Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Perde arkasındaki gerçekler

13.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Dünyanın adeta “naklen” izlediği ABD seçimlerinin neticesi sonunda açıklandı ve  Amerikan Halkı, Trump’tan “kurtulduğu” için üç gün üç gece sokaklarda dans etti, şölenler yaptı. Kurtulduklarına sevindikleri “garip adam” hala seçimlerin sonuçlarını hazmedebilmiş olmasa da sonuçların ardında Biden’dan daha önemli bir neden var; Kamala Harris.

Güzel ülkem Türkiye’den, ABD seçimleri nasıl ve ne kadar net göründü bilemem ama Birleşik Krallık, seçimleri “pırıl pırıl” cam gibi görüntülerle adım adım takip etti.Televizyon ekranlarında, haber portallarında ve sosyal medyada en ön sırada yer alan haberlerde, Trump ve Biden’ın önünde yer alan isim Başkan Yardımcısı Kamala Harris oldu.

Bugüne kadar iki kez kadın Başbakan tarafından yönetilen Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri’nin “Başkan  Yardımcısı/Vice President” Kamala’ya büyük bir sempati ile yaklaşıyor. Özellikle BAME (Black Asian Minorty Ethnic/Siyah Asyalı Etnik Azınlık) kategorisindeki bir “kadının”  siyasette bu denli yükselen bir yıldıza sahip olması,  Kamala’ya duyulan sempatiyi arttırıyor.

Kamala’nın, “single parent / tek ebeveyn” bir annenin kızı olması, azimli ve disiplinli eğitim ve çalışma hayatı örnek gösteriliyor.Buraya kadar iyi güzel hoş da, benim satır aralarında okuduğum başka şeyler var.

Kamala, Başkan Yardımcısı adayı gösterildikten sonra yaptığı ilk kürsü konuşmasına öyle dokunaklı bir girişle başlıyor ki, onu dinleyen kadın-erkek her milletten insan gözyaşlarına hakim olamayacak noktaya geliyorlar.Kamala şöyle diyor; “Ben Amerika Birleşik Devletleri tarihinde bu konuma getirilen ilk kadın olabilirim ama son kadın olmayacağım.Şimdi beni izleyen tüm küçük hanımefendiler, ben yaptıysam siz de yapabilirsiniz.” Hitap ettiği herkesi kucaklayan bu seslenişiyle kız evlat sahibi ebeveynler başta olmak üzere, kadın-erkek öyle bir destek alıyor ki ortalık yerinden oynuyor.

Amerika Birleşik Devletleri gibi, Birleşik Krallık’ta da BAME kitlesi, sesini duyurmak için sürekli aktif gündem yaratmaya çalışıyor.Black Lives Matter (siyahların yaşamsal hakları) hareketinin hala devam ettiği Birleşik Krallık’ta medya bu nedenle Kamala haberine daha geniş yer veriyor olabilir ancak Amerikan halkının son dört yıldır iktidarda gördüğü “garip adamdan” kurtulmayı Kamala’ya borçlu olduğunu söylemek hiç de yanlış olmaz. Neden mi? Biden, Kamala yerine bir ”erkek” aday gösterseydi ve bu aday da “sıradan” bir diplomat/siyasetçi olsaydı, bu denli oy ve destek alamayabilirdi de ondan. Biden, doğru hesap yaptı ve kazandı. Kamala yerine başka bir kadın aday gösterseydi bile bu denli oy alamayabilirdi çünkü Kamala taşıdığı genler, geldiği topraklar ve kökleri nedeniyle, dünyaya ve Amerika’ya başka bir gözle bakabilen bir kadın.

Kamala, iki dönem üst üste Kaliforniya başsavcılığı yapan, halkla içiçe olan, aktif, sportif, dinamik bir isim. Biden, yaşı nedeniyle çok aktif bir lider profili sergileyemeyebilir ancak Kamala tam da halkın görmek istediği, adeta omuzlarda taşınası bir kadın.

Bu arada, Biden’ın da “acıların adamı” bir profile sahip olduğunu söylemeden geçemeyeceğim, ilk kez bu kadar acı, hüzün, kayıp yaşayan bir başkan görev başına gelmiş olabilir Amerika Birleşik Devletleri’nde. İlk eşi ve evladını trafik kazasında kaybeden, genç aslanlar gibi oğlunu da hastalığı nedeniyle yitiren bir babanın-eşin-erkeğin “küllerinden yeniden doğmasına” tanık oluyoruz hep birlikte, hem de 80 yaşına merdiven dayamışken.Dünya siyaset sahnesinde Oscarlık bir film izlemeye başladığımız düşüncesindeyim.Film demişken, ABD'nin seçim sonuçlarını beklediğimiz günlerde,  güzel ülkem Türkiye’de yaşananlar da bir başka gişe rekoru hak eden film tadında. Tabi bu durumu fark eden belki sadece biz Türkleriz çünkü dünya basını konuyu pek de ciddiye almadı, Türkiye’de yazılanlara bakmayın. “önemsendiğimizi” düşünmeyi seven bir millet olduğumuz için sanki herkes bizi konuşuyor sanıyoruz ama durum öyle değil.

Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınması, yeni başkanın atanması ve ardından damadın “küstümcük” olması yerli sinema kategorisinde gişe rekorları kırmaya namzet ancak Birleşik Krallık medyasının “Türkçe” yayın organlarında bile sadece bir cümle ile geçen haberden öteye gidemedi.

Bunun yanısıra Birleşik Krallık medyası, COVİD-19 için Pfizer firmasının geliştirdiği aşıya “olağanüstü” geniş yer vererek ve aşıyı geliştiren “Alman çiftin” Türkiye’den göçen bir ailenin evlatları olduğunu ve şu anda Almanya’nın en zengin 100 kişisi arasında yer aldıklarını anlatıp, haberi manşetten vermeyi de ihmal etmedi.

İnsan ister istemez “Onlar gidiyor mersine, biz gideriz tersine” demekten kendini alamıyor. Dünya nelerle uğraşıyor, biz nelerle... Güzel ülkemde “hür iradesiyle” kendini ifade edebilmek, ifade ettiklerinden dolayı da “canın yanmadan” hayatına devam etmek her geçen gün zorlaşıyor ve maalesef bazıları “kıymet” gördükleri ve “değer” yaratabildikleri yerlere gitmekten kendilerini alıkoyamıyorlar, içlerinde vatan özlemi ve millet sevgisiyle.

Birleşik Krallık’tan  sevgiler...

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 24 Kasım 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 Kasım 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Gazeteci Yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in ülke gündeminde olan olaylar ve gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

Yazarlar
Website Security Test