Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Büyüme serabı: Baz etkisi ve şişen krediler

4.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yılın 3. çeyreğinde büyüme hızı olarak açıklanan yüzde 6,7 oranındaki artış hoş bir serap etkisi olarak kalmaya aday. Zira Ekonomimiz 2018 yılının 3. çeyreğinden sonra 2019 yılının 3. çeyreğine kadar üççeyrek art arda negatif büyüme gösterdi. Hatırlanacağı gibi, bu süreçte 31 Mart genel ve Haziran ayında İstanbul seçimleri yaşandı. Katmerlenmiş seçim sürecinde ekonominin kaynakları büyük ölçüde tüketildi. İşte bu yılın 3. çeyreğinde ortaya çıkan 6,7’lik büyümenin arka planında bir yıl öncesinin 9 aylık baz etkisi yatmaktadır. 9 aylık daralma süreci sonrası gerçekleşen ekonomik verileri referans alarak yapılan hesaplama bu baz etkisi nedeniyle görece yüksek büyüme hızı olarak yansıyor. Üstelik 2020’nin 2. çeyreğinde pandemi nedeniyle 9.9 oranında daralmanın arkasından yaşanan kısmi toparlanma ile bu büyüme hızına ulaşıldı. Ancak iktidar bu büyüme oranını toplumsal algı yönetimi olarak kullanma eğiliminde olsa da, ekonominin içinde bulunduğu koşullar ve temel değişkenlerdeki trendler bu hızın sürdürülemez olduğunu gösteriyor.

Ayrıca 6,7’lik büyüme hızını yukarı taşıyan en büyük etken, finans ve sigortacılık sektörünün yüzde 41.1 ve bilgi ve iletişim sektöründeki yüzde 15 oranındaki artıştan kaynaklanıyor. Bilgi ve işletişim sektöründeki artış, pandemide bu sektörün öne çıkması ile ilgili. Ancak bu büyüme hızını yukarı taşıyan asıl etken, hükümetin pandemi sürecini müdahale ve emirlerle yönetip şişirdiği kredi kullanımından kaynaklanıyor. Bu kredilerin kullanımı, tüketime, dayanıklı mal tüketimine ve üretken olmayan alanlara yöneldi. İktidar sıkışan herkesi ve sıkışan her sektörü ayakta tutmak için kredilere yönlendirdi. Tüketicilerin kredi kartları iyice şişti. Diğer yandan bu dönemde ithalat yaklaşık yüzde 16 artarken ihracat yüzde 22,4 daraldı. Dış açık alarm veriyor. İthalatın ve tüketimin sürüklediği bir büyüme söz konusu. İç ve dış borçlar alarm veriyor. Bu denli kötü bir performans içinde bulunan ve üretim sıkıntısı yaşayan ekonomide yapay olarak şişirilen finansal sistem daha fazla büyüme potansiyeli yaratamaz.

Bu sonuç kısa dönemli bir serap etkisi olarak kalacaktır. Ekonomide uzun süredir katma değeri düşük ve verimsiz sektörlerin öne çıkarılması nedeniyle işsizlik hat safhada. Genç işsizlik doruk noktasına ulaştı. Pandemi kapanan ve daha da kapanma durumunda olan iş yerleri nedeniyle işsizlik hızla yükselme trendinde. Üstelik işsizlik aynı zamanda hızlı bir yoksulluk ve yoksunluk yaratıyor. İşini kaybedenler yaşayabilmek için yeterli gelir kaynağından yoksun. Devletin sağladığı sosyal destekler asla yeterli değil. İnsanlar açlık sınırının çok altında bir gelirle yaşamak zorunda. Askıda ekmek süreci bunun açık yansıması oldu. Enflasyon tırmanışta. Üretim, verimlilik ve katma değer artışı yaratamayan ekonomide gelir dağılımı giderek bozuldu. Sanayileşme stratejisi yerine ticaret ve inşaata odaklanan ekonomide orta tabaka eridi. Orta tabaka yok olurken yoksul ve işsiz insanlar süratle artıyor. Üstelik pandemi nedeniyle kapanan KOBİ’ler orta tabakanın erime sürecini daha da hızlandıracak.

Nitekim, TÜİK verilerine göre bu yılın ilk çeyreğinde işverenlerin milli gelirden aldığı pay yüzde 56,2 düzeyinde iken; üçüncü çeyrekte yüzde 63.9’a yükselmiş bulunuyor. Buna karşın işçi gelirleri aynı süreçte yüzde 35,1 düzeyinden yüzde 26,6 düzeyine inmiş bulunuyor. Diğer yandan 2020’nin üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre işçi gelirlerindeki bir yıllık artış oranı sadece yüzde 9,7 düzeyinde kalırken; işveren gelirlerindeki artış yüzde 32.1 düzeyinde gerçekleşmiş bulunuyor. Kısacası yoksul daha yoksul; zengin daha zengin oluyor. Ekonomi, toplum ve hukuk düzenlerinde bozulma trendleri bu denli güçlü olarak sürerken, toplumda gerilimi arttırmaya piyasa sistemini özünden uzaklaştırıp merkezileştirmeye ve adli sistemi kontrol altına almaya ve tek merkezden yönetme zihniyetini sürmeye devam eder ise; yapılacak kısmi düzenlemelerin adı reform olamaz. Merkeziyetçi zihniyet içinde yapılacak kısmi düzenlemeler olsa olsa “deform” olur. Bu yüzden ekonomi, toplum ve hukuk sistemlerini yeniden kendi asli mecralarına taşıyacak, çağdaş bilim, teknoloji, demokrasi, hukuk ve şeffaflık anlayışı içinde çok daha köklü reformlar gerektiriyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 9 Mart 2021 Salı. Aşk. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 8 Mart 2021 Pazartesi. Aşk. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 7 Mart 2021 Pazar. Aşk. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Gazeteci yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in ülke gündemindeki olay ve gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı. Kışlalı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İnadına yapacağız” dediğ...

Yazarlar
Website Security Test