Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Suriye Müslüman ülkelerin çatışma alanına dönüşebilir

22.4.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Emekli Albay Soner Aydın, Suriye'deki son durumu değerlendiren bir yazı kaleme aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 20 Nisan’daki kabine toplantısının ardından yaptığı konuşmasında; “Korona virüs salgınını fırsata çeviren Suriye rejiminin İdlib'deki saldırganlığını görüyoruz. Türkiye, rejimin saldırganlığına geçit vermeyecektir. Ateşkesi ihlal eden rejim böyle devam etmesi halinde çok ağır kayıplarla bunun bedelini ödeyecektir. İdlib'deki ateşkes iklimini bozmak için provakatif eylemler düzenleyen karanlık odaklara müsamaha göstermeyeceğiz. Türkiye kararlı duruşuyla Akdeniz'deki tüm oyunları bozmayı kararlılıkla sürdürecektir” şeklinde ifadeler kullanmıştı. Son zamanlarda basınımızda korona salgınından başka haber ve yoruma yer verilmemesi nedeniyle bu açıklamanın üzerinde hiç durulmadı. Cumhurbaşkanı’nı Rusya ile ateşkes mutabakatının imzalandığı 5 Mart öncesi söylemlerine döndüren gelişmelerin neler olduğuna bakıldığında, Suriye’deki tablonun giderek daha da ağırlaştığını görmekteyiz.

Basında Suriye İnsan Hakları Gözlemevine dayandırılan haber ve yorumlara göre Türkiye 5 Mart’tan bu yana İdlib’e üç bine yakın sayıda asker sevk etmiş ve bölgedeki gözlem noktası sayısını 59’a çıkarmıştır. Böylece İdlib ve Halep bölgesindeki asker sayımızın 10 bini geçtiği söylenmektedir. Buna karşılık ateşkes mutabakatının üzerinden henüz bir buçuk ay geçmişken Suriye rejim güçleri İdlib’deki bazı hedeflere top ve havan saldırıları düzenleyerek ateşkesi ihlal etmektedir. Mutabakattan arzu edilen sonucun bu kadar kısa sürede alınması mümkün değilken, Suriye’nin ateşkesi bozma girişimleri bölgede yeni birtakım planlar yapıldığına yorumlanabilir. Nitekim aynı süreçte Anadolu Ajansı’nın sitesinde; “Türkiye’ye karşı cephe alan Suudi Arabistan-Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)-Mısır üçlüsü Suriye politikasını değiştirerek, Şam yönetimiyle diplomatik ilişki kurmayı, silahlı grupları örgütleyerek bunları tek bir cephe halinde Türkiye’ye karşı harekete geçirmeyi hedefliyor” şeklinde bir haber yer almıştır. Bu üç ülkenin Suriye ile yakınlaşma girişimleri 5 Mart’tan önce diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edilmesi şeklinde ifade edilmekteydi. Ancak son gelişmeler Türkiye’ye karşı bir askeri iş birliğinin kurulmakta olduğunu göstermektedir.

Suriye’de bu gelişmeler yaşanırken yabancı basında, ismi açıklanmayan bir hükümet yetkilisinin Nisan ayında aktif hale getireceğimizi duyurduğumuz S-400 füze savunma sisteminin kurulumunun korona salgını nedeniyle ertelendiğini açıkladığı haberi yer almıştır. Hemen ardından ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus’un; “Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemini satın almasına şiddetle karşı çıktıklarını” söylediği, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve üst düzey yetkililerinin, bu konudaki tutumumuzu anladığından eminiz” ifadesini kullandığı haberi yine yabancı basında yer almıştır. Korona salgını devam ederken Suriye’ye binlerce asker, yüzlerce araç, silah ve mühimmat göndermekteyiz ama aynı salgın gerekçesiyle Ankara’da konuşlandırdığımız S-400 füze savunma sistemini aktif etmekten kaçınıyoruz. Ben bu durumdan; Türkiye’nin ABD dayatmalarına karşı koyamadığı, bölgedeki ilişkilerin yeniden şekillenmekte olduğu, Türkiye’nin gün geçtikçe daha da yalnızlaştığı yorumunu çıkarmanın yanlış olmayacağını değerlendirmekteyim.

ABD ve Rusya şimdilik sessizdir ve durumu dışarıdan idare etmekte oldukları izlenimi vermektedirler. ABD’nin gün geçtikçe Suriye’deki etkisini kaybetmekte olduğu, Türkiye’yi yanında tutmaya çalıştığı, muhalif radikal unsurların zarar görmesini istemediği, Rusya’nın ise Suudi Arabistan-BAE-Mısır üçlüsünü yanına çektiği görülmektedir. Bu gelişmelerle birlikte son yıllarda Siyasal İslamcı kutuplaşmanın yaygınlaşması da düşünüldüğünde, Suriye’nin Müslüman ülkelerin ve radikal İslamcı grupların çatışma alanına dönüşmesi kaçınılmazdır. Böyle olursa bölgedeki gerilim bugün sahnede olanlardan başka bölge ülkelerini de içine çekecek, bütün bölgeyi çok uzun süre etkileyecektir. Bu gelişmeler karşısında dış cephenin ulusal güvenliğimizi ne derece tehdit ettiğini, Suriye politikamızın gün geçtikçe bizi nasıl bir çıkmaza sürüklediğini izaha gerek olmadığı kanaatindeyim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Ali Türker

23.04.2020 - 14:35
Harika bir analiz daha. Teşekkürler.
Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 15 Temmuz 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 14 Temmuz 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 13 Temmuz 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test