhalefet yapması gerektiğini, parti tabanının lider gibi konuşmasını beklediğini’ anladı. Bizlere ‘Oh be dünya varmış, bizim de bir liderimiz varmış’ dedirtti; şimdiye kadar neredeydi?.. Tutturmuştu bir ‘Gandi gibi pasif mücadele edeceğiz’ lafını, böyle bir Türkiye’de, kamuoyu anketleri gösteriyordu ki, CHP oyları yerinde bile saymıyor, düşüyordu.”

Hımmm, “böyle bir başlangıçtan sonra”, peşini bırakır mıyım; biraz nasırına bastım; “Peki ne oldu da, birdenbire, böyle bir rota değişikliği yaptı? Ne değişti? Ona liderlik ilhamı aşılayan bir rüya mı gördü?..”

Soruma gülerek verdiği cevap net oldu; “Yok abi yok. Allah razı olsun, Muharrem İnce’den, Mustafa Sarıgül’den. Onlar olmasaydı, biz hâlâ Gandi stratejisiyle, AKP’yi, Erdoğan’ı yenebileceğimiz ninnisiyle, uyutulurduk. İnce de, Sarıgül de parti kuracaklarını açıklayıp, büyük ölçüde CHP oylarına göz diktiklerini belli edince, her şey değişiverdi. Tabandan doğrudan Genel Başkan’a mesajlar gönderilmeye başladı. ‘Bugünün siyaset meydanının gerektirdiği vaziyet alınmazsa, bu pasif söylem ve eylem çizgisi sürdürülürse, Muharrem İnce de, Mustafa Sarıgül de, düğün bayram edecekler, haberiniz ola’ mesajları.”

Ona bir soru daha sordum; “Bu yeni rota tutacak mı?..”

Birden coştu; “Tutacak Öcal abi, tutacak…  Bir Grup konuşması, bir Bütçe konuşması, bir adaylık açıklaması, Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri ile ilgili suç duyuru dosyaları, ninniyle yatıp, ninniyle kalkan tabanı canlandırdı, teşkilatı da uyandırdı. Topu topu 10 – 15 gün içinde çok şey değişti. Top hep bizim sahamızda oynanıyordu, hep savunmada idik. Şimdi top rakip sahada oynanmaya başladı, savunma yapmak artık onlara düştü, daha ne olsun?..”

Sohbet bu minval üzerine devam etti, “hasta CHP’li” arkadaşımı birdenbire coşturan bu rota değişikliğinin “siyaset meydanında ne kadar süreceğini, seçim sandığını etkileyip etkileyemeyeceğini” hep birlikte yaşayıp izleyecek ve göreceğiz!..

“CHP’de benzer coşku ve heyecanı” siyaset tarihimize geçen “Adalet Yürüyüşü” sürecinde de yaşamıştık; sonrası, “Eski tas, eski hamam” olmuştu da!..

 

İnternet’ten “esen” rüzgarlar!..

 

Bu fotoğraf bir camide çekilmiştir. Bu zincirler, bu kilitler, “kimlerin, kimlere güvenmediğini” göstermiyorsa “neyi gösteriyor” dersiniz?..

 

Erdem ve Politika…

Gerçek demokraside “Politikacı” hasmının gözünü oyan değildir... Sevgisini ona aşılayabilen kimsedir.                                        Ali Naili Erdem

 

ŞAİR EŞREF ŞÂYET YAŞASAYDI... NE YAZARDI?..

Şimendifer ve Katar…

Ol memleketin birinde, bir cami duvarı varmış

Ve bu duvara dadanan, bir de köpek malûmunuz…

Köpeği besleyen sahip, kıymet bilmeyip satarmış;

Mazi, hâl ve istikbâli… Şahit oldu bu kulunuz…

 

Ve derler günlerden bir gün, duvar seslenmiş köpeğe,

Başlamış hiç sakınmadan, hakikati söylemeye:

“Kısmet bu kadarmış anla! Devam etme işemeye…

Söyle taife-i kelbe, gayrı hatadan dönünüz!

 

Bu millet hem trene, hem de makiniste bakar

Bugün yediğin hurmalar, günü gelince tırmalar

Sonra kurtaramaz seni, ne şimendifer, ne Katar…

Çekin imdat frenini; bozulmasın huzurumuz…”

Nihat Demirkol

 

Sözün Özü

Bu hafta Sözün Özü, emekli koramiral Ekmel Totrakan’dan:

“CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın Tank Palet Fabrikası’nın Katar’a satılışı ile ilgili sözlerine  Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın ‘Geçmişte askeri vesayeti arkalarına alarak iktidar olanlar bugün milletin hizmetinde olan Türk Ordusuna dil uzatıyor. Bu çirkin dili reddediyor ve şiddetle kınıyoruz. Ülkemizin güvenliği, milletimizin huzuru için kahramanca mücadele eden ordumuza desteğimiz tamdır’ diyerek tepki gösterdi.

Yani ‘o zamanki bizler Milletin ordusu değilmişiz’ öyle mi? ‘Ne dersiniz’ demek bile abes ile iştigal ama yine de milletime sorayım dedim.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test