Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Siyasal ittifaklar üzerine düşünceler

21.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Siyasal gündem toz duman içinde!.. Siyaset dünyamızın iki önemli bloku Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı, adeta mindere çıkmaya hazırlanan iki rakip pehlivan gibi, birbirlerine el ense çekiyorlar. Bu siyasal hareketlilik, ister istemez erken seçim olayını da sürekli gündemde tutuyor. Aslında iktidar sözcüleri bu seçeneği gündemden düşürmeye çalışsalar da, öyle görünüyor ki, seçim hemen olmasa da, normal zamanı olan 2023’e de kalmayacak. 

 

İktidar marjinalleştikçe yalnızlaşıyor, yalnızlaştıkça marjinalleşiyor

Son dönemlerde, iktidarın izlediği iç ve dış politika hattında sıkıştığını ve giderek hem etkinliğini ve hem de inisiyatifini yitirdiğini gözlemliyoruz. Bunun temel nedeni, iktidarın yalnızlaşması ve marjinalleşmesidir. Bu iki olumsuzluk da, birbirini tetiklemekte ve büyütmektedir. Bu nedenle de algı oyunlarına başvurmaktadır. ABD Başkan Adayı Joe Biden’ın 8 ay önce sarf ettiği sözlere o zaman sessiz kalıp, şimdi ısıtarak gündeme getirmeleri bundandır.

Daha bir yıl önce karşı çıktıkları Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi meselesinden medet umar hale gelmeleri; gündemde olmayan İstanbul Sözleşmesi konusunu muhalefeti ayrıştırmak ve sıkıştırmak üzere kaşırken, tam tersine kendi saflarında karışıklık yaratmaları; hep bu sıkışmanın sonuçlarıdır. Üstüne üstlük bir de kadınların hışmını çekerek!..

Tabii iktidarı en çok sıkıştıran ekonomi alanındaki zorluklar ve pandemideki tırmanıştır. Bu konuları gündemden düşürmek üzere özellikle tırmandırılan dış politikadaki - Ortadoğu’daki hamleler de, durumu kurtarmaya yetmediği gibi tam tersine sıkıntıyı büyütmekte ve iktidarı dışarıda da yalnızlaştırmaktadır.

 

‘Kılıç - fetih’ anlayışı, iktidar blokunun sembolü oldu

Siyasette semboller önemlidir. Son dönemde bilinçli olarak gündeme getirilen kılıç - fetih sembolleri, Osmanlı döneminin çağrışımlarını ve özlemlerini yansıtmaktadır. Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik sözler ve hilafet çağrıları da elbette tesadüfi değildir. Bunlar hep cumhuriyetle ve laiklikle hesaplaşmanın adımlarıdır.

Aslında bu adımlar, kutuplaştırma siyasetini tırmandırmak ve muhafazakâr - milliyetçi kesimleri iktidar çevresinde kilitlemek adına atılmaktadır. Ama bizce iktidarın kapsama, etkinlik ve hareket alanını daraltmaktadır.

İlginç olan, geçmişte Cumhuriyet ve Cumhuriyetin kurucusu konusunda duyarlılık sergileyen iktidar blokunun küçük ortağının, bütün bu olup bitenlere seyirci kalması hatta destek olmasıdır.

 

İktidar blokunda oyun tükenmez!

Hani halk arasında geçmişten günümüze yansıyan bir söz vardır; ‘Osmanlı’da oyun bitmez!’ denir. Bizim Osmanlı özentisi iktidar çevrelerinde de, o sözü ve dönemleri hatırlatırcasına ardı ardına siyasal oyunlar sergileniyor. En temel hedef de, muhalefetin birlikteliğinin dağıtılması ve dayanışmasının çözülmesi.

Muhalefetin ana gücünü oluşturan ‘Millet İttifakı’ dağıtılmak isteniyor. Bu amaçla, ittifak içindeki İyi Parti hedef seçiliyor. İyi Parti, Millet İttifakı’ndan koparılıp Cumhur İttifakı’na çekilmeye çalışılıyor, bu olmadığı takdirde üçüncü bir ittifak oluşması hedefleniyor.

İktidar blokunun küçük ortağının İyi Parti’ye yönelik ‘eve dön’ çağrılarını ve ‘evinden ayrılacağı söylenen’ Muharrem İnce’nin girişimlerinin iktidara yakın çevrelerce köpürtülmesini, bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor.

 

Muhalefet, birlikteliğini güçlendirmeli ve genişletmelidir

İktidar bloku oy kaybedip gücünü yitirdikçe, muhalefet kesimine daha çok yükleniyor. Bu yüklenmelerde özellikle HDP üzerinden İyi Parti’yi sıkıştırmaya çalışıyor. Bir yandan bunu yaparken, diğer yandan HDP’li seçmenlerin oylarını da kendine çekmek istiyor. Bize göre bu girişimlerden sonuç alınması çok zor. Gördüğümüz kadarıyla, bu iki muhalefet partisinin tabanı ve seçmeni de, farklı gerekçelerle iktidar blokuna karşı çok tavırlı.

Bir başka mesele; iktidar çevreleri, muhalefette yapay bir cumhurbaşkanı adaylığı sorunu ve çekişmesi yaratmayı hedefliyor. Gül ismini sürekli muhalefet blokunun adayı lanse etmeye çalışıyorlar. Böylece hem CHP’li seçmeni partisine karşı kızdırıyorlar, hem de İnce ve Kesici gibi isimleri kışkırtıyorlar. Oysa şu aşamada bu konunun tartışılması çok yersiz ve zamansızdır. Muhalefet bu oyunlara gelmemelidir.

Muhalefetin başarıya ulaşması, birlikteliğini güçlendirmesinden ve genişletmesinden geçmektedir. Ana muhalefet CHP’nin 37’nci Olağan Kurultayı ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımları, bu gerçeği ortaya koymuştur. Cumhuriyet ve demokrasi değerleri temelinde, çağdaş ve demokratik bir inşa programı ve bunun yol haritası ortaklaşa oluşturulmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test