Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türkiye ekonomisinin kanayan yaraları!..

28.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Siyasal iktidarın temsilcileri ve sözcüleri, suni gündem konuları oluşturarak halkın gözünden kaçırmaya çalışsalar da, vatandaşın gözü kulağı ekonomi ile ilgili gelişmelerde, haberlerde... Nasıl olmasın ki? Hemen herkes, enflasyonun yükseldiği, hayat pahalılığının arttığı, pandemi nedeniyle işsizliğin tırmandığı günümüz koşullarında geçim derdine düştü.

İktidar blokunun gündem değiştirme çabaları, beka söylemleri, kutuplaştırma siyaseti, görüldüğü kadarıyla, kendileri için de pek işe yaramıyor. Bunca algı oyununa karşın; dar gelirli vatandaş öncelikle iş, aş ve evine ekmek götürme derdinde!..

 

Çarpıcı gerçek, çalışandan fazla çalışmayan var

Bugünlerde bütün istatistiki verileri, rakam kalabalığını bir yana bırakın; bizce en çarpıcı gerçek, ülkemizde çalışma yaşı aralığında olup da çalışmayan ya da çalışamayan nüfusun çalışan sayısını geçmiş olması. Kabaca, Türkiye’de, 25 milyon çalışana karşılık 30 milyon çalışmayan insan yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

Bu durum sürdürülebilir değildir. Çalışabilir durumda olup da çalışamamak, işsizlik, hele de genç işsizliği, Türkiye toplumunun ve ekonomisinin en derin yarasıdır.

Her ne kadar rakamlarla oynanarak kafalar karıştırılmaya çalışılsa da, günlük yaşamın gösterdiği gerçeklerin üstü örtülemiyor. Son iki yıldır yaşanan ekonomik krize eklenen Covid-19 salgını da, vatandaşın işsizlik derdini ve çaresizliğini büyütüyor.

 

Gençlerin işsizliği, ailelerde huzuru yok ediyor

TÜİK’in resmi rakamlarına göre, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 24,9. Bu oran, ülkemizin geleceği demek olan her dört gencimizden birinin işsiz olduğu anlamına geliyor.

Böylece, toplamda 5 milyona yakın genç, en üretken ve verimli olacağı dönemde, ailelerinin eline bakmak zorunda kalıyor. Bu durum, işsiz gençler ve aileleri için çok çarpıcı bir ekonomik ve sosyal yarayı ortaya koyuyor.

Ayrıca işsizlikteki artışa ek olarak, işsizlik ve iş arama süreleri de uzuyor. Genç İşsizler Platformu’nun yayınladığı veriler de, bu çarpıcı sonucu gösteriyor.

 

Vejetaryen enflasyonu mu?

Türkiye ekonomisinin sürekli kanayan bir başka yarası da enflasyon ve hayat pahalılığıdır. Bu konuda açıklanan resmi rakamlar ve oranlar, her daim tartışmaları da beraberinde getirmektedir.

 

Halkın büyük çoğunluğu sanki vejetaryenmiş gibi; TÜİK, yaz aylarında görece ucuzlayan sebze fiyatları ağırlıklı bir hesaplamayla enflasyon oranları ilan ediyor. Emekli, asgari ücretli, dar gelirli vatandaş, enflasyonun ve hayat pahalılığının gerçek oranlarını, bizzat yaşayarak görüyor. Emeklinin, asgari ücretlinin maaşları, her gün mum gibi eriyor.

Dövizdeki dalgalanmalar ve paramızın sürekli değer kaybı, iğneden ipliğe piyasadaki her ürüne yansıyor. Ekonomideki belirsizlikleri ve olumsuzlukları artırıyor.

 

Cari açık, ekonominin finansman yarası

Türkiye ekonomisinin bir başka temel meselesi cari açık sorunudur. Pandemi nedeniyle turizm gelirlerinin beklenenin altında kalması, ekonominin finansmanını zorlamakta ve yılsonu cari açık tahminlerini olumsuz etkilemektedir. Bu durum borçlanma ihtiyacını ve maliyetini de artırmaktadır.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch de ekonominin durumu ile ilgili değerlendirmesinde bu duruma dikkat çekmektedir. Türkiye’nin görünümünü durağandan negatife çeken Fitch'ten yapılan açıklamada; “döviz rezervlerinin azalmasının, zayıf para politikasına ait kredibilitenin ve kısmen güçlü bir kredi teşviki ile beslenen büyük bir cari açığın dış finansman risklerini daha da artırdığı” belirtiliyor.

Bu durum, öyle ekonomik bir değere ne zaman dönüşeceği belirsiz olan ‘doğal gaz müjdesi vermekle geçiştirilecek bir konu değildir. Kamu maliyesi hızla bozulmaktadır. Dolayısıyla ekonominin ciddi bir sağaltıma ihtiyacı vardır.

 

Gündemin başat konusu ekonomi olmalı

Vatandaşın temel meselesi başta iş ve aş olmak üzere ekonomik konulardır. Kamu yönetiminin ve siyasetin temel gündemi de ekonomi olmak zorundadır.

İçinde bulunduğumuz pandemi koşulları, ekonomik ve sosyal sorunları daha da ağırlaştırmaktadır. Önümüzdeki kış mevsiminin ağırlaşacak geçim şartları, bu sorunları kartopu gibi büyütmeye adaydır.

Ülkemizin gündemini belirleyen temel dinamikler, bu gerçekliği her daim göz önünde bulundurmalıdırlar. Halkımızın büyük çoğunluğu, siyaset dünyasından bunu istemekte ve beklemektedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 26 Eylül 2020 Cumartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

İstanbul'da yapıldığı belirtilen bir sokak röportajında konuşan Almancı çift sosyal medyada büyük paylaşım aldı. Ekşi Sözlük ve Twitter'da binlerce etkileşim alan vide...

Günlük Burç Yorumları Aşk 25 Eylül 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 24 Eylül 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 Eylül 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 22 Eylül 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 21 Eylül 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test