Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

‘Dijital zamanlar’da, ‘kitap ve sinema kuşağı’ndan olmak

3.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bilmem sanatçı Bülent Ortaçgil’i sever misiniz; sevip de şarkılarını dinler misiniz? Doğrusu biz ailecek Ortaçgil’i hem sever, hem de şarkılarını sıkça dinleriz.

Ortaçgil’in müziğinde ve şarkılarında, kendi kuşağımızın yalınlığını, sadeliğini ve özlemlerini buluruz. Onun şarkıları ve müziği, bizim artık dinginliği, sakinliği arayan yüreğimize doğrusu iyi gelir…

Bütün bunları bize düşündürüp yazdıran, tam da pandemi günlerinde Cumhuriyet Pazar’da okuduğumuz, Bülent Ortaçgil ile yapılan bir röportaj oldu.

Röportajda ‘biz kitap ve film nesliyiz’ diyen Ortaçgil, bir bakıma bizim kuşağı tanımlıyor ve sesimiz, sözcümüz oluyordu… Son günlerde ‘z kuşağı muhabbeti’ de ortalığı sarınca, artık daha fazla ertelemeden bu konuyu işlemeliydik…

 

‘Radyo zamanı’ndan ‘dijital zamanlar’a

Bizim kuşağın şansı mı yoksa şansızlığı mı tartışılır, iletişim ve teknoloji alanında pek çok yeniliği ve değişimi ardı ardına yaşadık. Hem de çok süratli biçimde… Zaman zaman düşünürüm, artık hayatta olmayan büyüklerimiz, önceki kuşaklar, akıllı cep telefonundan internete, robotlardan dijitalleşmeye uzanan günümüz gerçekliğini görüp yaşasalardı, acaba nasıl karşılarlardı?

Böylesi zamanlarda belleğime ve yüreğime, Ege’nin taşrasında geçen çocukluk ve ilk gençlik yıllarım düşer… Üzüm hasadı için bağ kulelerine göçtüğümüz dönemin uzun ve sıcak yaz akşamlarında; gemici fenerinin ve lüks lambasının ışığında; gündüz bağ işlerinden yorulmuş rahmetli babam transistorlu radyonun kısa dalgasından Türkçe yayın yapan radyo istasyonlarını dinlerdi. Tabii en çok da ‘Bizim Radyo’yu… Değerli edebiyatçımız, düşün ve mücadele insanımız Fahri Erdinç’in, daha öykülerini ve kitaplarını okumadan, radyodan yükselen o davudi ve güçlü sesini, kulaklarımıza ve belleklerimize kazımıştık!..

Cumhuriyetle yaşıt olan ve ikinci dünya savaşı yıllarında 4 yıl askerlik yapan babam, dünyada ve ülkede olup biteni radyodan takip ederdi. Bir de ‘ajans’ dediği TRT’nin haber saatlerini hiç kaçırmazdı… Zaman ve saat ayarları, ajansın gonklarıyla yapılırdı… Biz çocuklar için de bağımızın önünden geçen uzun yol trenlerinin pencerelerinden atılan okunmuş gazeteler, önemli bir bilgilenme aracıydı. Trenler geçerken, ‘gaste, gaste’ diye bağrışarak, tren boyunca koştururduk…

Kuşaklar arası ilişkiler

Aslında bu konuyu irdelememize, Bülent Ortaçgil’in ‘kitap ve film nesliyiz’ sözleri kadar, son günlerde gündeme gelen ‘z kuşağı’ tartışmaları da neden oldu. Aynı zamanda günümüzün iletişim gerçekliğini yeniden düşünmemizi ve kuşaklar arası ilişkileri tartışmamızı körükledi.

Her toplumsal dönemin ve kuşağın, kendine has öne çıkan ekonomik, sosyal ve siyasal değerleri var. Tıpkı her dönemin temel iletişim ve teknolojik aygıtları, alışkanlıkları olduğu gibi…

Önemli olan zamanın ve hayatın doğal akışı içinde şekillenip biçimlenen bu toplumsal değerleri, birbiri ile çatıştırmak değil, buluşturmak… Ve buradan, yaşanan döneme koşut yeni sinerjiler oluşturmak… Tabii her daim iyiden, doğrudan ve haklıdan yana…

 

Günümüzün gerçekleri ve ‘z kuşağı’

‘Devinim’ dediğimiz hayatın o durdurulamaz akışı, ister istemez ekonomik, sosyal ve toplumsal yaşamı farklılaştırıyor. Her gün hayatımıza yeni teknolojiler, aygıtlar, buluşlar katılıyor. Toplumsal ve sınıfsal ilişkiler değişiyor, sosyal hayat farklılaşıyor. Hayatın pek çok alanı gibi, siyaset alanı da bu gelişmelerden alabildiğine etkileniyor. Bu yazının konusu elbette derin ekonomik ve politik tahliller yapmak değil. Yalnızca ‘kitap ve sinema kuşağı’ndan olup da, günümüzde ‘dijital zamanlar’ı yaşayanların konumuna ve durumuna dikkat çekmek.

2000’li yıllarda doğanlar ‘z kuşağı’ olarak adlandırılıyor. Üstelik bu kuşak, 18 yıldır ülkemizi yöneten siyasal anlayışın ve kadroların dışında, farklı bir yönetimle tanışmadı. Oysa ‘dijital zamanların çocukları’ olarak da adlandırılan bu kuşağın kendine has yaklaşımları ve beklentileri var. Sosyal medyaya dokunulması en çok bu kesimi rahatsız eder.

2023’te 7 milyona yakın yeni seçmenin oy kullanacağını bilmek ve siyasal yaşamın yeni toplumsal dinamiklerini buna koşut olarak gerçekleştirmek gerekiyor. Bizcileyin, ‘dijital zamanlar’da ‘kitap ve sinema kuşağı’ndan olanlara da, bu gerçekleri seslendirmek düşüyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

ibrahim Yüncü

07.07.2020 - 13:59
Şakir beyciğim, tüm kuşakların içinde sanırım biziz en şanslı olan. Babalarımız savaşın çocukları idi, göç ile geldiler Anadolu'ya. Cefa çektiler Cumhuriyet kurdular sefasını uzun zaman biz sürdük. En büyük yazarlar, güfte ve beste yapanlar bizim ve bir önceki kuşakta yaşadılar. Sabahhattin Ali, Nazım gibi daha bir çoğunun eserlerini okurken sadece okumadık onlar ile özel hayatları ile empati kurabildik... Çok şanslıyız çok... Yazınız ne güzel, nerelere taşıdı beni. Çok teşekkürler.
Diğer Yazarlar

Ankara bir diş hekimi ile hamile karısı, iddiaya göre Muğla'nın Fethiye ilçesine giderken yolda darp edildi. Hamile kadının düşük riskinin olduğu belirtildi.

Günlük Burç Yorumları Aşk 5 Ağustos 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 4 Ağustos 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 3 Ağustos 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Ağustos 2020 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Ağustos ayında burçları neler bekliyor? Burçların ağustos ayı aşk hayatları.

Geçtiğimiz hafta ibadete açılan ve ilk Cuma namazı kılınan Ayasofya'da halıya uzanıp selfie çeken adam sosyal medyanın gündemine oturdu.

Günlük Burç Yorumları Aşk 31 Temmuz 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test