Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Ek gümrük vergilerinin gerçek amaçları

3.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ekonomi yönetimi, son zamanlarda sürekli olarak çok sayıda ürünün ithalatında uygulanan gümrük vergileri oranlarını arttırmaktadır. Gerekçe, COVİD-19 salgınının Türk ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve yerli sanayinin artan ithalat baskısına karşı korunmasıdır. Ek gümrük vergisine tabi tutulacak ürün sayısının ileride arttırılması da söz konusudur.

Her ülke, serbest piyasa mekanizmasının tam olarak geçerli olduğu dönemlerde bile yerli sanayiini koruma ihtiyacını duymuştur. Uluslararası toplantıların hemen tamamında, korumacılığın ortadan kaldırılması konusunda mutabakat sağlanmış, bu amaçla Dünya Ticaret Örgütü’nün denetimi kabul edilmiş ancak uygulamada açık veya kapalı koruma önlemleri devam etmiştir. Bu tür korumalar, yasaklar, ithal izni alma zorunluluğu, gümrük vergileri oranlarının arttırılması, kotalar, sübvansiyon ve dampinge karşı ek vergiler, standart ve güvenlik gibi idari önlemler, kur politikaları ve çeşitli finansal tedbirler şeklinde uygulanmıştır ve bu uygulama devam da etmektedir. Türkiye, bu kez yerli sanayiini ek gümrük vergisi uygulaması ile korumaya çalışmaktadır.

Türkiye bu tür uygulamaları daha önce de yapmıştır. O dönemlerde TL aşırı değerlenmiş, ithalat daha cazip hale gelmiş, yerli üreticiler, ithalatçı konumuna geçmiş, yerli üretim gerilemiştir. Bu durumda, İster istemez bazı koruyucu önemler alınması gereği duyulmuştur. Elbette durum sonraları değişmiştir. Ülkemiz AB ile Gümrük Birliği ve Ortak Gümrük Tarifesi Anlaşmalarını imzalamış, Serbest Ticaret Anlaşmaları yapmış, dahilde işlemi rejimi ile ihracata yönelik ithalata gümrük vergisi uygulamamaya başlamıştır. Dış ticaretten doğan haksız rekabete karşı da koruyucu önlemler almıştır.

Ekonomi Yönetiminin son aldığı ek gümrük vergileri ile ilgili kararı değerlendirdiğimizde ortaya bazı farklı yaklaşımlar çıkmaktadır.

Sayıları binleri bulan ek gümrük vergisine tabi ürünlerin tümünün ülkemizde üretildiğini  bilmiyoruz. Ayrıca bu yerli üretimin, yeterli miktarda, uygun kalitede ve fiyatta üretilebildiği konusunda bir açıklama yoktur. Bu ürünleri ülkemize ihraç eden ülkelerin, varsa, ihracatımıza karşı bir önlem alıp almayacakları belli değildir. Yıllarca ithal malları ile üretim yapan yerli sanayinin, iç alıma dönmesi zaman alacak mıdır? Zamanlama oldukça ilginçtir. İthalatın ek gümrük vergileri ile kısıtlanmaya çalışıldığı dönem zaten ithalatın oldukça gerilediği bir döneme rastlamaktadır.  Eğer bu soruların hepsinin cevabı olumlu ise, hepimizin bu durumdan memnuniyet duyması gereklidir.

Piyasadaki genel kanı, bu önlemlerin yerli sanayii koruma yanında, döviz ihtiyacını azaltmaya ve bütçeye ek gelir elde etmeye yönelik olduğu şeklindedir. Gerçekten, Türkiye’nin döviz ihtiyacı özellikle salgın döneminde giderek artmıştır. Döviz rezervleri eski büyüklüğünde değildir. Dış piyasaların durgunluğu, ihracat kalemlerinin vazgeçilmez olmadığı ve dış politikada yaşanan bazı gelişmeler nedeniyle ihracat büyük ölçüde gerilemiştir.

 

Büyük umutlar bağladığımız turizm sektörü de yine salgın nedeniyle, beklediğini bulamayacak durumdadır. Yabancı yatırımcılar, ülkemizden çıkış eğilimindedir. Çıkışların kısa vadeli sermaye hareketleri yanında uzun vadeli yatırımlara da yönelmesi kaygı vericidir. Yılbaşından bu yana ülkeden çıkan sıcak para miktarı 11 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir. Doğrudan yabancı yatırım girişi ise kesilmiş gibidir. Yeterli güven ortamının, siyasal ve ekonomik istikrarın sağlanamadığı, hukuk düzeninin uygun olmadığı algısı dış dünyada hâkimdir. Bu algı olumluya dönüşmediği sürece, doğrudan yabancı yatırım girişlerinde ve hatta sıcak para dediğimiz kısa vadeli kaynak girişlerinde ciddi bir artış sağlanamayacak ya da kaynak girişleri çok daha yüksek maliyetli olacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Kasım 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Boris Johnson'ın, göreve geldiği 2019 aralık ayından bu yana ve özellikle pandemi boyunca, halkın gözüne girmek için elinden geleni yapmasına rağmen, etiğe aykırı kara...

Yazarlar
Website Security Test