Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İmam hatiplerde yeni moda; baş açma!..

4.9.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Muhafazakar, dindar ve tarikatçı kesimin başı ciddi olarak dertte.

Var oluş değerleri; inanç, biat, laiklik karşıtı olma, Atatürk düşmanlığı gibi beslendikleri kaynaklar 7 şiddetindeki bir depremdeki gibi sallanıyor.

İmam Hatip Liselerinde “ateizm, özellikle deizm dalgası” sanıldığından da hızlı yayılıyor.

O kadar ki; muhafazakar ailelerin ergenlik çağındaki genç kuşağında artık yepyeni bir moda başladı; başörtüsü açma!..

*

Bu moda; baş açma o kadar ciddi bir boyuta geldi ki, katı muhafazakar koşullarda yetiştirilmiş, namazında-niyazında çok düzgün aile kızları, patır patır her gün birer ikişer açılıyor.

*

Bu modanın ve aileyi ikna etmenin gerekçesi şu:

‘Başımızı açıyor ama dinimizi bırakmıyoruz ki...’ 

Devamında da ekliyorlar;

‘Başımızı açarız yine namazımızı kılarız…’ 

 *

Şaşırdınız değil mi?

Ama yazdıklarım satırı satırına gerçek. Kaynak da, İmam Hatip öğrencisi bir genç kızın anlatımları.

Peki: başını açan, nişanlısıyla başı açık sokakta sarmaş-dolaş dolaşan, şort giyen muhafazakar ailelerin kızları nasıl bu hale geldi?

Yanıtı yine İmam Hatipli aynı kız öğrenciden.

-Mücahitler müteahhide dönüştü diyorlar, ekliyorlar; “Bunlar mı dinimizi savunuyor.” 

- Nişanlıya flört yasak, o yasak bu yasak şeklindeki katı kuralları kabul etmiyorlar.

-Ders kitaplarında kadın-erkek ilişkisini kısıtlayan, kadını köleleştiren ifadeler, okullarda kızların ayrı olduğu sınıflar, bahçedeki düzenin koridorların teneffüs saatlerinin ayrılması gibi bu katı uygulamalar dini anlayıştan soğumalarına neden oluyor ve ateizme-deizme yöneliyorlar.

- Diyanetin “Kocaya 4’e kadar çok eşli olma hakkı”, “Boşama yetkisi kocaya verilmiştir” gibi ifadeler İmam Hatipli kızları dinden uzaklaştırıyor.

- Bir de Feto olayı var; Bu da sorgulanıyor, hani, “alnı secde görenden zarar gelmezdi” deniliyor.

*

Eeeeeee… Bunca yıldır demokrat, laik, cumhuriyetçi, Atatürkçü kesim “iç uzlaşmazlıklarla” boğuşup durdu.

Bırakın şimdi biraz da muhafazakar-dinçi kesim işin içinden çıkmaya çalışsın!

 

İster inan, ister inanma!

Ülkemizde giderek yerleşen “keyfi yönetim”den memnunsanız; lütfen bu yazıyı okumayın. Aksi görüşte olanlar okumaya devam edebilirler.

 Keyfi yönetimin çarpıcı örneklerini Fikret Bila çok güzel derlemiş. Keyifle okudum.

Şimdi biz başlayalım:

*

Corona salgını nedeniyle 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kısıtlandı. Ama bir gün sonra Cumhurbaşkanımız, Giresun'da miting yaptı. Mitinge katılanlara ne maske, ne de mesafe kuralı uygulanmadı.

*

Lozan Antlaşması'nın yıl dönümü, 23 Temmuz'da Anıtkabir salgınla mücadele için ilaçlama yapılıyor gerekçesiyle kapatıldı. Aynı gün Ayasofya'nın ibadete açılması nedeniyle 350 bin kişi yine maske ve mesafe kuralına uymadan toplu namaz kıldı.

*

Türk Talipleri Birliği (TTB) salgın ortaya çıktığından beri ısrarla vakaları takip ediyor ve kamuoyuna açıklıyor. Ancak, Sağlık Bakanlığı bırakın TTB'nin bu açıklamalarını dikkate almayı, randevu talebine yanıt bile vermiyor. 

*

Yine bir örnek; coronada açıklanan rakamlarla yaşananların birbirini tutmaması. 

TTB Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, Ankara'nın sadece Çankaya'sında günlük vaka sayısının 400'ün altına düşmediğini söylüyor, İzmir’de de keza öyle..

Sağlık Bakanlığı'nın o günlerde bütün Türkiye için açıkladığı vaka sayısı 1000'in az üzerinde oluyor. Vefat sayıları da öyle. 

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş, Türkiye'de toplam vefat sayısının 22 olarak açıklandığı gün sadece Ankara'da 17 vefat olduğunu duyuruyor.

*

Ya buna ne dersiniz;

Corona da bugüne kadar alınan bütün kararları "Bilim Kurulu'nun tavsiyesi üzerin alındı” deniyordu.

Ancak Bilim Kurulu üyelerinden Prof. Dr. Tevfik Özlü, "Bugüne kadar alınan kararları biz vermedik" diye açıklama yaptı. 

Kararlar Bilim Kurulu'nun tavsiye ettiği kararlar değilse, o kararları sizce kim verdi?

*

“Keyfi Kararlar” sadece salgınla mücadele ve milli bayramlar için geçerli değil. 

Ekonomi rakamlarında da durum aynı…

2018 yılında 28 milyon olan çalışan sayısı 2020'de 25 milyona düşmüş ancak Türkiye'de işsizlik artmadı, aksine 360 bin kişi azaldı, deniyor.

*

Dedim ya; "İster inan, ister inanma" diye…

Yıllık enflasyon yüzde 12 bile değil diye açıklama yapılıyor.

Ama piyasa öyle demiyor; sadece bazı gıda ürünlerinde artış yüzde 53'ü geçiyor. Bazı ürünlerde yüzde 30 bazılarında yüzde 25 fiyat artışı var…

*

Son olarak yine bir ekonomik veri; Corona virüs salgınının ekonomide yarattığı daralma…

İkinci çeyrekte tam olarak yüzde 9.9 olarak duyuruluyor. 

Seviniyoruz... “Ekonomide daralma tek hanede kaldı, iyiyiz” diyoruz.

Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum; yüzde 10 değil, yüzde 9.9... Yani çift haneli değil…

Biz yine başladığımız gibi noktayı koyalım.

İster inan, ister inanma…

 

Doğu Akdeniz’de işimiz zor

Düşünmeden söylenen sözler ve davranışlar, ileride insanın karşısına bir sorun olarak çıkar, denir. 

Bir gazete haberine göre; AK Parti yöneticilerinin toplantısında, Genel Başkan olarak Erdoğan şöyle bir açıklama yapmış:

"Doğu Akdeniz'de Güney Kıbrıs hariç herkesle masaya oturabiliriz. Herkesin kazanacağı bir ortak zeminde buluşabiliriz..."

Doğu Akdeniz'deki o "herkes" denilenler; Suriye Devlet Başkanı Esad, Mısır Devlet Başkanı Sisi, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Lübnan Başbakanı Diyab'ın yerine gelecek olan kişi.

*

Hepsiyle kanlı-bıçaklı kavgalıyız. Haklarında miting meydanlarında, iç politika hesaplarıyla öyle sözler söylendi ki şimdi nasıl bir araya geleceğiz?

Hatta birinin ülkesinin yerle bir olmasında “baş rol”deydik!.

Hatırlasanıza, "masada Sisi var" diye ABD Başkanı'nın yemeğine bile katılmadık.

Şimdi bugün "herkesle konuşurum" desek de karşı taraftakiler acaba bunu kabul eder mi?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Vatandaş

07.09.2020 - 22:29
Heykel yapıyor muyuz siz ondan haber verin. Böyle icraat filan gereksiz şeyler.
Diğer Yazarlar

İstanbul'da yapıldığı belirtilen bir sokak röportajında konuşan Almancı çift sosyal medyada büyük paylaşım aldı. Ekşi Sözlük ve Twitter'da binlerce etkileşim alan vide...

Günlük Burç Yorumları Aşk 25 Eylül 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 24 Eylül 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 Eylül 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 22 Eylül 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 21 Eylül 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test