Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Zirve yarışları

22.4.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Alınan karantina önlemlerine rağmen, inanılmaz bir hızla yayılan salgın, toplumlarda  “zirve yarışlarının” yaşanmasına neden oluyor. Kastettiğim vaka sayılarındaki veya can kayıplarındaki artış değil. Koruyucu ekipman dediğimiz PPE (personel protection equipment) konusunda “ters yönde” yaşanan zirve yarışlarından bahsediyorum.

Türkiye’nin  “yardımsever” bir ülke olduğunu anlatmaya kalksam verilecek örnek çok ancak “ben her milletten daha çok yardımseverim” derdine düşüp, “adeta” Atalarımızın “ayranı yok içmeye....” diye başlayan atasözünün hakkını verircesine, kendi vatandaşına yetmeyen koruyucu malzemeyi dünyaya saçmanın da anlamı yok.

İngiltere’de son günlerde, her haberde Türkiye’den gelecek koruyucu ekipman yardımını birinci haber olarak görüyoruz. Özellikle Başbakanlık konutundan her gün yapılan canlı basın toplantısı ve halkı bilgilendirme yayınında gazetecilerin, PPE’nin bitip tükenmesi karşısında hükümetin çözümünün ne olduğu yönündeki soruya verilen yanıt “Türkiye’den bekliyoruz” olunca, biraz garip bir duygu yaşıyorsunuz. Sevineyim mi, üzüleyim mi bilemediğiniz bir duygu bu... Ülkemdeki malzeme yetersizliğini bilip, bir de üstüne başka ülkelerin de ihtiyaçlarına yetişmeye çalışma çabasını “akıl ve mantık” yoluyla açıklamak zor. Bir de üstüne üstlük, gelecek denen yardım günlerdir gelmiyorsa ve basın toplantısındaki hükümet sözcüsü her gün “Türkiye’den gelecek yardımın yarın ulaşmasını bekliyoruz” cevabını veriyorsa, burada bir değil birkaç yanlış var demekten alıkoyamıyorsunuz kendinizi.

Neden mi?

Malzeme kapasitesi sıkıntın varsa neden İngilizlere yardım göndereceğini söylüyorsun? Madem söyledin, neden söylediğin tarihte yapmıyorsun? Madem uçak gönderemiyorsun, İngiliz Kraliyet Havayollarının uçaklarını göndermelerine rağmen neden hala gönderemiyorsun? Göndermekten vazgeçtiysen neden buradaki insanları oyalıyorsun ve “marka değerini” yerle bir ediyorsun?

Skandallar, açmazlar ve yanıtsız kalan sorular konusunda kıyasıya rekabet ve yarış işte tam da bu noktada başlıyor ve almış başını gidiyor.

Türkiye’den beklenen gelmeyince, bu sefer İngilizler “biz de pek çok ülkeye milyonlarca malzeme yardımında bulunmuştuk, şimdi düştüğümüz duruma bak,  üretim kaynaklarımız neden bu kadar yetersiz” diye hükümeti sorgulamaya başlıyorlar. Hükümetin destekçisi bazı özel sektör firmalarından çam sakızı çoban armağanı yardımlar geliyor, gelmiyor değil. Örneğin kendi atölyesinde sağlık çalışanlarına önlük dikmeye başlayan küçük işletmelerin haberlerini görüyorsunuz ama mesela Marks and Spencer gibi, River Island gibi, Top Shop-Top Man gibi, Burberry gibi, Ted Baker gibi İngiliz tekstil-konfeksiyon markalarından “tısss” yok. Neden? Çünkü o “dev markaların” hiçbiri İngiltere’de üretim yaptırmıyorlar, her ürünü İngiltere dışındaki fason fabrikalarda ürettiriyorlar. Durum böyle olunca da hastanelerde gerekli olan PPE’lerin üretimi için katkı sağlayamıyorlar. Bir diğer açmaz da burada ortaya çıkıyor.

İngiltere’de sokağa çıkıp, eczane ve kozmetik ürünleri satan mağaza zincirleri Boots veya Superdrug gibi satış noktalarına gittiğinizde altı haftadır ne maske bulabiliyorsunuz, ne de el dezenfektanı… Malzeme yetersizliği konusunda İngiltere birinciliği kimseye kaptırmıyor ancak kuyruğunu da dik tutmaya devam ediyor. Enteresan nokta ise, Dünya Sağlık Örgütünün web sayfasında yayınlanan el dezenfektanı formülüyle ben bile evde el dezenfektanı yapabiliyorsam ve çevremde ihtiyacı olanlara dağıtabiliyorsam, o dev İngiliz firmaları bunu neden yapamıyorlar anlamak mümkün değil. Günün sonunda bu salgın döneminde “ters yönde” işleyen zirve yarışları er ya da geç toplumlardaki dengelerin değişmesine neden oluyor. Böyle zor zamanlarda yaşananlar bizlere gerçek anlamda “zirvede” gördüğümüz ülkelerin ya da toplumların gerçek yüzlerini gösteriyor.

Karantina adı altında kaçıncı haftayı geçirdiğimizi unuttuğum şu günlerde gördüğüm ve tanık olduğum basiretsiz, beceriksiz ve riya dolu olayları izlerken, sırtımı tarihin doğruları yazdığı gerçeğine dayıyorum. Bugüne kadar bir şekilde zirvede olmayı başaranlar, bu kriz dönemleri geçtikten sonra gerekli cevabı toplumdan alacaklarına göre, sade vatandaşın da bireysel çözümler üretmeye devam ederek kendini ve ailesini korumaya devam etmekten başka çaresi kalmadığını görüyorum.

Birmingham’dan sevgiler...

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan 'beyaz cennet' Pamukkale travertenlerindeki görüntü sosyal medyanın gündeminde.

Günlük Burç Yorumları Aşk 6 Ağustos 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Ankara bir diş hekimi ile hamile karısı, iddiaya göre Muğla'nın Fethiye ilçesine giderken yolda darp edildi. Hamile kadının düşük riskinin olduğu belirtildi.

Günlük Burç Yorumları Aşk 5 Ağustos 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 4 Ağustos 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 3 Ağustos 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Ağustos 2020 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Ağustos ayında burçları neler bekliyor? Burçların ağustos ayı aşk hayatları.

Yazarlar
Website Security Test