Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Enflasyonda ölçme sorunu

9.10.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Eylül ayına ait enflasyon verileri açıklandı. TÜİK’in açıkladığı oranlar şöyle. Tüketici fiyatları 0,97 oranında artarak yıllık enflasyon yüzde 11,75, üretici fiyatları ise aynı dönemde yüzde 2,65 oranında yükselmiş ve yıllık enflasyon yüzde 2,80 puan artarak yüzde 14,33 oldu. TCMB, yayınladığı değerlendirme notunda; “enflasyon eğiliminin temel mal grubunda yüksek seyretmeye devam ederken hizmet ve eğitim grubunda gerilediğini, gıda ve alkolsüz içkilerde enflasyonun artmaya devam ettiğini, üretici fiyatlarındaki yükselmenin döviz kuru artışlarından kaynaklandığını, imalat sanayi fiyatlarının mevsimsellikten arındırılmış eğiliminin bu dönemde belirgin ölçüde yükseldiği vurguladıktan sonra tüketici fiyatları üzerinde ÜFE kaynaklı baskıların güçlenerek devam ettiği” tespitinde bulundu.

Piyasa beklentisi özellikle kur artışından dolayı yüzde 1,35’ler civarındaydı. Döviz kuru artışı ÜFE kanalında kalmış henüz TÜFE’ye yansımamış durumda. Ekonomistler manşet enflasyonun yüzde 12-13’ler civarında olacağını ön görüyor. TÜFE oranının hesaplandığı sepetteki 314 ürünün (yüzde 75’inin) fiyatı arttı, 42 ürünün (yüzde 10’unun) fiyatı değişmedi, 62 ürününün (yüzde 15’inin) fiyatı ise düştü. Enflasyon on bir aydır çift hanede seyrediyor. Mevsimlik ürünler hariç TÜFE ise 12 aylık ortalamalara göre yüzde 12,18 oranında arttı. Enflasyon olgusu ülkemizin uzun yıllardır çözemediği kronik bir sorunudur. Bunun birçok nedeni var. Siyasi iradenin ve toplumsal mutabakatın (işçi, işveren, çiftçi, ücretli, emekli ve kamu paydaşları arasında)olmayışı ve döviz kurunda istikrarın sürdürülemeyişi sonucu sorun kalıcı çözülemiyor. Enflasyon sorunu kalıcı çözülemediğinden de makro ekonomik dengeleri de kalıcı olarak oluşturamıyoruz. Enflasyon ve fiyat istikrarını öncelemeyen hiçbir programın başarı şansı yok. Sorunu çözmek için de öncelikle bu sorunla yüzleşip ölçmenin doğru yapılması gerekiyor.

Öncelikle enflasyonun ölçülme yönteminin doğru yapılması, piyasa paydaşlarının bu konuda güven duymaları büyük önem arz ediyor. Ekonomistler bu konuda zaman zaman eleştirilerini yoğunlaştırıyorlar. Bu eleştirileri kısaca özetleyecek olursak şunları söyleyebiliriz; En son Eylül döneminde akaryakıt zammı, ÖTV zammı, elektronik ve bilgisayar benzeri eşyalardaki yüksek fiyat artışlarına rağmen TÜFE’nin 0,97 de kalması inandırıcılığını kaybediyor. Fiyatı en çok artan ve yaklaşık oranları %8’lerde sabitlenen patlıcan, biber gibi gıda ürünlerinin yanında ithal ürünlerdeki yüksek fiyat artışlarının endekse yeterince yansımadığı gözüküyor. 2018 kur sonrası döviz kuru artışları (sepet kur) enflasyon oranları zaman içinde birbirlerine yakınsadığı halde 2020 de dokuz aylık sepet kur artışı yüzde 32 iken, aynı sürede ÜFE yüzde 13,44, TÜFE ise sade yüzde 8,33’te kaldı. Bu durum ölçme sorunu olduğunu gösteriyor. Bir kısım akademisyen (Prof. Dr. Veysel Ulusoy) enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) adı altında enflasyon oranı hesaplamaya başladılar. Bu grubun Eylül ayı enflasyon oranı hesaplaması yüzde 3,61. Ekonomi yazarı gazeteci İbrahim Kahveci de köşesinde TÜİK’in kalemleri ve verileri üzerinden yaptığı hesaplamada enflasyonu 0,97 değil, 1,27 buluyor. Türkiye’de hane halkı enflasyon beklentisini ölçen düzenli bir anket yok. Sadece TÜRK-İŞ’in gıda anketi var. Bu önemli bir eksiklik. Daha önceki YEP programında Merkez Bankası’nın temel amacı olan fiyat istikrarı konusunda elindeki tüm araçları kullanacağı belirtilmişken son programlarda bu kısım metinlerden çıkarıldı. Uygulayıcıların eylem bütünlüğü açısından çelişkili bir durum. Ekonomik krizlerin hemen hemen tümünün altında yatan unsur kur istikrarının olmayışı. Kur geçişkenliği ve gıda fiyatlarındaki artışlar enflasyon hedeflerindeki sapmanın yaklaşık dörtte üçünü oluşturuyor. (11. Kalkınma Planı 2019-2023 Enflasyonla Mücadele konulu özel ihtisas raporu) Gerek makro ekonomik dengeler gerekse fiyat istikrarı için mutlak suretle istikrarlı döviz kuru politikası izlemek gerekiyor.

TÜİK’in eski başkanı Birol Aydemir de “Verilerle oynanmadığından eminim. Ancak hem büyüme verisi hem de istihdam ve enflasyon verişi de şüphelidir” açıklamasında bulunarak, “İnsanların yaşadığı ve gördüğü hayat dinamikleri ile TÜİK verileri örtüşmeyince insanlar enflasyon açıklamalarına güvenlerini kaybediyorlar” ifadelerine yer verdi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 25 Kasım 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 24 Kasım 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 Kasım 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test