Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

30 Ağustos; neden, niçin yasak?

28.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Fuzuli’nin ünlü sözüdür;

“Söylesem kar etmiyor, söylemesem içim rahat etmiyor” der.

Bugünkü durumumuz tam anlamıyla böyle.

Ülkeyi yönetenler Cumhuriyet değerlerinin simgesi olan her milli bayramı “es” geçmeye iyice alıştılar.

23 Nisan, 19 Mayıs,  30 Ağustos, 29 Ekim'leri artık ülke çapında coşkuyla kutlayamıyoruz.

*

Anımsayın; 23 Nisan'ı, "Türkçe Olimpiyatları" toplayarak FETÖ kutlamasına çeviren törenler 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kaldırıldı. 

*

19 Mayıs kutlamalarında stadyumlardaki şiirli-şarkılı jimnastik gösterilerine yıllar öncesi veda ettik.

*

30 Ağustos Zafer Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri için de öyle.

*

Ankara'da insan kalabalığı var gerekçesiyle, ilaçlıyoruz" diye Anıtkabir.

Ama Ayasofya'nın açılış töreninde cami içinde bin kişi, dışarıda 350 bin yan yana, dip dibe namaz kıldı.

Bu şu mu demek; Anıtkabir’de “virüs” var, Ayasofya’da “yok(!)”

Öyle mi?

*

Gariplikle dolu bir ülkede yaşar olduk.

Milyonlarca lise öğrencisini kapalı sınıflarda üniversite sınavına soktuk.

Sermaye her şeyden önemlidir diyerek işçileri, memurları çalıştırıp,  AVM'leri açtık.

Tatil beldelerinde oluşan kalabalıklara göz yumduk.

Nedense birden 30 Ağustos Zafer Bayramı gelince,  pandemiyi hatırladık..

Ve; ülke çapında yapılacak kutlamaları yasakladık!

Temel usulü gibi…

Ne alaka diyeceksiniz ama bir fıkra ile devam edelim:

Üç genç kız göl kıyısında arabadan inmişler, çevrede kimseciklerin olmadığını görünce soyunmaya başlamışlar. 

İlk soyunan, mayosunu giymeye gerek görmeden göle doğru ilerlemiş.

Tam suya dalacakken, korucu Temel ortaya çıkıp arkasından seslenmiş:

- Payan, purada göle girmek yasaktur!

Kıpkırmızı olan genç kız, arabaya doğru giderken:

Soyunmadan önce söyleseydin ya! diye bağırmış.

"Iyi de payan" demiş ağzı kulaklarında Temel "soyunmak yasak değul ki..."

Hani şimdi 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlamalarına yasak geldi ya;

Sebep de pandemi.

Peki Ayasofya’da namaz kılınması ne iştir?

Cevabım, ağzı kulağında Temel gibi hazır;

“İyi de namaz kılmak yasak değil ki?”

Halkın Bayramı değilmiş!..

Aslında daha bilimsel cevabı Bursa’nın AK Partili Belediye Başkanı vermişti;

“30 Ağustos, halkın genelini ilgilendiren bir bayram değildir!..”

Bırakalım ona cevabı Falih Rıfkı Atay versin:

“Nemiz varsa, eğer bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaşlar olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu batının pençesinden, vicdanımızı ve düşüncemizi Doğu’nun pençesinden kurtarmışsak, şu denizlere bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcaklığını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak, hepsini, her şeyi ‪30 Ağustos Zaferine borçluyuz.’’

Sıkıntının asıl nedeni

Aslında sıkıntı, 30 Ağustos’a neleri borçlu olduğumuzda değil, 30 Ağustos’u kime borçlu olduğumuz noktasında başlıyor.  

*

Biliyorlar ki her şeyimizi 30 Ağustos Zaferine, 30 Ağustos Zaferini de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz.

*

Biliyorlar ki Atatürk sevgisi korona virüsten çok daha bulaşıcıdır.

*

Hadi durumumuzu anlatan bir fıkra daha;

Temel'in içkili restoranına oturan Dursun;

"Hemşerum," demiş " rakinin yanunda pir sigara içepilir miyum?" 

“İçemezsun hemşerum(!) demiş Temel; "Kapalu mekanda sigara yasaktur!."

Dursun sigara içen masaları gösterip sormuş;

"Peçi punlar nasıl içeyi?"

"Çok pasit  hemşerum" demiş; "onlar içepilir miyuz diye sormadular!..”

 *

Bu satırların sahibi Ulvi Puğ hocam ekliyor:

Vallahi, sizi bilmem ama benim de; “30 Ağustos Zafer Bayramını kutlayabilir miyim?” diye sormaya hiç niyetim yok.

Çünkü benim için koyulan yasaktan önce gelen bir talimat var.

 Hani şu, en büyük yerden aldığımız: “Ey Türk Gençliği!.  Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” diye başlayıp; 

“Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! 

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! “ diye biten talimat.

O yüzden 30 Ağustos’ta Ulvi Puğ olarak;

Yüzümdeki maske, elimdeki Türk Bayrağı, yüreğimdeki Atatürk sevgisi ve aklımdaki Cumhuriyetin kazanımlarıyla birlikte alanlarda olacağım. 

Virüsle arama sosyal mesafeyi de koyarım.

Ama Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le arama mesafe koyulmasını asla kabul edemem.

 

Corona'dan beter(!)

Ne olabilir diyorsunuz değil mi?

Haklısınız.

Coronadan daha kötüsü bugün için ne olabilir ki?

Her saat bir kişi ölüyor, günde 2000’lere yaklaşan kişi virüs ile tanışıyor.

Daha ne? 

*

Güvensizlik…

Bugünün sorunu sanırım bu ve coronadan daha kötü(!)

Çünkü artık kimse Sağlık Bakanı'na da bakanlığın açıkladığı verilere de güvenmiyor. Bilim Kurulu'na da inanmıyor.

Oysa salgın başlangıcında Bakan'a güven tamdı. Bilim Kurulu'na inanılıyordu.

Kimsenin kuşkusu yoktu. Ne derse uyulmaya çalışılıyordu.

Peki ne oldu?

Gerçek vak’a sayısıyla Bakan'ın açıkladığı rakamlar birbirini tutmamaya başladı.

Neden?

Prof. Mehmet Ceylan'ın tespitiyle salgın kontrolden çıktı. Uzmanlar diyor ki, bakanlığın açıkladığı vaka sayısını 10'la çarpın.

Yani günde 10 bin, 15 bin vaka!

Corona virüs ile eninde sonunda baş edersiniz ama güven erozyonuna uğradınız mı, bunun telafisi zordur.

İyi Partili Aytun Çıray’ın yalan söyleyecek hali yok ya?

Ne diyor; "25 Ağustos günü sadece Malatya'da 28 kişi Corona virüs nedeniyle vefat etti, Sağlık Bakanlığı vefat sayısını aynı gün Türkiye genelinde 18 olarak açıkladı!."

Coronada Sağlık Bakanı itibarını yitirdi. 

Bundan sonra ne söylese boş. 

Çünkü açıklanan verileri kimsenin inandığı yok.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Ekim 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Ekim ayında burçların aşk hayatı nasıl olacak? Burçları neler bekliyor?

Esra Erol'un programında yaşanan skandal bir olayla gündeme oturan Cengiz Koraltan'a Ülkücü oldukları anlaşılan bir grup meydan dayağı attı. Dayak görüntüleri sosyal m...

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Eylül 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 29 Eylül 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 28 Eylül 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test