Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Murat Kışlalı; ''Biden’in gelmesi ABD ilişkilerimizi fazla etkilemeyecek!''

6.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gazeteci – Yazar Murat Kışlalı, ülkenin gündeminin başındaki olay ve gelişmelerle ilgili GÖZLEM’in sorularını cevapladı. ABD seçimlerini değerlendiren Kışlalı, seçimi önde götüren Jeo Biden’in seçilmesinin Türk- Amerikan ilişkilerini fazla etkilemeyeceğini belirtti. Murat Kışlalı, ''Demokrasi sadece Türkiye’de değil ABD de dahil tüm dünyada ciddi bir sınavdan geçiyor'' dedi.

GÖZLEM– Deprem bir defa daha ve bu defa İzmir’de ülkemizi vurdu. Gene gündemimizin başında yer aldı, gazetelerimizin, TV’lerimizin günlerce sayfalarını ekranlarını doldurdu. Sonra… Geçen defalarda olduğu gibi, “yurt genelinde alınması gereken tedbirler alınmadan” yeni bir felaket mi beklenecek? Ne yapmalı genel ve yerel bazda Türkiye?

K– Hakikaten de deprem her yerde var. Ölenler tüm dünyada büyük çoğunluk Türkiye’de. 2020 yılında dünyada 6.5’un üzerinde 22 deprem yaşandı. Türkiye’de Elazığ’da 41, İzmir’de ise 114 olmak üzere 165 yurttaşımız can verdi. Buna karşın diğer 20 depremde tüm dünyada ölenlerin sayısı sadece 13. ABD’deki 7.8, Şili’deki 6,8’lik depremlerde kimse hayıtını kaybetmedi. Sebep, İzmir’de görüldüğü gibi, esas olarak taşıyıcı kolonların kesilmesi ile kötü malzeme kullanımı. Bunlar belediyelerce tespit edilebilecek ve hatta yine İzmir’de de görüldüğü gibi tespit edilmiş yanlışlıklar. Türkiye’de deprem riski olan bölgelerde tüm binaların ve yapıların nitelik açısından kontrolleri yapılmalı, ilk önce en risklilerinden başlamak üzere bu yapılar sağlamlaştırılmalı. Kentsel Dönüşüm ve kötü zemine sahip mahalleleri sağlam zeminli yerlere taşımak çözüm olabilir ama uygulaması zor ve vakit alıcı. Esas hızla üzerine gidilmesi gereken, devlet eliyle en risklilerden başlamak üzere riskli yapıların sağlamlaştırılması olmalı. Bu hem maddi olarak daha düşük bir bütçeyi, hem de zaman olarak daha kısa bir süreyi gerektirecek bir yol.

 

GÖZLEM– ABD seçimleri, beklendiği gibi “mahkemelik” oldu. Bu arada “basın özgürlüğü” iktidar tarafından değil, medya tarafından bozuldu. Tweetter, “ABD Başkanı’nın tweetlerini” sildi. Sosyal medya seçimlerden önce adeta Trump’a karşı kampanya açtı. ABD ikiye bölünmüş gibi, Biden’i destekleyen siyahiler, Meksikalılar, Latinler başta “militanlaşmaya”, seçim sandıkları açıldıktan sonra Trump yanlısı “ırkçı” militanlar da seçim bürolarına saldırmaya başladı, ne olacak ABD’nin hâli?

K– Demokrasi sadece Türkiye’de değil ABD de dahil tüm dünyada ciddi bir sınavdan geçiyor. ABD’deki durum daha çok Trump’un seçimlerde kazanamayacağını görüp, bizde Erdoğan’ın yaptığı gibi halkını kutuplaşmaya yöneltmesiyle bu noktaya gelmiş gözüküyor. Her şeye karşın seçim sonuçları kesinleşip itirazlar sonuçlandırıldığında ABD’de, eğer seçilirse yeni Başkan Biden’in, Trump’un bir şey yapmasına imkan vermeden koltuğuna oturacağını düşünüyorum. Türkiye’nin aksine, Trump ülkesindeki karar mekanizmalarının önemli bir bölümünü eline geçirebilmiş değil. Sonuçta orada kurulu devlet mekanizmasının işleyeceğini ve yeni başkanın demokratik bir şekilde görevine başlayacağını tahmin ediyorum. Öte yandan Trump’un veya herhangi bir başkanın tüm idareyi istediği gibi eline geçirememiş olmasının en önemli nedeninin, bir başkanın seçim süresinin sadece iki dönemle sınırlandırılmış olmasından kaynaklandığını unutmamak gerekiyor.

 

GÖZLEM– Bütün kargaşaya rağmen, Biden’in kazanmaya çok yakın olduğu görülüyor. “Mahkemeler sürerken”, seçim sonucu rakamlarına göre, Biden “Seçildim” diyor, Trump’ın da “Beyaz Saray’ı terk etmeyeceği” iddiası yaygın, “ABD demokrasisindeki seçim sisteminin eski ve dağınık olduğu” görülmüyor mu?

K– ABD’de seçim sistemi çok garip bir şekilde işliyor. Şöyle ki; Başkanlık seçiminin sonucu ülke çapında adayların aldığı oy sayısına veya oranına göre değil, seçmenlerin eyaletlerde belirlediği, sayıları tam değil ama kabaca nüfuslara oranla tespit edilmiş, seçiciler kurulu delegelerinin oylarına göre belirleniyor. Seçmenler kendi eyaletlerindeki delegeleri seçiyor. Bir eyaletteki delegeler de seçimlerden sonra toplanarak Başkan’ı seçiyor. ABD genelinde 538 delege var. 270 delegeyi alan Başkan oluyor. Örneğin 2016’daki seçimde Hillary Clinton oyların daha çoğunu aldığı halde Donald Trump daha fazla delegeyi elde ettiği için seçimi kazanmıştı. Bu sistem, bazı değişikliklere karşın 1804 yılından beri uygulanıyor. Tahminim o dönemde herkesin oy vereceği bir seçim sistemini oturtmak mümkün olmadığı için bu yolu seçmişler. Bizim Amasya ve Erzurum Kongrelerinde yaptığımızın benzeri gibi. Ancak daha sonra bu yöntemi değiştirmemişler. Dolayısıyla bir haksızlık hissi yaratıyor ve bence de eski ve karışık bir sistem.

 

GÖZLEM– “Türkiye’de darbe istemiyoruz, yasal şekilde iktidarın değişmesi için muhalefete destek vereceğiz” diyen Biden seçilirse, Türkiye – ABD ilişkilerini nasıl bir gelecek bekliyor?

K– Biden’in Türkiye’den, diplomatik geleneklere dahi uymayacak şekilde hiç hazzetmediği bir sır değil. Buna karşın ben hangi Amerikan Başkanı gelirse gelsin, ABD’nin politikalarının ciddi biçimde değişeceğini düşünmüyorum. Trump başkanlığındaki ABD, Çin ile uğraşıyor. İkincil Rusya ile uğraşıyor. İran’ı, Kuzey Kore’yi kontrol altında tutmaya çalışıyor. Bizim bölgemizde ise Kuzey Suriye’de YPG/PYD terör devletini kurmak istiyor. Bunu Kuzey Irak’taki Kürt devleti ile birleştirmek ve PKK’yi “yok etme” adı altında bu ikiliye eklemlemek istiyor. Doğu Akdeniz’de ve Libya’da açık ve seçik bir şekilde hiç bir haklılığı bulunmayan Yunan tezlerini desteklediğini ortaya koydu. Azerbaycan – Ermenistan savaşında Ermenistan’ın yanında olduğunu açık etti. Trump, her fırsatta Türkiye’yi ve başındaki Erdoğan’ı tehdit etti. Biden gelirse bundan daha ne kadar kötü olabilir? Bilemiyorum. Farklılık olarak ne olur diyorsanız, Trump’da bir sürpriz ve eğlence faktörü vardı. Biden’in daha geleneksel olacağını tahmin ediyorum.

 

GÖZLEM– “Biden’in seçileceğini gösteren rakamlar” açıklandıkça Türkiye’de, Dolar, Euro, Altın yükseldi. Bu arada Ekim enflasyonu “yüksek” çıktı. Ekonomimiz nereye gidiyor?

K– Evet yükselme oldu ama çok da değil, çünkü Biden’in kazanacağı, piyasa deyimiyle “satın alınmıştı”, bekleniyordu. Dolayısıyla son haftalardaki yükselişte Biden’in ABD Başkanı olacağı beklentisinin etkisi vardı. Ekim enflasyonu yüksek çıktı ama gerçek enflasyonun çok daha yüksek olduğunun ve rakamlarla oynandığının artık iktidar partisi yöneticilerinin bile kabul ettiği bir gerçek olduğu Ankara kulislerinde konuşuluyor.

 

GÖZLEM– Pandemi’de hava olumsuz olarak sürüyor. Tedbirler artıyor, istatistikler endişe verici. Neyi eksik yapıyoruz?

K– Avrupa kapılarını kapatıyor. Yolculuk yapanlara ciddi önlemler getiriliyor. Bazı ülkelerde sokağa çıkış yasakları başladı. Restoranlar, eğlence yerleri kapatıldı. Slovakya tüm nüfusunu üç günde test ettirdi. Bizde ise hakikaten komik önlemler alınıyor. Son olarak eğlence ve işyerlerinin gece 22’de kapatılması önlemi getirildi. Herhalde virüsün gece 22’den sonra aktif olduğu düşünülüyor. Niçin eğlence yerlerini, berber, kahvehane gibi işletmeleri tamamen kapatmıyorlar? Virüsün en çok toplu taşımayla bulaştığı ortada. Bunun nedeni tabii ki ekonominin bozulmaması. Aslında devletin yeterli kaynağı, tüm çalışanlara kaybettikleri geliri geri verebilme imkânı olsa Pandeminin etkisini en aza indirgemek mümkün. Ancak ekonomi yönetiminin yetersizliğinden dolayı böyle bir imkân yok. Onun yerine ekonomiyi olabildiğince az yavaşlatarak yaşanan ve artık doğru olmadığı da açığa çıkan ölüm ve vaka sayılarını, cahil halkın “Takdir-i ilahi” diyebileceği şekilde belli bir seviyede tutmaya çalışıyorlar. Pandemiyle mücadelede daha ilk gün yaptığımız tespitler ne ise aynen devam ediyor. Ekonomi ve daha da doğrusu oy oranı, insan hayatına tercih ediliyor. İşin özeti bu.

 

GÖZLEM– Bu arada Türk Tabipler Birliği’nin Pandemi döneminin başındaki uyarılarının doğru olduğu ortaya çıkıyor. Bu uyarıları “ihanet” olarak niteleyip, “Kapatılmalı” diyen siyasetçilerin başta Devlet Bahçeli olarak “özür dilemeleri” gerekmiyor mu?

K– Acaba o ifadelerini hatırlıyor mudur? Hatırlıyordur ama hiç bir şekilde yanlış düşündüğünü sanmıyorum. Bahçeli’nin bu çıkışından daha ilginci bence “Askıdaki ekmek” çıkışıydı. Burada ilk defa Erdoğan’dan rol kapmaya çalıştığı hissine kapıldım. Erdoğan’ın da tersine “Evine ekmek götüremeyen birileri olabilir mi?” diye karşılık vermesi aslında Cumhur Cephesi’nde küçük çaplı bir çatlaktı. Bu çatlağı muhalefetin daha iyi kullanıp yürütmesini beklerdim. Pek de öyle olmadı.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 25 Şubat 2021 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 24 Şubat 2021 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 23 Şubat 2021 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 22 Şubat 2021 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 20 Şubat 2021 Cumartesi, 21 Şubat 2021 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test