Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Maskedeki başarının perde arkasını Zeki Kıvanç anlattı

17.4.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

Zeki Kıvanç bildiğini söylemekten çekinmeyen iş dünyasının doğrucu davutları arasında yer alıyor.

 Ülkemizde iş dünyasının iki büyük örgütü bulunuyor. Biri Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), diğeri TİM yani Türkiye İhracatçılar Meclisi… Her ikisinin de başkanları ayrı ama tabanları neredeyse aynı firmalardan oluşur. TİM sadece olayın ihracat kısmıyla ilgilenir bu alanda uzman bir kuruluştur.  TOBB ise her şeyle…

Size bu bilgileri neden verdim? Her iki kuruluşun da yönetimleri de ayrı isimlerden oluşur. Bir istisna hariç… Zeki Kıvanç her iki kurumunda yönetiminde yer alan tek isim olarak belki de tarihe geçme şansını yakaladı.

Kıvanç, tekstil sektörünün önemli oyuncularından biri olmanın yani sıra Adana Sanayi Odası Başkanlığı görevini de yürütüyor.

Başka şapkaları da var. Ancak anlatacağımız konu başka. Coronavirüs ile ilgili sıkıntılı günlerde maske ihtiyacı had safhaya çıkmıştır.

Tekstil sektörünün kalbinin attığı Adana’da başkan Kıvanç sektörün oyuncuları ile bir toplantı yapar. Maske sonuçta tekstilcilerin yapacağı bir üründür.

Düğmeye basılır ve maske üretimi bütün hızıyla başlar. İşte Türkiye’nin maskede yol aldığı hatta bazı ülkelere maske gönderdiği, dahası dünyada örnek gösterildiği süreç böyle başlar. Ama sürecin geçmişi de var. İşte Zeki Kıvanç’ın ağzından maskenin hikayesi:

- Bürokrasimizle birlikte çalıştık. İçerisinde maske kumaşının da yer aldığı tekstil ürünlerinin Türkiye’de üretimini destek kapsamına aldırdık. Böylece maske kumaşı üreten tesislerimiz kapanmaktan kurtuldu, işletmelerini büyütüp geliştirdiler. Hem iç piyasanın ihtiyacını giderdiler, hem de ihracatçı oldular. Ülkemiz bugün dünyanın ikinci büyük nanwoven kumaş üreticisi oldu. Bugün bu kararımızın ne kadar doğru olduğunu gördük. Şu an dünyadaki birçok ülke parasıyla maske temin edemiyor. Gelişmiş ülkeler birbirleri arasındaki ticarette gemilerde yüklü olan maskelere el koydu. Şu süreçte bize paramızla hiçbir ülke ne maske üretmemiz için kumaş verirdi. ABD ve İtalya’dan beter bir duruma gelebilirdik. Süreç bize yerli üretimin değerini bir kez daha hatırlattı. Terörle savaşı kendi İHA ve SİHA’larımızla yendiğimiz gibi coronavirüs savaşında da kendi ürettiğimiz maskelerin yararını gördük. Artık her üründe hedefimiz yerlileştirme olmalı.

 

Fırsatçıya hesap sorulacak

Şu anda Türkiye dünyanın ikinci büyük maske kumaşı üretim kapasitesine sahip bulunuyor. Ve bu süreçte bazı firmalar fırsatçılık da yapmak istedi. Herkes onları tanıyacak ve bu fırsatçılara yarınlarda hesap sorulacak. 11 kuruşluk maskeleri iki liraya satmak isteyenleri bu ülke unutmayacak. Ve Türkiye bu süreçte halka ücretsiz maske dağıtma başarısı gösteren ülke olarak tarihe geçecek.

 

Medikalda öne çıkarız

Peki Türkiye dünyanın maskesini üretip bu konuda dünyada marka olabilir mi? Zeki Kıvanç sektörün başkanı olarak bu soruya “evet” yanıtını veriyor.

Ama biz sektörün daha içinden bir isme Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Medikal Meclisi Başkanı Levent Mete Özgürbüz’e soruyoruz. Aldığımız yanıt ilginç:

- Türkiye bu alanda çok önemli bir şansa sahip. Dünya sadece maske değil medikal konusunda yeni bir döneme giriyor. Bu alan öne çıkacak. Türkiye üretim potansiyeli herkesi dikkatini ve ilgisini çekiyor. Çin eskisi kadar güven vermiyor. Gelecekte Türkiye’nin öne çıkacağı sektörlerden biri medikal alan olacak.

 

Herkes tarımı konuşuyor

Gazetecilikte takipçilik önemlidir. Yazdığınız bir yazı, haber nasıl etki yaptı. O konuda kim ne dedi?Çok ses getirdi “Tarımdan özür diliyoruz biz ona gereken önemi vermedik” başlığımız… Takip ettik kim ne diyor diye?

En önemli destek Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı Savaş Akçan’dan geldi. Önümüzdeki dönem her zamankinden daha fazla tarıma ilgi göstermemiz gerektiğinin altını çizdi ve taban fiyat verilmesi önerisinde bulundu.

Bu arada tarımın en çok konuşulması gerektiği bugünlerde ortalık görünmeyen Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar’a da sitem etti. Haklı da… 5 milyon çiftçinin temsilcisi olması gereken Şemsi Bayraktar ortalıkta yok şu sıralarda.

Peki başka kimden tepki geldi? İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Özer dedi ki:

- Çiftçiye ekin diyoruz da… Ektiğinizi alacağız demiyoruz… Bu konuyla ilgili çalışma yapmamız lazım. Sizin yazınız önümüzü açtı.

Son önemli bakış açısı ise DEİK Başkanı Nail Olpak’tan geldi. Olpak aslında biz tarımla ilgili olmamız gerekiyor diye başladı ve şöyle devam etti:

- Bizim ilgi alanımıza giriyor, iki nedenle… Bir istihdam boyutu ile… Önümüzdeki dönemde istihdam konusunda tarıma çok ihtiyaç duyacağız… İkincisi ihracat olarak… İhracatımız bir şekilde düşecek. İhracatta iyi durumda olmak için tek silahımız tarım.

Ve son bilgi Zade Global CEO’su Dr. Mevlüt Büyükheyvacıgil’den geldi. Tarımda organik olayına dikkat çekti ve devam etti:

- Türkiye tarımda büyük şansı var. Ama bu alanda kimsenin yapmadığı işleri yapmamız lazım. Hizmet sektöründe kaybedilen istihdam bu alana yöneltilebilir. Belki köye dönüş projeleri yapmak gerekiyor.

Evet tarım herkesin kapsama alına girmiş durumda. Evde kaldığımız da gördük ki çok şeye ihtiyacımız yok. Yeter ki tarım olsun, gıdamız gelsin gerisi boş…

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli herkesin kapsama alına girmiş bir alanın başında bulunuyor. Bu yüzden bütün gözler onun üzerine çevrilmiş durumda. Belki de bu yüzden “Üreticilerin tohumlarının yüzde 75 hibe edilecek dediğinde” kentte yaşayanların da ilgisi çekiyor. Eskiden kentli için bu haber değeri taşımıyordu.

 

 

3G virüs bağlantısı var mı!..

Alim Küçükpehlivan teknolojideki yenilikleri en yakından takip eden isimlerin başında geliyor. Özellikle yazılım konusunda Türkiye'de otorite sayılıyor.

Coronavirüs günlerinde bilgi kirliliği had safhaya vardı. Öyle ki konuda çok dikkatli olan kurum ve kişiler bile zaman zaman “acaba” demek zorunda kaldı.

Bilgi kirliliği ile ilgili en çarpıcı gelişme 5G ile ilgili gündeme geldi. Sosyal medyada paylaşılan iddiaya göre, bazı gelişmiş ülkelerde cep telefonu operatörlerinin kullandığı ve radyo dalgalarına dayanan 5G teknolojisinin bir şekilde korona virüsünden sorumlu olduğu öne sürülüyordu.. Bu teoriye göre COVİD-19 virüsü 5G teknoloji nedeniyle hızla yayılmıştı.

İddia o kadar yayıldı ki biz de bir uzmana sormak zorunda kaldık… Türkiye’nin yeni teknolojiler konusundaki en iyi ismi Yazılım Sanayicileri Derneği Başkan Yardımcısı ve Başarsoft Yönetim Kurulu Başkanı Alim Küçükpehlivan’a bu konuya sorduk… İşte aldığımız yanıt:

- Bu iddianın hiçbir temeli yok.  Çıkan her yeni bulaşa karşı birilerinin bu tür uydurmaları oluyor. 5G teknolojisi ile korona virüsü bağlantısı biyolojik açıdan imkânsız… Teknik açıdan tamamen imkansız.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Gazeteci Levent Gültekin, Halk TV ekranlarında sosyal medyada gündem olan sözler söyledi. Gültekin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yakınındaki kaynaklara dayandırdığı iddias...

Günlük Burç Yorumları Aşk 7 Temmuz 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 6 Temmuz 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test