Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İktidarda dalgalanma!..

27.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İktidar çevrelerinde, ekonomi üst yönetiminin değişmesiyle başlayan yoğun hareketlenme sürüyor. Zorlama reform söylemleri ile ortalık dalgalanıyor. Eski meclis başkanı Bülent Arınç’ın yarattığı tartışma, dalgaların debisini daha da yükseltiyor.

Kısa bir süre piyasaları rahatlatan yeni söylemlerin etkisi ise uzun sürmüyor. İktidarda yaşanan zikzaklar nedeniyle, iktidarın samimiyeti ve bu konulardaki iradesi sorgulanıyor.

 

Makas değişikliği mi, yoksa geçici bir manevra mı?

İktidara yakın çevreler tarafından köpürtülen ve piyasalarda önce olumlu olarak algılanan reform söylemlerinin ne ölçüde gerçekçi olduğu kamuoyunda tartışılıyor. Dümeni Avrupa’ya, Batı’ya kırma demeçleri ile de desteklenen bu yeni söylemlerin; iktidarın politikalarında temel bir makas değişikliğini mi, yoksa geçici bir manevrayı mı gösterdiği tam olarak anlaşılamıyor.

Ancak bu söylemlerin hemen ardından yaşanan tartışmalar ve özellikle de iktidar blokunun küçük ortağının gündeme sert ve keskin biçimde müdahaleleri, ister istemez samimiyet ve güven sorununu da beraberinde getiriyor.

 

İktidarın yaşadığı güven sorunu ve samimiyet krizi

Aslında bu konularda iktidar çevrelerinin kafasının ne kadar karışık olduğu, bu vesileyle bir kez daha ortaya çıkıyor. İktidar blokunun küçük ortağı tarafından iktidarın hareket alanının belirlendiği ve sınırlandığı görüşü, giderek kamuoyunda ağırlık kazanıyor.

Ancak bizim samimi düşüncemiz, 18 yıldır iktidarda bulunan ve artık yorulan, yıpranan siyasal anlayışın çelişkilerini, kırılganlıklarını ve zikzaklarını; yalnızca iktidar blokunun küçük ortağına bağlayarak okumanın doğru olmayacağıdır. İktidar, bütünüyle ciddi bir güven sorunu ve samimiyet krizi yaşamaktadır.

 

Arınç olayı, ‘turnusol’ işlevi gördü

İktidar partisinin kurucularından, eski meclis başkanı Bülent Arınç’ın yarattığı tartışma, iktidarın durumunun ve niyetinin tam olarak anlaşılabilmesi için, aslında faydalı oldu. Kamuoyu, bu tartışma sonrasında yaşanan gelişmelerle birlikte, iktidarın neyi yapıp yapamayacağını, bir kez daha somut olarak gördü, anladı.

İşte bu nedenle, ‘Arınç olayı’, iktidarın ‘reform’ niyetinin ve ‘yeni dönem’ söylemlerinin tam ve doğru olarak kavranmasında, adeta bir ‘turnusol kâğıdı’ oldu.

 

Ekonomik ve siyasal kriz, iktidarı yeni arayışlara zorluyor

Bütün bu yaşananlar, iktidarın ekonomide, iç ve dış politikada yaşadığı sıkışmayı gözler önüne seriyor. Yönetim sorumluluğunu taşıyanlar, artık ülkeyi yönetmekte zorlanıyorlar. Bu zorluklara Covid-19 salgınının getirdiği yükler de eklenince, iktidarın işi daha da ağırlaşıyor.

İktidar blokunun özgül ağırlığı, giderek bu yükü kaldıramaz hale geliyor. İktidar için önceleri büyük bir güç olarak görülen yeni yönetsel sistem;50+1 koşulu ve buna bağlı ittifak oluşturma zorunluluğu nedeniyle, giderek iktidarı bağlayan bir ağırlığa dönüşüyor. Bu durum doğal olarak yeni arayışları da beraberinde getiriyor.

 

ABD başkanlık seçiminin Türkiye’ye yansımaları

İktidar partisini ve çevresini zorlayan gelişmeler, yalnızca ekonomide ve iç siyasette yaşananlarla sınırlı değil. Belki de onlardan daha önemlisi, uluslararası siyasette ve dış politikada yaşanan gelişmeler, iktidarın konumunu doğrudan etkiliyor.

Bu gelişmelerin içinde, ABD’de yaşanan başkanlık seçiminin sonucu önemli bir yer tutuyor. Yönetim ve iş tutma anlayışı Türkiye’deki egemen iktidar anlayışıyla oldukça benzeşen Trump’ın seçimi kaybetmesi, onun yerine kurumsallığı öne çıkaran Bıden’ın seçilmesi, iktidarı tedirgin ediyor. Tabii bir de Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler konusu var. 10-11 Aralık’ta toplanacak AB zirvesi öncesinde, birdenbire Batı ve Avrupa yanlısı mesajlar verilmeye başlanması, elbette tesadüfi olamaz.

 

Muhalefetin birlikteliğini koruması ve oyunları boşa düşürmesi gerekiyor

Dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu zorlu koşullarda, uzunca bir süredir yorulan ve yıpranan iktidarın, bunca siyasal daralmayı ve sıkışmayı kısa erimde aşması mümkün görünmüyor. ‘Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi’ denilen bugünkü sistem ve onun zorunlu hale getirdiği siyasal ittifak anlayışı, iktidarın hareket alanını alabildiğine daraltıyor.

İşte bu nedenle de, iktidar muhalefete yüklenip, muhalefet blokunu dağıtmaya ve kendine yeni bir alan açmaya çalışıyor. Bu bağlamda, muhalefetin de bütün bu oyunları boşa çıkarıp, birlikteliğini koruması gerekiyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test