Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Alzheimer Pandemisi!

25.9.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

26 Eylül itibari ile Covid-19 Pandemisinin küresel bazda etkilediği insan sayısı 32 milyon sınırında. Hayatını kaybedenler de 1 milyon rakamını geride bıraktı. Oysa tüm dünyada yaşlı nüfus hızla arttığı için an itibari ile 44 milyonun üzerinde bunama hastalığı ile mücadele eden devasa bir kitle var. Sadece ülkemizde 2023 yılına dair yapılan projeksiyonlarda, 65 yaş üstü yaşlı nüfusun  %10’u bunama hastalığı ile muzdarip olacak. Bu artış trendi ile2050 yılında hasta sayısının mavi gezegenimizde 135 milyonu geride bırakması bekleniyor.

Bu konuda farkındalığı arttırmak için her yılın 21 Eylül’ü, Dünya Alzheimer Günü olarak kabul edilir ve çeşitli etkinlikler düzenlenir. Ben bugünkü yazımda Dr. Aloysiusu anmak istiyorum.

1864 yılında Bavyera’nın Marktbreit kasabasında doğan Dr.Aloysius, noter olan babasının mesleği yerine fen bilimleri ile ilgilendi ve 1887’de Würzburg Tıp Fakültesinden mezun oldu. Her ne kadar doktora tezi olarak bujon denilen kulak kirlerini üreten bezler üzerinde çalışmışsa da asıl ilgisini nörolojik ve psikiyatrik hastalıklar çekiyordu. Hastanelerin çoğunda deli gömleği ile zapt edilebilen akıl hastaları için daha insancıl tedavi yöntemlerini hayal ediyor, dolayısı ile de nöropsikiatri dalında çalışmalarını yoğunlaştırıyordu. Franfurt’ta çalışırken Auguste Deter isimli bir hastası oldu, kısa süreli hafıza kayıplarını farklı davranış anomalilikleri eşlik ediyordu. Daha sonraları bu hastayı şu sözlerle anlatacaktır: "Beyin, ayrı ayrı duygu ve anı yüklü sayısız ampülden oluşmaktadır, daha sonra bu ampüller esrarengiz şekilde sönüyor ve giderek loş bir hal alıyor, sonuçta adını bile anımsamadığı sonsuz bir karanlıkta kendini buluyor.’’ Benzer semptomları olan hastaların dosyalarını Münih’te başta meslektaşı Dr. Emil Kraepelin olmak üzere incelediklerinde, ilk kez beyin hücrelerinde amiloid plaklarını ve tangle denilen nörofibromları tespit ettiler. O zaman presenil demans olarak anılsa da zamanla tıp dünyası, yeni tanımlanan bu hastalık için Dr.Alosius’un soyadı ile isimlendirilmesini uygun gördü: Alzheimer.

Dr. Aloysius "Alois" Alzheimer, öldüğü 1915 yılına kadar bu hastalıkla ilgili çalışmalarına devam etti, günümüzde de çok yoğun yapılan çalışmaların hedefinde ve son prestijli Brain Ödülü Alzheimer ile ilgili çalışmalar yürüten dört doktor arasında eşit paylaştırıldı.

Her ne kadar Dr.Aloysius Alzheimer’ın 1907 yılında tanımlamasından bu yana bir asırdan fazla zaman geçmiş olsa da maalesef henüz tedavisi bulunabilmiş değil. Bu yüzden de her yılın 21 Eylül’ü, bu hastalık ile ilgili farkındalığı sağlamak adına özel olarak belirlenmiş durumda. Hastalık unutkanlık gibi erken bulgularla başlayıp ilerlemekte, son aşamalarında ise tüm beyin fonksiyonlarının kaybı ile karşımıza çıkmaktadır. İlk dönemlerde tanı koymakta güçlük çekilebilir, ancak aralıklı yapılan muayeneler, testler ve klinik gözlemlerin ileri tanı yöntemlerinden olan MR ve Tomografi sonuçlarının birleşmesi ile tanı konulabilmektedir. Oldukça uzun seyredebilen hastalık, ilk zamanlar kişinin hayatını radikal etkilemezken ya da nispeten tolere edilebilirken son dönemlerinde kişisel hijyen de dahil tamamen bakıma muhtaç güç bir döneme ulaşabilir ve bilişsel yeteneklerin kaybolduğu, fizik aktivetenin sıfırlandığı ve paralel gelişen diğer organ bozukluklarına bağlı çoklu organ yetmezliği ile hastaların kaybedildiği bir hastalık tablosunu karşımıza çıkarabilmektedir.

Esasında, Alzheimer da dâhil birçok hastalık nörodejeneratik hastalıklar grubundadır ve halk arasında bunama denilen demans ana başlığı altında ele alınır. Dejeneratif denilmesinin amacı, sinir hücresi bazında ilerleyici hasarın oluşması nedeni iledir. Bilinen en büyük risk faktörü, gittikçe uzayan yaşam süreleri olarak karşımıza çıkmakta. Yapılan istatistiki çalışmalarda 65-67 yaş grubunda %1’lerde olan hastalık dağılımı, 90’lı yaşlarda %35’lere çıkabilmekte, genetik faktörler üzerinde de durulmaktadır. Apo E isimli bir genin varlığı ile aspirin türevi ilaçlar ve kadınlardaki hormon replasman tedavisinin koruyuculuğuna yönelik yayınlar söz konusu.

Bugünlerde insanlık için ana gündem,CoVid19 Pandemisi olsa da, uzun yaşam sürelerinin yaşlılıkta ortaya çıkardığı demans grubu hastalıklardan Alzheimer, tıp araştırmacılarının değişmeyen uğraş alanı olarak varlığını koruyacak gibi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Ekim 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yayın kurulu üyemiz ve yazarımız Prof. Dr. Hüsnü Erkan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir yazı kaleme aldı.

Yazarımız Ali Naili Erdem, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için bir yazı kaleme aldı.

Yazarlar
Website Security Test