Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

''Benci'' ile ''Bizci'' ; Quo Vadis?..

14.8.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Birincisi, Muharrem İnce durmadan konuşuyor, İkincisi, Rıfat Serdaroğlu durmadan yazıyor.

Birincisi “Ben” diyor, başka bir şey demiyor, İkincisi “Biz” diyor, ama bir türlü ortaya “Bizi” çıkaramıyor!..

Birincisi, “Parti kuruyor” havası yaratıp, aslında “olmayan ve olmayacak” bir “Muharrem İnce’yi Gündemde Tutma Partisi (MİGÜTUP)” ile gündemde kalıyor, İkincisi “Çoban Ateşi Hareketi (ÇAH)” adını verdiği hayali bir türlü “partiye dönüştüremediği için” gündem oluşturamıyor!..

Birincisi, “CHP’de kimseyi beğenmiyor”, İkincisi “Türk siyasetinde kimseyi” beğenmiyor!..

Birincisi, “Parti kurmak için değil, Cumhurbaşkanı olmak için varım” diyor; Allah göstermesin!..

İkincisi, “Ben hiçbir mevkie talip değilim” diyor, onca zamandır “Kurduk, kuruyoruz, kuracağız” dediği parti hâlâ ortada olmadığına göre, “olmayan bir şeyle zaten mevki talibinin de olmayacağını” hatırlamıyor!..

“Parti kuracak” sızmalarının “bilinen bazı gazetecilerin köşelerinde yayınlanması ile, “ülkenin onca sorunu arasında” birdenbire “gündemin başına yerleşen” Birincisi, “parti kurmanın turşu kurmak kadar kolay olmayacağını bilecek kadar” tecrübeli, ama “ilk günlerde bu hayalin manşetlere ve ekranlara çıkmasından” memnun!..

İkincisi, hem de “kendi siyasi mazisinde yapılan ve de ortak olduğu hata ve yanlışları” unutarak “en tepedeki” iktidar partisinden, en küçüğüne kadar ötekilerin hepsini, başta da muhalefet partileri olmak üzere “en ağır şekilde” kötüleye kötüleye bir hedefe ulaşacağını” sanıyor. Tuttuğu bu yolun, o partilere, liderlerine, yöneticilerine yıllardır oy veren milyonlarca vatandaş arasında “yazılarını okuyanlarca” en hafif niteleme ile “hoş görülmeyeceğini” anlayamayacak kadar “bunca yıllık tecrübesine” ihanet ediyor. Daha da kötüsü, “bu partilere oy veren vatandaşları” da fırçalayıp duruyor; “Sizler, her şeye müstahaksınız!..”

Birincisi, “Parti kuracak” palavrasının faydasını gördü; günlerdir hem de “hiç hak etmediği hâlde” gündemde, İkincisi “bir türlü kurulamayan” bir parti için, sadece “kendi yazıları ile gündemde kalmaya” ve hakkında yüzlerce dava açılması pahasına, “bir türlü ateşi görülmeyen Çoban Ateşi’nin tek kişilik cesur ordusu olarak” ayakta durmaya çabalıyor!..

Böyle bir zamanda “parti kurmak, onca ilde ve ilçede teşkilatlanmak, bina, masa, sandalye, kira, şu bu” bilmem ki kaç milyar lira ister, kaç “gönüllü adam” ister ve de “yaşamak için” daha neler neler ve ne kadar ister?..

Hele de iş “iktidara talip olarak seçimlere girmeye” gelirse; MİGÜTUP için tam bir hayal de, ÇAH için tablo, “Zor dostum zor”, hem de çok zor; Allah kolaylık versin!..

 

Sözün Özü

TÜİK’in enflasyonu bile yüzde 11’lerin üzerinde iken ve de “gerçek” enflasyonun yüzde 20’lerde olduğu bilinirken, vatandaşın bankadaki tasarruflarına yüzde 7 – 8 faiz vermeye devam edilmesinin “normal” sonuçlarına neden şaşırıyoruz ki; “milletin varsa tasarrufunu” Altına, Dolara, Avroya kaydırması ve de onların değerlerinin rekor üstüne rekor kırması sürpriz mi?

 

Okuyucunun Soruları

CHP neden hâlâ yüzde 25’de?

Okuyucum, 20 yıllık bu kıyaslamayı göndermiş ve soruyor; “Durum buyken, neden hâlâ CHP kamuoyu yoklamalarında yüzde 25’lerde dolaşıyor?..”

Değerli okuyucum; “Gandi stratejisi” güden bir Genel Başkana sahip olan CHP, ülkenin “çok daha büyük sorunlarıyla ilgileniyor”; bu da ne ki?

Not: Hindistan’ın bağımsızlık hareketinin lideri Gandi her durumda pasifizm ve gerçeği savundu. Kendi kendine yeterli olan bir aşram (Antik Hindistan’da orman içinde ya da dağda, bilgelerin dünyanın telaşından uzak, huzur içinde yaşadıkları yerlere verilen Sanskritçe isim) kurarak basit bir yaşam geçirdi. Çıkrık ile örülen geleneksel dhoti ve örtü gibi giysilerini kendisi yaptı. Önceleri vejetaryen iken sonraları yalnızca meyve ile beslenmeye başladı. Hem kişisel arınma hem de protesto amacıyla bazen bir ayı aşan oruçlar tuttu.

 

Erdem ve Politika

Tanrı insanlara akıl ve dil gibi iki hazine vermiştir. Akıl düşünmek, dil de söylemek içindir. Descartes’ın meşhur “Düşünüyorum o hâlde varım” ilkesi, “Düşünüyorum, o hâlde vurun” hâline getirilir, düşünme ve konuşma da yasaklanırsa, politika mezarlık olur. Ve yaşayan ölüler konuşamaz.

Ali Naili Erdem

 

CHP’de kadın devrimi!..

Daha düne kadar “CHP’den ihraç edilmiş iken”, zorlaya zorlaya partiye dönen ve de “Genel Başkan’ın listesini delerek parti meclisine de giren eski milletvekili Aylin Nazlıaka CHP Kadın Kolları Genel Başkanı seçildi. Hem de Genel Merkez’in adayı genel başkan Fatma Köse’yi 309 – 204 gibi farklı bir oyla geçerek!..

Kadın Kurultayı’na, Parti Kurultayı’nda olduğu gibi “gene” İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu damga vurdu.

“Tecrübeli” bir CHP’li arkadaşıma sordum; “Ne oluyor böyle?..”

Güldü; “Olan şu. Artık CHP’de herkes biliyor ki, Canan Kaftancıoğlu’ndan korkmayan taş olur!..”

 

 

İnternet’ten “esen” rüzgarlar!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test