Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Terörle mücadele asla siyasi malzeme yapılmamalıdır

16.5.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Dört bir yanımız vatanımızın bütünlüğünü, milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan iç ve dış çıkar odakları tarafından kuşatılmışken, vatandaşımız; doğruluğu teyit edilmemiş, kanıtları ortaya konulmamış ve büyük olasılıkla hiçbir zaman kanıtlanamayacak iddialarla oyalanmaktadır. Tartışmaların milli birliğimize etkisi ve geleceğimizi nasıl şekillendireceği hiç hesap edilmemektedir. Ülkemizde bir darbe hevesinin, darbe hazırlığının olup olmadığı tartışılırken birileri ortaya çıkıp komşularını listelediğinden, kafa kesmekten, kan akıtmaktan, adam öldürmekten bahsetmekte, nereden, nasıl temin edildiği belli olmayan otomatik silahlarla, mermilerle, palalarla, baltalarla boy boy fotoğrafını hiç çekinmeden, uluorta sergilemektedir. Bu eylemler bazıları tarafından ciddiye alınmayabilir ama ben ve benim gibi düşünen insanlarda endişe yaratmaktadır. Çünkü hemen sınırımızda, Irak ve Suriye’de aynı zihniyetteki radikal İslamcı terör örgütleri yuvalanmıştır. Ülkemizde resmi rakamlara göre yaklaşık dört milyon civarında Suriyeli geçici sığınmacı yaşamaktadır ve bunlardan bir kısmının radikal İslamcı örgütlerle irtibatlı olmaları kuvvetle muhtemeldir. Bölgemizde siyasal İslamcılığın, tarikat ve cemaatleşmenin hızla yayıldığı da düşünüldüğünde, radikal İslamcıların vatandaşlarımız içinde örgütlenmiş olması ihtimali de bulunmaktadır.

Son zamanda Suriye’de Rusya ile ilişkilerimizde zayıflama, ABD ile ilişkilerimizin geliştirilmeye çalışıldığı dikkat çekmektedir. 5 Mart’ta Moskova’da Rusya ile imzaladığımız mutabakata göre İdlib’deki radikal muhalif gruplarla mücadeleyi hükümetimiz üslenmiştir. Yola ABD ile devam edilmesi halinde bu taahhüt yerine getirilebilecek midir? Yerine getirilemezse Suriye ordusunun Rusya ile birlikte bu radikal muhaliflerin üzerine gitmesi sürpriz olmayacaktır. Bu da yeni bir göç dalgası yaratacak, bu defa başka kaçacak yeri olmayan silahlı radikaller de ülkemize sığınmaya kalkacaklardır. Bunun da göz önünde bulundurulması ve hesaba katılması gerekmektedir.

1980’li yıllarda devlet adamlarımızın “üç-beş çapulcu” diyerek hafife aldığı PKK’nın 40 yıldır verdiği zarar ve arkasındaki emperyalist destek düşünüldüğünde, içinde bulunduğumuz koşullarda IŞİD’e özgü yöntemlerle tehditler savuranların endişe yaratmaması mümkün değildir. Tepkiyi ölçmek için sahaya önce piyonlar sürülür. Bu piyonlar “davaya heyecanla bağlı veya davadan çıkar bekleyen, ilk dalgada feda edilecekler” arasından seçilir. Bence bu tehditlerin gerçekleşme ihtimali çok düşük bile olsa üzerine gidilmeli, ilişkileri ve irtibatları araştırılmalı, niyet ve maksatları ortaya çıkarılmalı ve yaptırım uygulanmalıdır. Böyle tehditler karşısında vatandaşlarımızda oluşan tepki ve “meydanı bunlara bırakmayız” tarzındaki düşünceler de toplumumuzun geldiği nokta açısından endişemizi katlamakta, pusuda bekleyenlerin bir iç çatışmayı körükleyebileceği korkusu yaratmaktadır.

Pusuda bekleyenlerden birisi de PKK denen bölücü terör örgütüdür. Bilindiği gibi siyasi partiler sık sık HDP’nin PKK ile arasına mesafe koyması gerektiğini söylemektedirler. HDP ise PKK ile ilişkisi olup olmadığı konusunda açıklama yapmamakta, PKK aleyhinde konuşamamaktadır. HDP’li Sırrı Süreyya Önder; İYİ Parti’nin geçen yıl yerel seçimlerden önce kendilerine aracı gönderdiği iddiasını ortaya atmıştır. Bu iddia İYİ parti tarafından sert ve kesin bir dille yalanlandığı halde ne iddia sahibinden ne de bir başka HDP’liden iddiayı ispatlayacak bir açıklama gelmemiştir. Buna rağmen darbe tartışmaları bitmeden bir de İYİ Parti üzerinden bir polemik başlatılmıştır. İYİ Parti’yi suçlayanlar; iddiayı mutlak doğru olarak kabul etmişler, vatandaşımızı da buna ikna etmeye çalışmışlardır. Sonuçta HDP Eş Başkanı Mithat Sancar, her ne kadar Sırrı Bey’i savunmaya kalksa da seçimlerden önce bir fikir alışverişi olmadığını itiraf etmek zorunda kalmıştır. Ulusumuzun, devletimizin ve siyasi partilerimizin itibarlarını korumak için böyle algı yönlendirme çabalarına tevessül edilmemeli, doğruluğu kanıtlanmamış iddialar üzerinden tartışma yaratılmamalıdır.

Bu tür tartışmalar terör örgütlerinin gündemde kalmasına, varlığını meşrulaştırmasına hizmet edecek, terör destekçilerine koz verecektir. Yani sadece terör örgütlerine yarayacaktır. Terörle mücadele asla siyasi malzeme yapılmamalıdır. Huzur ve güvenliğimizi hedef alan kim olursa olsun aynı kararlılıkla üzerine gidilmediği taktirde sorunlarımız daha da derinleşecektir. İhtiyacımız olan güvenilir siyasi ortam ve güvenilir bir devlet sistemidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 15 Temmuz 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 14 Temmuz 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 13 Temmuz 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test