Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Ahenkle Özgürce Yaşamak

27.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Elimde olmadan son haftalarda dilimde Zülfü Livaneli’nin  “Ey Özgürlük” şarkısı dönüp duruyor. Kapılara, duvarlara, yollara her yere “Özgürlük” diye yazasım var. Söz konusu sağlık olunca, terazinin kefesi ağır basıyor elbette, lakin bu sürecin belirsizliğinden dolayı işler değişiyor.

Dünyada herkesin bir büyük bütünü oluşturduğunu anlamanın bundan daha iyi bir yolu olsaydı keşke! Şimdi tüm dünya, aynı derdin içinde “debelenip” duruyoruz. Tüm devletler bir çaba içinde bu salgını durdurmanın, hastaları iyileştirmenin, aşıyı bulmanın ve insanlığı kurtarmanın yolunu arıyor.

Bulunduğum ülke İngiltere, diğer ülkelerden farklı bir strateji izlemeye çalıştı, yaklaşık üç hafta sürdürdü bu stratejiyi ancak hastalığın yayılma hızı arttıkça, vites büyüdükçe, hükümetin “fren” yapıp, rota değiştirdiğini gördük. Yüzlerce insan hayatının bir insanın hayatına endeksli olması, bir başka deyişle, virüs taşıyan birinin kendini diğer insanlardan izole ederek yaşaması, bunun için yeni bir yaşam disiplini kurulması söz konusu olunca İngiltere gibi demokrasi beşiği bir ülkede başbakan televizyona çıkıp halkına “sizleri uyarıyorum, evinizde kalın, beni polis kullanmak zorunda bırakmayın” demesine şaşırmamak gerekiyor.

İnsan bünyesinin alışabileceği bir virüs olan Coronavirüsünün, toplumda yavaş yavaş yayılarak, nüfusun % 80’ine bulaşması öngörülen bir modelleme var karşımızda. Bu modellemede virüs kapanların % 60’ı, virüs kaptığını anlamadan yaşamaya devam edecek. % 20 kitle hastalanacak ancak bu % 20’inin % 6’sı hastalığı ağır geçirecek, bu  % 6’nın % 3’ü ise maalesef dayanamayıp yaşamını kaybedecek. Şimdi bütün insanlık bu % 3’ü % 0 yapmak için çalışıyor. Bundan daha büyük BİR olma durumu bugüne kadar yaşanmadı. Tüm insanlık % 0 için uğraşıyor.

Bütün bu çabalar için insanlardan istenen ise dışarı çıkma özgürlüklerine bir süre ara vermeleri. Buradaki kilit kelime “bir süre”. Şimdi herkes bunun cevabını merak ediyor. Ne kadar “bir süre”?

İşte bu “bir süre” belirsizliğini korudukça, “özgürlük” kavramı da kendini olağanüstü güzel hissettiriyor. Livaneli’nin konserlerinde seyircilerin yaptığı vokal gibi şimdi tüm insanlık hep bir ağızdan bağırıyor “Ey Özgürlükkkkk”!!!!

Özgürlüğün bedelini tüm insanlık ödüyor. Devletler, ekonomiler, şirketler, insanlar ve hayvanlar hep birlikte bedel ödüyoruz. Olduğumuz yerden kıpırdamadan, ellerimizi sürekli yıkayarak, dezenfektanlarla günde üç-dört defa evimizi, kapımızı, eşyalarımızı dezenfekte ederek olağanüstü çabalar göstererek yepyeni bir yaşam düzeni kurmaya çalışıyoruz. Kuracağımız düzen, muhtemelen bugüne kadarki düzenden daha “eşit” bir düzen olacak çünkü bu süreçte görüyoruz ki bu hastalık zengin-fakir dinlemiyor, bünyesi zayıf olanı deviriyor. Yeni düzende, herkesin ama herkesin, istisnasız herkesin sıkı sıkı sarılacağı kavram ise “Ahenkle Özgürce Yaşamak” olacak çünkü yine görüyoruz ki yaşayabilmek için birbirimizi düşünmemiz, yaşama saygımızı korumamız gerekiyor.

Özgürce Yaşam’ın kıymetini anlamak için maalesef bu kadar büyük bir sınavdan geçiyor olmak hepimize acı verse de dersini iyi çalışanın elması kızaracak. Kırmızı elmalarla yeni ve daha sağlıklı bir döneme gireceğiz, ödenen bedeller ve maalesef giden canlarla...

Bu nedenle, şartlar ne kadar güç olursa olsun kırmızı elmaların çok olduğu yeni bir dünya için hep birlikte çabalamaya devam etmeli, ahengimizi korumalıyız.

Birmingham’dan sevgiler...

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar
Yazarlar
Website Security Test