Facebook ta paylaştweet le

Depremin ardından

6.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir’de yaşanan felaket bir kez daha deprem gerçeğini yüzümüze haykırdı. Televizyon ekranlarında gördüğümüz manzaralar yüreklerimizi parçaladı. Binaları yerine koymak mümkün ama canları geri getirmek hiç değil.

Olayları izlerken içimizi burkan bir gerçek de ortalıkta kol gezen cehalet. Deprem biliciler mi istersiniz, kerameti kendinden menkul ‘kentsel dönüşüm uzmanları’ mı? Hele profesör ünvanlı bazılarının söyledikleri karşısında insan saçını başını yoluyor.

Oysa İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İzmir İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) nerdeyse 50 yıldır İzmir’de yapı kalitesinin yükseltilmesi için ülkeye örnek olacak etkinlikler düzenliyor. Ulusal yayın organlarına konuşanların nedense bunlardan haberi yok.

İlkler İzmir’de

İMO 1974 yılında yerel yönetimlerle imzalanan protokol sayesinde diğer teknik meslek odalarıyla birlikte proje denetimine başladı. Bu girişim proje üretiminde kaliteyi yükseltti. 1980 darbesinden sonra tüm baskılara karşın örnekleme şeklinde de olsa inşaatların malzeme kontrolü yapılmaya başlandı. Örneğin EVKA ve Ege-Koop. inşaatlarının hemen hemen tümünün malzeme kalite denetimi İMO tarafından gerçekleştirildi.

1999 Marmara Depreminden 2 yıl önce yürürlüğe sokulan bir zorunluluk da, proje onayı için 5 kattan yüksek yapılardan zemin raporu istenmesidir. Aynı dönemde hazır beton kullanımı teşvik edildi ve yapı ustaları için şantiyelerde kurslar düzenlendi. Bunların diğer kentlerimizde 1999’daki büyük yıkımdan sonra getirildiğini unutmayalım.

1996 yılında bir ilk daha hayata geçti. İBB, İMO ve Kandilli Rasathanesi işbirliği ile İzmir’de “Deprem Master Planı” hazırlandı. Kentteki tüm ilgili tarafların katıldığı bu çalışma yalnızca Türkiye için değil dünya çapında da ilkler arasında yer aldı. Büyük depremden bir ay önce kamuoyuna sunulduğunda, birçok kişi sonuçları ciddiye almadı. Deprem acıları yaşanınca ne kadar gerçekçi bir çalışma olduğu anlaşıldı. Prof. Dr. Mustafa Erdik, Prof. Dr. Nuray Aydınoğlu, Prof. Dr. Atilla Ansal, Prof. Dr. Aykut Barka gibi uluslararası alanda saygın bilim insanları tarafından hazırlanan çalışma hala aşılmış değil bence. Eksikleri tamamlanabilir, daha ayrıntılı bir hale getirilebilir ama bilimsel bakış açısı hala geçerli. Bugün olur olmadık şekilde “Büyük İzmir Depremi”nden söz edenlerin bu raporda yazılanları iyi kavraması gerekiyor. İtirazlarını yazılı olarak bilimsel ortamda tartışan yok gibi. Hep laf!

Yapı envanteri

2011-2013 yılları arasında gerçekleşen bir ilk de “Balçova ve Seferihisar ilçelerindeki tüm yapıları kapsayan bir envanter” çalışması. Taraflar yine İBB, 9 Eylül Üniversitesi ve İMO. Tunç Başkan, önümüzdeki yıllarda İzmir çapında yapılacak benzer bir yapı envanteri çalışması yapacaklarını açıkladı. Bunun için değerli bir bilgi kaynağı var ellerinde. Böylece en kritik binalar saptanabilecek. Bu çalışmaya AFAD da katılırsa çok daha yaygın alanlara daha hızlı ulaşmak mümkün olacaktır. Bu çalışmanın mali dayanağı olarak DASK sigortasının kaynaklarından yararlanılabilir.

İMO’nun katkı koyduğu önemli bir çalışma da, Bayraklı’da yapılan yüksek yapıların zemin-bina etkileşimi ve denetimi için İBB plan notlarına eklenen rapordur. Prof. Dr. Nuray Aydınoğlu başkanlığında hazırlanan bu rapora, Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Bölümü, Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi, Jeoloji ve Jeofizik Mühendisleri Odası değerli katkılarda bulundu. Bayraklı bölgesinin yapılaşması hakkında ileri geri konuşanların, Başkan Ahmet Piriştina zamanında açılan uluslararası kent planlaması yarışmasından (ki İMO yarışma şartnamesine bölgenin depremselliğine dikkat çeken bir ek yapmıştır) ve yukarıda sözünü ettiğim bilimsel çalışmadan haberi yok. Ne bir rapor, ne bir inceleme ileri sürülüyor. Çok üzücü.  

İzmir konusunda atıp duran birisi de emekli bir profesör. Kendi alanında bilim çevrelerince kabul edilmiş yayını, araştırmalarına yapılan bilimsel atıf bulunmuyor. Örneğin Kadifekale’deki konutlar kazınmalı derken, İBB’nin Aziz Kocaoğlu döneminde kendi kaynaklarıyla 3bini aşkın tehlikeli konutu yıkıp, içinde yaşayanları Uzundere’ye taşıdığından, antik tiyatro ve müze için yapılan kamulaştırmalarla yüzlerce tehlikeli konutun yıkıldığından, boşalan alanlara kent ormanı için ağaçlar dikildiğinden haberi yok. Giderek İzmir fayının Kordondan geçtiğini ileri sürecek kadar bilgisiz. Ancak sürekli olarak sözde öngörülerde bulunuyor. Bu öngörülerin arka planında bir bilimsel çalışma, araştırma, rapor yok. ‘Sansasyonel’ savlar ileri sürdüğü, ‘korkutucu uyarılar’ yaptığı için bir kısım medyayı ve kafası karışık vatandaşlarımızı aldatabiliyor. Sözde bilimsel savların magazincisi anlayacağınız.

Göreceli olarak büyük bir yıkım yaşanmayan bir deprem bu. Can kaybı çok değil ama 1 can bile bizim için değerlidir. Yıkılan ya da hasarlı bina sayısı da bütüne baktığımız zaman göreceli olarak az. Üniversitelerin ve AFAD’ın açıklamalarını incelediğimiz zaman Sısam fayının kırılmasının açığa çıkardığı enerjinin zeminde oluşturduğu titreşim, Bornova ve Karşıyaka’da 7-8 katlı binaları daha fazla etkiledi. Bostanlı yöresinde, zemin büyütmesi sonucu bazı binalar hasar gördü. İzmir Deprem Master Planı incelendiğinde, daha büyük hasar yüzdeleri görülüyor. Bu nedenle şimdiden AFAD, İBB ve teknik meslek odalarının değerli deneyimlerini birleştirerek en kritik binalar saptanmalı. Bu binaların güçlendirilmesi ve/veya yenilenmesi DASK kaynakları ya da uygun kredi olanakları devreye sokularak sağlanmalıdır. Yeni bir deprem bekleme kaygısına kapılmadan soğukkanlılıkla yapılması gerekenler budur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 2 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Okan Gözen

11.11.2020 - 12:41
Muzaffer Bey hem inşaat müh., hem de belediye başkanı olmak dolayısıyla bu konuların içinde yaşamış birisisiniz. Bilgi birikiminizi daha geniş ölçekte paylaşmanızı diliyorum. Saygılar, Okan Gözen, İnş. Y. Müh.

Gursan ercan

09.11.2020 - 17:01
Yıllardır İzmir’de yaşıyorum. Yazılarınız bana güven vermedi inandırıcı da değil. Herşeyi biliyoruz. Ayıp... Küçük insanlar kişilerle, Bilgi Kişiler ise fikirleri tartışır. İçinizdeki bu hınç neden? Güneş sizin çamurunuzla sıvanmaz!!!
Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 21 Nisan 2021 Çarşamba. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 20 Nisan 2021 Salı. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 19 Nisan 2021 Pazartesi. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 17-18 Nisan 2021 Cumartesi. Pazar. Aşk . Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar