Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Maske ve açıklık rejimi

19.6.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Aylardır korona ile uğraşıyoruz. Böyle giderse mücadeleye uzunca bir süre daha devam edeceğimiz anlaşılıyor.

Maskeye uyan yok, mesafeye uyan yok, uyarılara kulak asan yok. Sanki böylesine ciddi bir salgının tehdidinde değiliz. Millet cadde ve sokaklarda üst üste, coronadan öncesini yaşıyoruz sanki. Önlemlerin kademeli olarak kalkışını, biz normale döndük diye anladık. Oysa devlet, otokontrolü bize bıraktı. Herkes kendisinden sorumlu olacak ve maske-mesafe önlemlerini ihmal etmeyecek. En büyük sermayemiz cehalet olunca, çoğumuz aldırmadık önlemlere. Bildiğimiz gibi hareket ettik. Şimdi bunun bedelini ödeyeceğiz galiba.

Maske işini de tam beceremiyoruz. Devletin uyarılarına kulak asanların bazıları, maskeyi küpe gibi sallandırıyorlar kulaklarında. Bir kısmı ise ya çenesinin altında tutuyorlar ya da sadece ağızlarını örtüp, burunlarını dışarıda bırakıyorlar. Ne o maskeniz var mı, var işte. Var işte diyenlerin hepsi bilmeli ki kuralına göre kullanılmayan maskeler hiçbir fayda sağlamaz. Ayrıca restoran personeli de, garsonlar filan da doğru kullanmıyorlar maskelerini. Bu maskelerin nasıl doğru kullanılacağını, birileri anlatmalı millete. Televizyonlarda kamu spotları olarak gösterilmeli.

Hoş yazlık bölgelerde, sayfiye yerlerinde maske takmak da kolay değil. Boğuluyor insanlar, nefes almakta zorlanıyorlar. Ama yapacak bir şey de yok. Ya bu maskeyi takacaksın ya da coronaya bir yerde yakalanacaksın. İhmal ve dikkatsizliğin affı yok çünkü.

Hepimiz korona ile uğraşırken, bizi yönetenlerin talihsiz açıklamalarıyla da karşılaşıyoruz. Şu ekonomimizin büyümesi lafları, işsizliğin azalması iddiaları milleti eğlendirmek için söyleniyor olmalı. Öyle ya, ekonomimizdeki kötü gidişe corona da çok sert bir darbe vurunca iyice hırpalandık. Böyle bir ortamda ekonomide büyümeden bahsetmek, ancak mizah sevgisinden kaynaklanabilir. Hele işsiz miktarının azaldığını iddia etmek, Cem Yılmaz’a iyi bir malzeme olabilir.

Keşke bizi yönetenlerin müjdeleri gerçek olsa. Ekonomi gerçekten büyüse, işsizlik azalsa çok seviniriz. Ama içinde bulunduğumuz şartlarda bunlardan bahsetmek, siyahı beyaz göstermekle eşdeğerdedir. İktidar yandaşları buna inanabilir ve alkış tutabilir ama nereye kadar? Onlar da kötüye giden ekonomiden paylarını almayacaklar mı sonuçta?

Devletin istatistik kurumuna güven kalmadı. Gözün gördüğünü, aklın kabul ettiğini tersine çevirmekte çok mahir. Bu kadar maharet yeterli görülmemiş olmalı ki, bir gecede 10 civarında müdürü görevden aldılar ve yerlerine (liyakat değil sadakat ) ölçülerine uygun yenilerini atadılar. Bunlar doğru işler değil. Millete doğruları söylemek lazım. Doğruları söylemekten korkmamalıyız. Bütün dünyada coronanın tokadını yiyip kötüye giden ekonomi, Türkiye’de nasıl iyiye gidebilir, nasıl büyüyebilir? Buna çocukları bile inandırmayız.

Tarihte görülmemiş bir israf sonucu paramız suyunu çekti. Merkez bankasındaki ihtiyat akçelerini bile yedik. Corona nedeniyle 3 aydır doğru dürüst vergi toplayamıyoruz. 35 milyar dolardan fazla turizm gelirimiz de yok oldu. Katar’dan aldığımız 10 milyar dolar ve devamlı bastığımız parayla, bu değirmenin suyunu sağlıklı bir şekilde nasıl akıtacağız? Bilen varsa beri gelsin. Bilenlere de sormuyorlar zaten. Ne oluyor ne bitiyor memlekette hepimizin meçhulü.

Bugünün Türkiye’sinde demokrasiden kolay bahsedemeyiz. Açıklık rejiminin yerini, kapalı bir model aldı. Benden sonrası tufan diyen bir mali zihniyetle karşı karşıyayız. Hesap vermeyen bir yönetim olamaz olmamalı. İhaleler nasıl veriliyor, devlete kimler alınıyor, nerelere yeni kadrolar ihdas ediliyor, bunlara ihtiyaç var mı yok mu? 450 bin öğretmen 3000 liraya atama beklerken, biz 4500 lira maaşla 20 bin bekçi atıyoruz. Türkiye’nin neye ihtiyacı var, eskiden devlet planlama teşkilatına sorulurdu, buranın onayı olmadan tek bir çivi bile çakılamazdı. Şimdi öyle değil, aklımıza estiği gibi yönetiyoruz ülkeyi, aklımıza eseni rahatça yapıyoruz. Acaba doğru mu yapıyoruz?

Hiçbir iktidar ülkeyi kötü yönetmek istemez. Kendince bildiği iyiler ve doğrular vardır. Bunlara seçim beyannamesinde yer verir, milletten oy ister, alırsa iktidar olur. Bugünkü iktidar da böyle geldi ama seçim beyannamesinde yazanları değil, yazmayanları yapıp duruyor. Bunun hesabını da, bir dahaki seçime kadar hiç kimse soramıyor. Bana göre doğru bir yönetim modeli ve anlayışı değil bu.

Türkiye bugün zor durumda. Bu zorluktan elbirliğiyle, iş ve gönül birliğiyle, ortak akılla çıkabiliriz. Bunun için konuşmak lazım. Liderlerin bir araya gelmesi, başta ekonomi olmak üzere tüm sorunları bir masaya yatırması ve ortak bir çözüm ameliyatıyla Türkiye’yi sağlığına kavuşturması lazım.

Ortalığı germekten, farklı düşünenleri hain olarak damgalamaktan vazgeçmeliyiz. HDP teröristlerin uzantısı olan bir partidir diyoruz. Hoş onlar da bizim PKK ile bir ilişiğimiz yok demiyor. O zaman devamlı suçlamak ve onlara saldırmak yerine, Anayasa Mahkemesinde dava açtırabilir ve bu partiyi kapattırabilirler. Ama yapmıyorlar, çünkü kendi partileri de dini siyasete alet ederek, Anayasayı devamlı ihlal ettiklerinden kapanma tehlikesi yaşayabilirler. Bu yüzden ne şiş yansın ne kebap politikası uyguluyorlar. Samimi olmak lazım. Açık konuşmak lazım. Anayasa ve yasalara sımsıkı bağlı bir şekilde ülkeyi yönetmek lazım. Bu çizgide buluşamaz ve birleşemezsek, geleceğin güzel Türkiye’sinden bahsedemeyiz. Düşmanlıkla, kin ve garezle, ötekileştirmekle bir yere varamayız. Bunu artık iyice bilmemiz ve bellememiz lazım.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

YouTuber Enes Batur, Instagram hesabı üzerinden bir çekiliş yapmıştı. Birçok pahalı hediyenin havada uçuştuğu çekilişte ödüllerden biri olan Audi A3 marka otomobilin s...

Ordu'nun Fatsa ilçesinde erkek arkadaşı olduğu söylenen kişi tarafından yakılarak öldürülen Merve Yeşiltaş, sosyal medyanın gündeminde.

Günlük Burç Yorumları Aşk 12 Ağustos 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 11 Ağustos 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 10 Ağustos 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test