Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Erdoğan, milletin birleşmesini sağlamalı…

23.10.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ülkemiz, Avrupa ve Doğu ülkeleri arasında Orta Doğu’da bir köprü gibi. Burası adeta bir kaos alanı. Tarihe bakınız; her zaman Orta Doğu ülkelerinin başı beladadır. Zira buralar nüfuz alanlarıdır. Enerji kaynaklarının bulunduğu yerlerdir. Öncelikle Rusya ve Amerika’nın çok ince hesaplarının bulunduğu topraklardır.

Burada Devlet denilen tek ülke ise Türkiye’dir. Etrafına bakınız; İran ve Rusya hariç, Osmanlının parçalanmasından sonra ortaya çıkan devletçiklerdir. Örneğin Yunanistan, tam bir baş belası, Avrupa’nın hayranlığını bahane ederek hep marazalık peşindedir. Bakınız Bulgaristan, şimdi biraz durgun ancak geçmişte oradaki Türklere yapmadığı kalmadı.

Romanya sakin sessiz ama AB’nin peşinde adeta bağımlı, Rusya ise tarihin hiçbir döneminde dost olamadığınız karşılıklı itimatsızlığın olduğu bir devlet.  Ermenistan ise tam bir tarihsel, “Düşmanın Düşmanı” şu sıralar Ermeniler bile ülkelerini terk ediyorlar ancak hainlikleri bitmiyor. Her sene Nisan ayındaki Türk aleyhindeki mitingler ile kin kusarlar.

Güneyde ise kendi kendimize bela ettiğimiz, Kıbrıs Rumlarının “güya” vatanı, devleti.

Türkiye doğru ve yanlışlar da çizen politikaları ile bu günkü tabloda biraz sıkıntılarını yaratan bir ülke durumunda.

 

Geleceğinin tablosu

Evet, Türkiye zorda ancak ne zaman ferahta oldu ki. Çünkü etrafındakilerin hiçbiri onun refah ve ilerlemesini istememektedirler. Başta Amerika, İsrail ve Rusya etkin politikalarla Türkiye’nin hep önünü kestiler.

Şu anda ne durumdayız: Rusya bir taraftan, Amerika ve hempaları diğer taraftan etki alanlarının içinde olmamız kavgasındalar. Ancak Amerika ve Rusya gene menfaat bölünmesinde gizlice görüşüp anlaşmayı da ihmal etmemektedirler. Yeter ki Türkiye İlerlemesin kendisine biçilen ölçüyü aşmasın.

En son tablo, Akdeniz’deki deniz ve enerji kaynaklarının paylaşılmasıdır. Yunanistan’ı öne sürerek; perde arkasında, Türkiye’yi Doğu Akdeniz ve diğer alanlardan sürüp atmak sevdasındalar. Güya Yunan Adaları ve karasular sınırları esas alınmalı imiş. Türkiye insanı adeta pasaportla denize girecek ve doğal gaz ve petrol kaynaklarına dokunmayacak.

Kıbrıs adasındaki bölünmüşlük sürüp gitmekte, oysa Birleşmiş Milletler’in federal yapı planı vardı. Güney Kıbrıs Rum Kesimi için anlaşma hayal ve bunun arkasında da Amerika, İsrail ve İngiltere var. Bunlar çözümün değil Türklerin Güney Yönetimine bağlanması çabasındalar. Yani istiyorlar ki, Kıbrıs Türk Devleti yok olsun.

7 milyonu aşan Suriye meselesinde, Suriyeliler yanlış bir kararla Türkiye’ye getirildi. Başımız dertte, bir türlü gelen gitmiyor ve bir takım iç güçler ve Arap hayranları ise mağdur edebiyatı içindeler. Bakalım nasıl kurtulacağız?

Suriye’de ise hayat normale döndü, maçları bile başlattılar.

Irak’ta ise bir Kürt devleti kurulmuş, başkaları da Suriye, Irak ve bizim doğu illerimizde federal bir yapı içinde kurulmak istenmektedir. Hepsinin arkasında Amerika, İsrail ve İngiltere var. Güya Rusya’da bize “Nasıl dostluksa?” dost. Fakat o da Suriye’de üslere konmuş Akdeniz’e açılmanın keyfinde.

İçimizde ise Tarikatlar; teşvikçileri olan başta Suudi Arabistan’ın Vehabileri olmak üzere Arap ülkeleri, İslam’ı dejenere ederek, ekonomik ambargolarla çökertmek peşinde cirit atmaktalar.

 

Sonuç:

Daha birçok düzen, tuzak ve ekonomik ambargolar Türkiye’nin etrafında ve üstünde tur atmaktadır. Bu durumda Türkiye’nin geleceğinin kurtarılması ve tehlikelerden arınmasının şartları nedir?

Cevap, “Gerçekten, birlik ve beraberlik içinde ana muhalefet ve diğerleri ile iktidar partisi ve destekçi partilerin bir araya gelmesi.” olarak gayet basittir.

Tabloyu; hislerden uzak, ortak akıl düzeninde, kırmızıçizgilerimizi çizerek ve üzerinde anlaşmaları yaparak kurmamız gerekiyor. Bunun yanında olağanüstü hal kuralları içinde konuları, teker teker ele alarak ve anlaşarak bir politika üzerinde sürdürmeleri gerekliliğidir.

Bugün ise tablo hiç de böyle olmaya uygun durum göstermemektedir. Akıl ve mantık ise yukarıda da belirttiğim gibi aksini söylemektedir.

Burada görev Sayın Cumhurbaşkanımıza düşmektedir. Sayın Başkanımız, artık dertlerin hepsini gördünüz ve savaşmaktasınız. Ancak ayrımcılıklar ülkemizi kasıp kavurmaktadır.

Sizler de konuşmalarınızda birlik ve beraberlik çağrıları ve cümleleri sarf etmektesiniz. Ancak vakit geçmekte ve çember daralmaktadır.

Türk Milleti, “çaresizliklerde çare yaratmış” bir devletin sahibidir.

Lütfen milletimizi birleştirici çağrınızı yapınız…

Biz bu zorlukları göreceksiniz atlatacağız.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Kasım 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Boris Johnson'ın, göreve geldiği 2019 aralık ayından bu yana ve özellikle pandemi boyunca, halkın gözüne girmek için elinden geleni yapmasına rağmen, etiğe aykırı kara...

Yazarlar
Website Security Test