Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Akılsız başın cezasını ayaklar çeker

28.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gerek Doğu Karadeniz bölgesini, gerekse "Kanal İstanbul" uygulamasının yol açabileceği felaketlerden kurtaracak sağlıklı proje ve yaklaşımlar paradan önce, akıl ve bilime dayalı uygulama ve yaklaşımlardan geçiyor. Devlet ve devlet kurumlarını yönetenlerin itibar etmesi gerekli yaklaşım ve uygulamalar, aklın süzgecinden geçmiş bilimsel uygulamalar olursa; yani toplumu yöneten baş; aklın, bilimin ve teknolojinin gereği olan rotada yürürse; toplumun tabanında yaşayan vatandaş; yani ayaklar huzur ve refah ve rahat içinde yaşayabilirler.

Bugün refah düzeyi ve toplumsal ilişkileri sağlıklı işleyen bütün toplumlar, aklın, bilimin ve teknolojinin insan için olduğu gerçeğinden hareketle, tabandaki insanlarına rahat ettirecek toplumsal sistemler, yapılar ve kurumlar oluşturmuş olmalarına borçludurlar. Bu toplumlarda yaşamın her alanında aklın ve bilimin gereği olan uygulamalara itibar edilmiştir. Örneğin ülkemizde, Karadeniz Bölgesinin, İstanbul'un veya bir başka bölgenin akıl ve bilime dayalı sağlıklı bir mekan planlaması, mekan organizasyonu, kentsel planlaması ve havza planlaması ve uygulamaları; doğa, çevre, iklim, topografya, depremsellik, sel, yangın, insan için uygun ortam gibi koşullar yerine, kişisel ve grupsal rantlara veya cehaletin idrak yoksunu uygulamalarına kurban edilmiş durumdadır. Bu nedenle felaketlerden kurtulmak mümkün değildir. Giresun'da yaşanan felaket açıkça gösteriyor ki, bölgedeki tüm uygulamalar, yukarda saydığımız ilkelerin hiç birine uyulmamış olmasından kaynaklanıyor. Derenin içine bir kent kurulmuş.

Topografyanın gereği olan havza, kent ve bölge planları yerine kişisel rantlar önde tutulmuş. Baş olarak devlet, vatandaşı yönlendirici yasal, çerçeve plan ve uygulamaları getirmemiş. Sonuçlarına toplumu oluşturan insanlar katlanıyor. Cezayı ayaklar çekiyor. Bu gibi uygulamalarda birincil sorumluluk toplumu yöneten başlarda, yani devlet sorumluluğu yüklenen kişilerdedir. Bugünkü uygulamalar ve bakış açıları sürdüğü sürece Karadeniz bölgesinde yaşanan felaket, ne yazık ki, ne ilk, ne de son olacaktır. Çap, kapsam ve çok yönlü etkileri açısından "Kanal İstanbul" çok daha büyük felaketler yaratmaya gebe bir projedir. Yine akıl ve bilim temelli kurgulanmış yaklaşım ve planlamalar oluşturulmadığı sürece, ülkemizde depremsellik olgusundan dolayı insanımızın yaşayacağı felaketleri, 99 depreminde görüldüğü gibi, düşünmek bile insanı ürpertiyor. Bir toplumda akıl ve bilime itibar eden yöneticilerinin baş olabilmesi için ise, o toplumda liyakat ve başarı motifine işlerlik, etkinlik ve geçerlilik kazandırıcı değerlerin, ucuz fırsatçılık ve rantçılık yerine, insanlara kazandırılması gerekir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

İstanbul'da yapıldığı belirtilen bir sokak röportajında konuşan Almancı çift sosyal medyada büyük paylaşım aldı. Ekşi Sözlük ve Twitter'da binlerce etkileşim alan vide...

Günlük Burç Yorumları Aşk 25 Eylül 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 24 Eylül 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 Eylül 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 22 Eylül 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 21 Eylül 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test