Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Büyükşehir Başkanlık Binası’nın kaderi

4.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

30 Ekim Samos fayı kaynaklı deprem özellikle Bayraklı, Karşıyaka ve kısmen de Alsancak yörelerinde yüzde 1 oranında yıkım ya da ağır ve orta hasara yol açtı. Bu arada mevcut binalar üzerinde kamuoyunda hararetli tartışmalar oldu. Büyükşehir Belediyesi ile Konak Belediyesinin bazı hizmet binaları boşaltıldı. Özellikle Atatürk (Konak) Meydanındaki Büyükşehir Başkanlık (İBB) binası konusunda yayın organlarında ve sosyal medyada tartışmalar başladı. Başkan Tunç Soyer, binanın yıkılıp yerine yalnızca Başkanlık makamı ile meclis salonunu içerecek bir bina düşündüklerini açıkladı. Başka bir grup hemşehrimiz ise Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Başkanlık (Merkez Bankası) binası dahil yandaki adadaki tüm binaların Konak-Pier’e dek yıkılmasını, meydanın büyütülmesini öneriyor.

Sosyal medyada, yakın dostlarımın da görüşlerini izlemeye çalıştım. Bunlardan Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İzmir Şube Yönetim Kurulu Başkanı İnşaat Mühendisi Osman Akbaşak, binanın şantiye şefliğini yapmış İnşaat Mühendisi Ahmet Gürel, Mimarlar Odası İzmir Şubesi eski Başkanlarından ve İBB eski Genel Sekreter Yardımcılarından Hasan Topal’ın görüşleri ilgimi çekti. Onların başlattığı tartışmalardan çok yararlandım.

Binanın mimarisi yarışma sonucu elde edildi

İBB Hizmet Binasının projeleri 1966 yılında açılan “Mimari Proje Yarışması” sonucu elde edildi. Yarışma Jürisi, Prof. Utarit İzgi, Dr. Muhteşem Giray, Muhlis Türkmen, Affan Karaca ve Emin Ertam gibi o zamanın isim yapmış mimarlarından oluşuyordu. Jüri, Özdemir Arnas - Altan Akı - Erhan Demirok’tan oluşan mimari gurubun1960’lı yılların mimari ruhunu yansıtan projesini seçti.

“Statik ve Betonarme” projeleri İnş. Yük. Mühendisi Uğur Belger’in imzasını taşıyan binanın inşaatı1968 yılında başlıyor ama ancak 1980 yılında tamamlanabiliyor. Temel inşaatı kazıklarla başlıyor. Uygulamadaki bir aksaklığı gidermek için her taşıyıcı kolonun altına projelerdeki kazık adedinden bir fazlasının çakıldığını biliyorum. Yüklenici olarak ilk önce

“Mazhar Zorlu - Mehmet Ali Çınar” ortaklığı işe başlıyor. Daha sonra kaba inşaatı 1974-1976 yılları arasında ‘Muammer Tezel’ firması tamamlıyor. Bina, 1980 yılında hizmete giriyor.

2003 depremi sonrası

Benim projelerle tanışmam 2003 depremi sonrasına rastlar. Başkan Ahmet Piriştina’nın çağrısı üzerine deprem sonrası binanın durumunu incelemeye gittim. Taşıyıcı sistemde bir hasar yoktu. Binada bulunan 6 farklı blok arasına örülen duvarlar, depremden dolayı hareket etmiş, çatlamıştı, o kadar. Daha sonra odaları bölen ağır tuğla duvarlar yerine hafif panoların konulduğunu biliyorum.

Bu arada binanın projelerini araştırmaya başladığımda tam bir hayal kırıklığına uğradığımı itiraf etmeyelim. Mimari ya da betonarme projeler Belediye’nin arşivinde yoktu ama Uğur Belger’in kişisel arşivinde hesapların 4 cilt halinde kopyası vardı. Bu heyecan verici bir buluş oldu benim için. Hesaplar 1975 deprem yönetmeliğinden önce yapılmıştı ama o yıllarda ABD’den yeni dönmüş olan Uğur Belger zamanın evrensel olarak geçerli hesap ve detay yöntemlerini uygulamıştı.

Güçlendirme Projeleri

Gerek Başkan Aziz Kocaoğlu’nun danışmanı olarak görev aldığım 2009-2014, gerekse Büyükşehir Meclisi İmar Komisyonu üyesi olarak 2014-2019 yılları arasında, İBB’nin değerli teknik elemanlarıyla binanın güçlendirilmesi konusundaki çalışmalara katıldım.  2009 öncesi, bina ile ilgili malzeme testlerini ve güçlendirmeyi içeren 9 Eylül Üniversitesinin yaptığı bir çalışma vardı. Daha sonra, Prota firmasına, son zamanlarda şehir hastanelerinde kullanılan deprem izolatörleri (sönümcüleri) de kullanılarak çözülen bir proje çalışması yaptırıldı. Ancak bina boşaltılmadan bu uygulamanın gerçekleştirilemeyeceği kararına varıldı. Nihayet, son deprem yönetmeliğinin koordinatörü Prof. Dr. Nuray Aydınoğlu’nun danışmanlığında temelleri de kapsayan bir ön çalışma yaptırıldı ancak sonlandırılamadı.

Tüm binanın yıkılmasını savunan görüşlere karşın mimari yarışma birincisi bir kamu binasının elden çıkarılmasına gönlüm el vermiyor. Bu bina yıkılırsa, Yaşar Ürük’ün dikkat çektiği gibi meydanın büyümesine yüzde on kadar bile bir katkı sağlanamayacak.

Başta Ahmet Gürel dostumuz olmak üzere, bazı gözlemciler demirlerde paslanma olduğunu belirtiyor. Bunun bile uygun bir yöntemle üstesinden gelinebilir. Burada ayrıntısına girmek istemediğim güçlendirme yöntemleriyle binanın beklenen İzmir depremini ağır hasarsız atlatması olasıdır.

Tüm bu çalışmaların ışığında, binayı kurtarma çabasını sürdürmeli, gerekiyorsa yeni araştırmalar yapılmalıdır. UNESCO’nun tarihi miras listesine girmeye çabaladığımız bu günlerde bu mimarlık mirasımızı korumak önemli olacaktır. Hasan Topal’ın vurguladığı gibi İBB binasının “kentin modern mimarlık mirasının bir temsilcisi olması tek başına korunması için yeterli bir nedendir.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Murat

06.12.2020 - 10:52
Sayın muzaffer bey doğrudur yarışma düzenlenmiş olabilir...Rahmetli mazhar zorlu projeden neden çekilmiş keşke onu bi araştırsaydınız. Ben bu konuda farklı yazılar okudum. Peki güçlendirmelerin hiç bir zaman yeterli olmadığını araştırdınızmı? Binlerce kişinin bulunduğu bir binanın son depremden nasıl etkilendiğine dair bir rapora ulaştınız mı ? Yazınızın içeriğinde ulaşamadım .
Yazarlar
Website Security Test