Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türk turizminin üç seneye ihtiyacı var...

6.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ülkemiz bir turizm ülkesi. Rakamlara bakalım:

2019 yılında 51,7 milyon civarında turist gelişi yaşandı. Ne zaman? Covid-19 Pandemisinden önce. Sözünü ettiğimiz dönemde 34,5 milyar dolar civarında da gelir elde edildi. Bu gelir, bir önceki yıla göre yüzde 14,11’lik bir artışa tekabül ediyordu.

2020 yılının tablosu ise Mart ayına kadar beklenen seviyedeydi. Sonrasında dünya bir anda allak bullak oldu. Çünkü Covid-19 salgını başladı. Dolayısıyla küresel çapta büyük bir panik başladı.

Bana göre bu salgının ilk belirtileri, yılbaşında adı konulmamış bir grip veya zatürre salgını olarak kendisini göstermişti. İsmi Mart’ta kondu, adı açıklandı: Bilimsel tam ismiyle Sars-Cov-19, yani “yeni tip coronavirüs”, nam-ı diğer Covid-19 Salgını.

Ve turizm sektörü bir anda tesislerin açılıp açılmaması ikilemi ile karşı karşıya kaldı. Öncelikle geçmişe bakmak istenmedi. Dünya eskiden de buna benzer salgınlar yaşamıştı.

Pandemiler aniden gelir ve ne zaman biteceği ne yazık ki belli olmaz. Çünkü daha evvelce bilinmeyen hastalıklar için aşı, ilaç vs. bulmak maalesef görece uzun bir zaman almaktadır. Bugün de karşımızda duran tablonun adı, “bilinmezlik”tir.

Mart şaşkınlığı içinde düşülen tesislerin faaliyetlerine başlayıp başlamaması kaosu içinde bazı konaklama tesisleri kapılarını açtılar. Ne zaman? Haziran sonunda. Ne yazık ki tesislerimizin yüzde 60’ı kapalı kaldı. Oda doluluğu yüzde 40’larda kaldı.

Burada olay, turistin isteği yanında ülkelerin aldığı salgın tedbirleri kapsamında sınırlarını kapatması çeşitli yasaklama uygulamalarını başlatmalarıdır.

Özellikle Almanya ve Japonya sıkı tedbirler ile zararlarını dengelemek istediler. Alman ve Rus turistler ile Ukraynalılar ağırlıklı olarak ülkemize geldi. Çok ucuz, hatta bedavaya yakın paketlerden istifade ettiler. Döviz bıraktılar mı? Evet, ama az.

Sonuç itibariyle 2020 sezonunda da iyi kötü bir hareket yaşanmadı değil, yaşandı.

Lakin bu hareket, ağırlıklı olarak iç turizm talebiyle gerçekleşti. Pansiyon, ev kiralama ve butik tesisler tercih edildi, buralarda doluluk belirli bir seviyeye ulaştı.

Bu arada Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız ise yılların tecrübeli bir turizmcisi olarak salgın ha bitti ha bitecek beyanları ile ne yazık ki bu kriz dönemini yönetmekte yanılgılar içine düştü.

Salgının başında Türkiye, tedbirleri belirleyip uygulamakta başarılı bir performans sergilemişti. Ancak halkımızın tatbikatta pek başarılı olduğu söylenemez. Ayrıca günlük olarak açıklanan tedavi ve zayiat rakamlarının doğru olmadığı söylentileri yaygın olarak dillendirildi ve hala da dillendiriliyor. Bu durumun gelecek sezonda talebi ne kadar etkileyeceği de ayrı bir soru işaretidir.

2021 yılında bütün dünyada salgının devam edeceği ve ikinci, üçüncü dalganın yaşanacağı açıkça ifade edilmektedir. Bunun yanında AB ülkelerinde ve ABD’de seçimler olmaktadır. Kadro ve lider değişimlerinin yaşanması muhtemeldir.

Bunun yanında tüm dünyada iktisadi sıkıntıların artacağı bir yıl yaşanacaktır.

Ülkemizin de kara ve deniz sınırlarında uluslararası sıkıntılar vardır. Ortadoğu ve Doğu Akdeniz bölgelerinde yaşanan sıkıntıların akıbeti hep soru işaretidir. Türkiye’nin yeni bir strateji ile dünyada yaşanan değişime nasıl uyum sağlayacağı, nasıl bir yol haritasının izleneceği çok dikkatlice tespit edilmelidir.

Pandemi şartlarının ağırlaşarak devam edeceği ve yeni kısıtlamaların gündeme geleceği ortadadır.

Bu şartlar altında Türk turizminin eski parlak günlerine 2021 sezonunda dönebilmesi mümkün değildir.

En önemli husus, insan yaşamındaki sağlık tedbirlerinin ve ortaya çıkan şartların “güven” vermesidir. Bunu sağlamak, zorunludur. Bunlar sağlansa dahi hem 2021’in ve hem de 2022’nin sürpriz sezonlar olacağı ortadadır.

Tesislerin ve yatırımcıların salgın karşısında çok sıkı tedbirler alması ve işletme mantığını buna göre kurmaları şarttır. AB ve Rusya başta olmak üzere pazar geliştirme çalışmalarına hız vermeleri, küçük büyük demeden her tür pazar ülkeyi portföylerine katmaya çalışmaları gerekmektedir. Bu arada sektör ile Bakanlık arasındaki uyuşmazlığın çözümü de bir an önce sağlanmalı, taraflar bu çözümün inşası için üzerlerine düşeni yapmaktan çekinmemelidir.

Son olarak, her hal-ü karda Türk turizmi için 2021 sezonunun pek de parlak olmayacağını üzülerek söyleyebiliriz. Çünkü dünyanın yeni dengesini bulması, şiddetle devam eden salgın ile birlikte siyasi ve ekonomik anlamda yaşanmakta olan büyük değişimin dinamiklerine bağlı durumdadır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 25 Şubat 2021 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 24 Şubat 2021 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 23 Şubat 2021 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 22 Şubat 2021 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 20 Şubat 2021 Cumartesi, 21 Şubat 2021 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test