Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Önce virüs, sonra kriz

1.5.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Dünya çapında tüm liderler, Covid-19’a verilen mücadeleden bir “savaş”mışçasına söz ediyor. Haksız da sayılmazlar.

Gelişmiş ülkelerde dahil, satın alma ve “alabilme” seviyesi 1945’den bu yana bu denli düşmemişti. Ekonomiler birer birer çökerken, hükümetler vatandaşlarına hayatlarını karantina süresince idame ettirebilmeleri için milyonlarca çek yazmakta. Vatandaşlara yardım yapılırken, fabrikalar, mağazalar ve ofislerin kapalı olmasından dolayı vergi gelirinin hızla düşmesiyle hükümetler dış borçlanmaya gitmekte. Virüsün ne kadar süreceği belli olmasa da kesin olan bir şey var: o da Covid-19 krizi atlatıldıktan sonra bile, bu sürecin sonuçlarını daha uzun süre yaşıyor olacağımız.

IMF’nin tahminleri yaşanacak en geniş çaplı krize işaret ediyor

Kamu maliyesinde hayret ettirici bir düşüş ve bozulma yaşanıyor. ABD hükümeti geçen yıla oranla gayri safi yurtiçi hasılada %15 düşüş beklediğini açıklamıştı, fakat bu oran hızla yükselmekte. IMF gelişmiş ülkelerde, brüt hükümet borcunun 6 trilyon dolardan bu yıl sonuna kadar 66 trilyon dolara çıkacağı ve GSYİH’nin %105’ten %122’ye yükseleceği öngörüsünde bulundu. Bu rakamlar bügüne dek yaşanan bütün finansal krizlerde görülen tablolardan bile daha vahim. Eğer karantina süreçleri uzarsa, virüsün ekonomiye etkisinin daha da fazla olacağı kuşkusuz. Bu denli borçlarla başa çıkmak ise Batı dünyasının sırtına yıllarca yük olacaktır.

İktisatta çok az konu, hükümet borçlanmasından daha “vahim” olarak nitelendirilir. Bir ülkenin kamu borcu, bireysel kredi kartı bakiyesine benzemez. Ulusal borç vatandaşlara ait olduğu takdirde, bir ülke kendisine borçlanmış olur. Borç yüksek olabilir, ancak önemli olan hizmet maliyetidir ve faiz oranları düşük olduğu sürece hizmet bedeli yükselmez. 2019 yılında Amerika GSYİH’sinin yalnızca %1.8’ini borç faizine harcamıştı (20 yıl öncesinden daha az bir miktardı bu). Yine 2019’da, Japonya’nın brüt kamu borcu GSYİH'sinin neredeyse %240'ıydı, ancak bunun sürdürülemeyecek ölçülerde olduğu çok açıktı.

Ekonomiye yapılan mali destek yetersiz kalmamalı

Kendi paralarını basan ülkelerin merkez bankaları, tıpkı son haftalarda benzeri görülmemiş bir ölçekte olduğu gibi, tahvil satın alarak faiz oranlarını düşük tutabilirler, (örneğin ABD Merkez Bankası faizleri düşük tutma adına beş hafta içinde yılda ihraç edilenden daha fazla Hazine bonosu satın aldı). Bunun yanı sıra, enflasyon riskinin petrol fiyatlarında yaşanan düşüşle de ortadan kalkmasıyla, ülkelerin dış borçlanması sonucu yaşanacak enflasyon korkusu ortadan kalkmış oldu. Buna rağmen çoğu iktisatçı, hükümetlerin düşüncesizce borçlanmasından çok, kamu borcunu yükseltme korkusuyla mantıksız bir korkuya kapılarak borçlanmamasından endişe ediyor. Ekonomistler, bu süreçte eğer ekonomiye yeterli mali destekte bulunulmazsa, virüsün ekonomiye etkisinin daha büyük olacağı vurgusunu yapmakta.

Olası bir borç krizinde tek koz ABD’nin

Her ne kadar günümüzde borçlanma en mantıklı çözüm gibi gözükse de, yıllarca plansız bir şekilde dış borçlanmayı sürdürmek uzun vadede ekonomiyi kötü etkileyecektir. Amerika’nın olası bir borç krizi için en büyük dayanağı ve güvencesi uluslararası rezerv para biriminin dolar olmasıdır. Doların rezerv para birimi olması ABD tahvillerini daima yabancı yatırımcılara çekici kılar. Fakat diğer ekonomik olarak gelişmiş ülkelerin böyle bir lüksü olmadığından, dikkatli olmaları ve uzun vadeli plan yapmaları gerekmekte. Örneğin, İtalya’nın artan dış borcu ve devam eden Euro bölgesi üyeliği, İtalya’yı Avrupa Merkez Bankası’nın tahvillerini satın almayı bırakması olasılığına karşı mali panik tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor.

İyi haber ise, piyasalar oranların daha uzun bir süre düşük kalacağına işaret ediyor. Fakat Coronavirüsü ile ilgili halen az bilgiye sahip olunması ve etkilerinin ne kadar süreceğinin belirsiz olmasından ötürü, yatırımcılar önünü göremiyor ve uzun vadeli yatırım yapmaktan çekiniyor. Ekonomistler virüs sona erdiğinde, pandemi tarafından harap edilen tedarik zincirlerine karşı bir talep patlamasıyla fiyat ve faiz oranı sarmalının başlayabileceğinden endişe ediyor.

Pandeminin ne kadar süreceği meçhul, ekonomiye olacak etkileri, boyutu ve süreci ise kendisinden daha belirsiz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Atatürk videolarına yorum yapan Jandarma Astsubay Rafi Ceran, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ''İngiliz Ajanı'' diyerek sosyal medyada tepkilerin odağı oldu.

Ozan Güven ve bir süredir birlikte olduğu sosyal medya uzmanı Deniz Bulutsuz arasında yaşandığı iddia edilen şiddet olayları sosyal medyanın gündeminde. Ozan Güven iki...

Günlük Burç Yorumları Aşk 3 Temmuz 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sosyal medyayla ilgili yaptığı açıklamaların ardından Twitter'da ''#SosyalMedyamaDOKUNMA'' etiketi Türk...

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Temmuz 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Temmuz 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Yeni ay Temmuz'da burçları n aşk hayatını neler bekliyor?

Instagram'da @tavşanız kullanıcı isimli bir hesap, Android cihazlardan söz konusu hesabın profiline tıkladığınızda uygulamanın hata vermesine neden oluyor. Instagram k...

Yazarlar
Website Security Test