Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Silikon Vadisi’nin deneyiminden çıkarımlar

4.9.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

“Bana Silikon Vadisi nedir, dersen, ‘Doğru riskleri almanın ödüllendirdiği, okullarıyla, girişimci ruhu ve kültürüyle, dünyanın her yerinden gelen, nitelikli ve deneyimli bir insan gücünü barındıran ve bunu finansal ve hukuki altyapı ile destekleyen ve özendiren bir ortam olmasıdır’ derim” diyor Oracle şirketi Başkan Yardımcısı İlker Temir. Oracle, Microsoft'un ardından dünyanın en büyük ikinci yazılım şirketi sayılmakta.

Silikon Vadisi, Kuzey Kaliforniya’da yer alan San Francisco Körfez Bölgesi'nin güneyinde kalan; risk sermayesi, sosyal medya, ileri teknoloji ve inovasyon şirketlerinin global merkezi olarak biliniyor. Dünyanın teknoloji merkezinin attığı her adım Hong Kong’dan Londra’ya her yerde takip edilmekte. Silikon Vadisi, Amerikan şirketlerinin yanı sıra, farklı uluslardan çeşitli büyük şirketlerin ar ge merkezlerini de içerisinde barındırmakta.

Hayatının çoğunu bu merkezde geçirmiş İlker Temir, pandemi deneyimini paylaşarak yeni sistemi değerlendirdi. İşte sorularım ve cevapları…

 

“Uzaktan çalışma bizler için yeni değildi’’

Online çalışma ortamına geçiş nasıl sağlandı?

 

Online, ya da bizim deyişimizle uzaktan çalışma, teknoloji şirketlerinde göreli olarak sık rastlanan bir durum zaten. Yani aslında bu bize çok yabancı bir kavram değil. Ama genellemek gerekirse start-uplar gibi, inovasyona daha yatkın alanlarda çok yaygın bir uygulama değildi. Pandemiyle birlikte zaten herkes bir süre evden çalışmaya başladı, bir süre sonra ise tamamıyla evden çalışma sistemine döndük.

 

Bu ani geçiş çalışanlar tarafından nasıl karşılandı, nasıl hissedildi? Pandemi ortamının adaptasyon sürecini zorlaştırdığını söyleyebilir misiniz?

 

Adaptasyon sürecine aslında iş açısından değil de, belki de evdeki yaşam açısından bakmak gerekli. Sanıyorum, zorluklar biraz da burada yaşandı. Mesela okulların kapanması özellikle küçük yaşta çocukları olan anne babaları epey etkiledi. Normalde evden çalışmak, biraz kafa dinleme ve daha üretken olabilme aracıyken, tüm ailenin eve kapandığı ortamda bu bazı durumlarda tersine döndü. Zoom üzerinden kucaklarında çocuklarıyla toplantıya katılan epey ekip elemanımız oldu, olmaya da devam ediyor.

Diğer yanda, evli veya çocuk sahibi olmayan, dünyasının önemli bir kısmı çalışma hayatından oluşan mühendislerimiz ise farklı zorluklar yaşadılar. Bunların çoğu yirmili yaşların başlarında, pırıl pırıl, zeki, daha çok iş odaklı gençler. Aslında iş, belki de en çok sosyalleştikleri alan. O yüzden bir anlamda "evden çalışmak zorunda kalmak", sosyal yaşantılarını epey bir etkiledi. Öyle ki, Cuma akşamları ofiste yaptığımız "Happy Hour"ların sanal versiyonlarını icat ettik, hâlâ da devam ettiriyoruz. Yerine göre video-konferans üzerinden oynanabilecek bazı oyunları da bunlara dahil ettik.

Bundan belki de en kötü etkilenenler geçiş sürecinin ortasında olanlar oldu. Şöyle bir anımı anlatayım. Raporları incelerken ekibe dahil olması gerekirken ama başlama tarihi epey geçmiş junior bir mühendis dikkatimi çekti. Bunun nedenini ekibin direktörüne sorduğumda, bu gencin Wuhan'da takılı kaldığını öğrendim. Doğal olarak Silikon Vadisi her milletten insanın çalıştığı bir yer, bizim işe aldığımız genç de sanıyorum Wuhan'daki ailesini ziyaret ederken, aniden bastıran seyahat engelleri nedeniyle Çin'de takılı kalmış. Hâlâ bu sorunu gidermeye çalışıyoruz. O gencin bundan ne kadar etkilendiğini düşünebiliyor musun?

 

“Mesai saatleri en az 45 dakika uzadı’'

Son zamanlarda yapılan araştırmalar online'a geçişle beraber çalışma saatlerinin ortalama 45 dakika uzadığına işaret etmekte. Mesai saatleri bu dönemde sizce nasıl etkilendi?

 

Buna çok şaşırmadım, ki 45 dakika bunun alt sınırı olabilir. Sonuçta ben dahil tüm ekibim, hep beraber daha fazla çalışıyoruz. Evden çalışmanın negatif bir yanı, iş hayatıyla, özel hayatın çizgilerini muğlaklıştırması. Genel olarak bizim alanımızda bu çizgi her zaman biraz muğlak olmuştur zaten ama Pandemiyle beraber bunun iyice arttığını söylemek yanlış olmaz. Örneğin bu konuşmamız sırasında ki benim mesai saatlerimin epey dışındayız, az önce Slack (yaygın bir iletişim ve kolaborasyon aracı) üzerinden benim grubumla ilgili bir seri soru geldi ve senden izin isteyerek buna cevap yazıp devam etmem gerekti.

Bu aslında bizi, ekiplerimiz için kaygılanacak bir noktaya da getirdi, örneğin ekiplerimize mesaj gönderip mesai saatleri dışında Slack ve benzer araçları sessize almalarını tavsiye ettik. Tabii burada yine yukarıdaki örneğe dönüyoruz, insanlar evden çıkamadıkları sürece, biraz da gayri ihtiyari olarak daha çok çalışıyorlar, buna en başta ben dahilim. Bir süredir ekipteki çalışanlarımız düzenli olarak tatil de yapmıyorlar. Örnek olsun diye bazı günleri gayri resmi olarak günleri tatil etmeye başladık, gelecek cuma günü eğer kritik bir göreviniz yoksa herkese tatil, hafta sonu ile birleştirip üç gün dinlenin gibi. Bir noktaya kadar işe yarasa da, bir yerden sonra onun da faydası olmuyor. Özetle şu aşamada ekiplerin "burnout" etmesi temel kaygılarımızdan biri.

 

“Deneyimsiz genç mühendisler süreçten daha olumsuz etkileniyor’’

Silikon Vadisi dahil olmak üzere bir çok şirkette işe başlayacak olanlar online olarak çalışmaya başlayacak, ve belki hiç alışılagelmiş iş ortamı görmemiş olacaklar, sizce bunun iş ortamına etkileri nasıl olacak?

 

Bunu gerçekten tahmin etmek zor. Benim ekibimde 10'dan fazla kişi Pandemiden sonra başladı, yani eğer mülakat sırasında görüşmedikse, bazılarıyla henüz hiç yüz yüze gelmedik. İlk haftalardaki soru yeni çalışanları nasıl başlatacağımızdı (Laptopları nasıl göndereceğiz, kullanacakları güvenli erişim anahtarları nasıl ulaşacak vs ki bunları Hindistan'daki yeni mühendislere ulaştırmamız seyahat kısıtlamaları nedeniyle 1 ay sürdü). Sonra mentorship çok ciddi bir soru tabii. Hiç görmedikleri insanlarla çalışacaklar, yepyeni konular öğrenecekler, ekiple kaynaşacaklar ve bunların hepsi Zoom üzerinden olacak! Burada deneyim önemli bir faktör. Deneyimli mühendisler için bu çok daha kolay olabilse de, daha genç ve yakın desteğe ihtiyaç duyan mühendisler için bu elbette çok daha zor.

 

Silikon Vadisi'nde olan şirketlerin online'a geçişi kalıcı mı geçici mi? Kalıcı olması halinde, bu durumun olası negatif ve pozitif yönlerini sıralayabilir misiniz?

 

Orta vadede kalıcı görünüyor. Birçok şirket 2021 ortasına kadar bunun kalıcı olacağını duyurdu zaten, ötesi için de planlar konuşuluyor. Eğer 2021 ortasına kadar bu şekilde devam edersek, ondan sonra eskiye dönmek de çok kolay olmayacaktır. Ancak burada anahtar şu, evden çalışma inovasyonu nasıl etkileyecek? Sonuçta Silikon Vadisi temelde oturmuş olan bir sistemi 'disrupt' etmek (bunu nasıl çevirmek lazım bilmiyorum, bire bir çevirince altüst etmek gibi bir şey ortaya çıkıyor ama kavramı tam anlatmıyor) etmek üzerine kurulu. Yani eğer orta vadede ortaya çıkan evden çalışmanın normal olması ise, bundan bir sonra gelen bu yeni normali disrupt eden bir girişim olacaktır. Bunu biraz açmaya çalışayım:

Burada çoğumuzun hem fikir olduğu, sonuçlardan da anlaşılabileceği gibi evden çalışma üretkenliği çok etkilemedi. Burada üretkenlikten bahsedilen daha önceden planladığımız, uygulamaya koyduğumuz planlar, projeler, ürünler, geliştirmeler vs. Dediğim gibi hiç birimizin bilmediği, böyle bir ortamda yeni, yaratıcı ve 'disruptive' fikirlerin nasıl ortaya çıkıp gelişeceği, sonuçta 'disruption' Silikon Vadisinin yakıtı. Çünkü bu tür fikirler aslında en büyük ivmelerini şirketlerin koridorlarında, kahve makinaların çevresinde veya sağa sola koyduğunuz pinpon masaları ve oyun konsollarının önünde kazanıyorlar. Pandemiye özel yaratıcılık ve iş olanakları elbet çıkacaktır ama "uzaktan inovasyonun" nasıl çalışacağı, ki bence çalışmayacaktır, bunu belirleyen etken olacaktır sanıyorum.

Bu sorunu, Silikon Vadisi'nin önde gelen isimlerinden Paul Graham'ın bu konuda yazdığı bir tweet'i ile noktalayayım (Mealen) "Olası senaryo: Yıl 2025, pandemi sona ermiştir ama büyük teknoloji şirketlerinin çoğu hala uzaktan çalışmaktadır. Uzaktan çalışmanın anti tezini sunan ve tamamıyla ofiste çalışmaya odaklanan yeni bir startup ortaya çıkar ve mevcut şirketleri hızla geride bırakır, çünkü onlara göre çok daha hızlı hareket etmektedir." Böyle bir durum beni hiç ama hiç şaşırmaz.

 

“Hakları ve yaratıcılığı güvence altına alan hukuk sistemi Silikon Vadisi’ni özel kılıyor’’

Silikon Vadisi'nin yaşamakta olduğu tecrübe diğer şirketlere nasıl yön gösterebilir? Türkiye'deki şirketler neleri örnek almalı, nelerden ders çıkarmalı?

 

“Bana Silikon Vadisi nedir” dersen, “Doğru riskleri almanın ödüllendirdiği, okullarıyla, girişimci ruhu ve kültürüyle, dünyanın her yerinden gelen, nitelikli ve deneyimli bir insan gücünü barındıran ve bunu finansal ve hukuki altyapı ile destekleyen ve özendiren bir ortam olmasıdır” derim.

Silikon Vadisini özel kılan, girişimcilik için kritik olan ekosistemin hemen hemen tüm elemanlarını bir arada bulundurabilmesidir. Bunun için gerekli olanlar ise aslında yukarıda saydıklarım: Hakları ve yaratıcılığı güvence altına alan bir hukuk sistemi, teknolojiye yatkın insan gücü, yatırımcı ağı ve risk almanın ödüllendirilmesi, en azından cezalandırılmaması. Özellikle son söylediğim, buraya sığdırılamayacak kadar geniş bir konu. İstersen burada noktayı koyalım.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 Eylül 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 22 Eylül 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 21 Eylül 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test