Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kantarın topu…

5.6.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bilmem farkında mısınız?

65 yaş üstü vatandaşlara uygulanan ucu açık sokağa çıkma yasağında artık kantarın topu kaçmaya başladı.

Covid-19 salgını başlangıcında, salgını önleme-aslında yavaşlatmak amaçlı- tedbirler alınmıştı. Bu tedbirlerden biri de, risk grubu olarak görülen 65 yaş üstü vatandaşların sokağa çıkmasının yasaklanmasıydı.

Salgının başlangıcında gerçek amacın, sağlık sisteminin çökmemesi, hastanelerin var olan kapasitesinin çalışan genç nüfusa kullandırılması aşikâr olan bu yasaklamayı anlamak belki mümkündü…

Aradan aylar geçti... Bilim Kurulu'nun ve siyasetin hedeflediği şekilde salgınla ilgili rakamlar kontrol altında tutuldu. Yapılan testlerden anlaşılıyor ki vaka sayıları ve ölüm sayıları da gittikçe düşmekte… Bu demektir ki uygulanan programda başarılı olundu.

Bu ülkenin vatandaşları olarak, emeği geçen bütün sağlık çalışanlarına özellikle de Sağlık Bakanı'na müteşekkiriz…

Haziran ayı başından itibaren de salgını önleme amaçlı alınan tedbirler münavebeli olarak kaldırılmaya başlandı.

Sağlık Bakanı'nın söylediği gibi elbette henüz tehlike geçmiş değil. Elbette kontrollü bir yaşam sürdürmek zorundayız. Dışarıya çıktığımızda maske takıp, sosyal mesafeyi korumak, hijyen kurallarına dikkat etmek zorundayız...

Diğer yandan hükûmetin ülke ekonomisinin daha fazla zarar görmesini engellemek gibi bir görevi ve zorunluluğu da olduğu aşikârdır. Kontrollü de olsa yavaş yavaş normal hayata geçilmesi gerekir ki, ekonominin çarkları dönmeye başlasın.

Bütün bunların yanında hükümet, 65 yaş üstü vatandaşlara uygulanan sokağa çıkma yasağının da, gün geçtikçe bir cezalandırmaya dönüştüğünü görmelidir

Salgınla ilgili alınan tedbirler birer birer kaldırılırken, aynı tedbirler arasında olan,65 yaş üstündekilerin hâlâ evde mahkûm kalması, gittikçe bir ayrımcılığa ve Temel İnsan Hakları sorununa dönüşmektedir. Evlerden sosyal medyaya yükselen,  "Hayat eve sığmıyor, tedbire evet, yasaklara hayır!" çığlıkları artık duyulmalıdır.

Yasalara saygılı, vergisini ödeyen, birçoğunun hayatın içinde hala aktif çalıştığı, sayıları yaklaşık sekiz milyonu bulan bu 65 yaş üstü vatandaşlara reva görülen ev hapsi, bir cezalandırmadır. Sokağa çıkmak yasak! Bankaya gitmek yasak! Bank otomattan para çekmek yasak! Kapısının önündeki arabasına binip, kıyı kasabalarının birindeki evine gidip gelmesi yasak! Alış-veriş etmesi yasak!

Her cümlenizin başında "Başımızın tacı" dediğiniz büyüklerinize reva gördüğünüz yaşam bu mu? "Ört ki ölem!" misali bir yaşam! Yaşlıların bir tek ayaklarına elektronik prangalar takılmadığı kaldı! Suçları ne? 65 yaş üstünde olmak mı?

Anayasamızın 13. Maddesi 'ne göre; temel hak ve özgürlükler, Anayasa'da gösterilen nedenlerle demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkelerine uygun olarak, kanunla sınırlandırılabilir.

Buna göre,  Covid-19 salgını dolayısıyla Anayasal güvence altındaki Temel İnsan Hakları'na getirilen her türlü kısıtlamalar da, bu ilkelere uygun olmak zorundadır.

Yasama hakkı en birincil haklarımızdan biridir. Maddi ve manevi varlığımızı koruma ve geliştirme hakkı, yerleşme ve seyahat hürriyeti, ibadet hürriyeti,   vatandaşlar için büyük öneme haizdir. Anayasa'mızın 17, 23 ve 24.maddeleri bu haklara sınırlama getirse de, alınan tedbirler yukarıda yazdiğımiz gibi zorunlu ve ölçülü olmak zorundadır.  Kısıtlamaların zorunlu ve ölçülü olmaması halinde sürdürülmesi,  bir temel hak ihlaline dönüşür. Dinamik bir seyir takip eden Covid-19 salgını esnasında, özgürlüklere getirilen bu kısıtlamaların zorunlu ve ölçülü olup olmadığı sürekli gözden geçirilmelidir ve bunun paralelinde ölçülü olmayan tedbirler uygulamadan kaldırılmalıdır. Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ve Anayasa Mahkememizin yerleşik içtihatları mevcuttur.

Kısacası başlangıçta  "Ölçülü" olan bir kısıtlama, şartların değişmesi ile ölçüsüz bir hale gelebilir. Bu acıdan var olan durum değerlendirildiğinde temel haklar açısından ciddi bir sorun ortaya çıktığı açıkça görülmektedir…

Aylarca evde kaldığı için, virüsle tanışmamış bu yaş grubunun dışarı çıktığında başkalarına bulaştırma riski sıfırdır… Kendilerinin virüsü kapması ve başkalarına bulaştırması da  - gerekli tedbirleri aldıktan sonra- tıpkı diğer yaştaki vatandaşlar gibi, küçük bir olasılıktır.

Hele bir de ayni yaş grubunda olup da çalışan işyeri sahipleri ve esnafa yasağın kaldırılması ve aynı yaştaki toplumun diğer kesimine yasakların uygulanmaya devam etmesi ile tamamen bir çelişki yaratılmış olduğu ortadadır.

Güvenlik ve özgürlükler konusunda olduğu gibi, sağlık- temel haklar konusunda da denge iyi kurulmalı, “ölçülülük " ilkesi korunmalıdır.

Bilim Kurulu'nun tıbben salgın riskinin seyri ile ilgili bilgi vermenin dışında bir seçeneği olmamalıdır.

Tıpkı ekonominin korunması zorunluluğu gibi, vatandaşların Temel Hak ve Özgürlükleri'nin korunması zorunluluğu da siyasi iradenin görevidir. Demokrasilerde hesap sorma görevinin vatandaşlara, hesap verme görevinin de hükümetlere verildiği unutulmamalıdır.

Kantarın topunu daha fazla kaçırmadan bu yasaklara son verilmesi en doğrusudur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Kasım 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Boris Johnson'ın, göreve geldiği 2019 aralık ayından bu yana ve özellikle pandemi boyunca, halkın gözüne girmek için elinden geleni yapmasına rağmen, etiğe aykırı kara...

Yazarlar
Website Security Test