Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Evin tadını çıkarmak

20.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gönüllü karantina süresince ister istemez daha fazla okuyor, daha fazla televizyon, olanağı varsa daha fazla film seyrediyor insan. Tabii sosyal medyadan gelen mesajları okumaktan zaman bulabilirse!

Şaka bir yana, geçenlerde izlediğim bir film beni şaşırtmadı dersem yalan olur. 2011 yılında piyasaya çıkmış ama sanki bugün çekilmiş gibi güncel öğeler, kaygılar, gerginlikler vb. içeriyor.

Filmin adı ‘Contagion’ yani salgın. Yönetmeni Steven Soderbergh; ABD’de bağımsız sinemanın değişiminin başını çekiyor.

Amerikalı sinemacı, 2002-2004 yılları arasında yaşanan SARS ve 2009 yılındaki H1N1 grip salgınlarından esinlenmiş. Matt Damon, JudeLaw, Gwyneth Paltrow, Kate Winslet, Marion Cotillard, Laurence Fishburne, Jennifer Ehle, Elliott Gould gibi birçok başarılı oyuncunun yer aldığı filmdeki salgın da, Çin’den başlayıp ABD’ye dek uzanan bir akış içeriyor; çok sayıda farklı karakter üzerine kurulu…

Bireyciliğin kötü yanı

İlginçtir, filmdeki virüsün yayılma biçimi de günümüzdekine benziyor. Elle dokunmaktan ve solunum yollarından geçiyor. Çok hızla yaygınlaşan ve kaynağı, dolayısıyla aşısı bulunamayan bir bulaşıcı hastalık bu. İnsanları kırıp geçiriyor.

Film ABD yöneticilerine ağır eleştiriler getiriyor. Ortalık toz duman ama bürokrasi birlikte çalışamıyor. Bürokrasinin kamuoyunu bilgilendirmede çekingenlik göstermesi, ilaç şirketlerinden el altından para alan sosyal medyadaki hırslı bir ‘blogger’ın halkı etkilemesinin önünü açıyor. Örgütsüzlük egemen. ‘Her koyun kendi bacağından asılır’ anlayışı dayanışmayı zayıflatıyor. Sonunda iş kaosa, yağmaya varıyor. Kısacası ilginç bir film. Sanatın yaşamın gerçeklerini onun önüne geçerek yansıtmasının  güzel bir örneği. Ancak bu gergin günlerde seyretmek pekiyi gelmeyebilir seyredenlere…

Sarsılan dünya

Dünyanın salgın nedeniyle büyük bir buhran içine düştüğü bir gerçek. Bu gerçekten kaçmaktansa, onunla yüzleşmek, dayanışma duygularını yükseltmek, önümüzdeki günlerin en önemli edimi olacak.

Çapraşık bir gidiş var. Bir yandan, toplumsallaşmayı en aza indirgeyerek içimize kapanıyor, bireyselleşiyoruz. Bir yandan da, çözümün toplumsal dayanışma ile kamunun desteği ile çözülebileceğini görüyoruz.

Dayanışmayı, özveriyi, gönüllü ‘karantina’yı, birlikte hareket etmeyi kabullenen ülkeler çok daha hafif atlatıyor bu salgını. İşte Çin, Güney Kore, Singapur, Hindistan vb.

Öte yandan plansızlığın, dağınıklığın, bireyciliğin egemen olduğu ülkelerde can kayıpları artıyor. İşte İtalya, Fransa, İspanya, İngiltere, ABD… Koskoca ABD’nin ne denli kırılgan olduğu ortaya çıkıyor. Oray Eğin, Serdar Turgut gibi ABD’den yazan bazı köşe yazarları bile son gelişmelerin, Başkanlık seçimlerinde bedava yüksek öğrenim, herkese bedava sağlık hizmeti gibi toplumsal siyasetleri savunan Demokrat Partinin Başkan Adayı Bernie Sanders’in şansını artırabileceğini yazıyorlar.     

Kısacası, son yüzyılda yaşanan en ciddi ve derin bir buhran karşısında Doğu başarılı, Batı şaşkın, aciz bir durumda. (Yunanistan sınırına yığılmış on binlerce garibanın feci durumunu düşünmek bile istemiyor insan!)

Aşı bulundu mu?

Günümüzün ciddiye alınması gereken bir sorunu da sosyal medyanın başıboşluğu. Bu nedenle ruh sağlığını korumak için sosyal medyayı, her gelen savı kabul edip telaşlanacak yerde kontrollü kullanmak çok önemli; bazen iş raydan çıkabiliyor. Bir uzmanın dediği gibi en iyisi sosyal medyayı sınırlandırıp evin tadına varmak. Evde de yapacak çok şey bulunabilir.

İyimser olmak için de haberler geliyor. Gazetelerin bildirdiğine göre Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü, ilk aşı denemesinin başlamasını “inanılmaz bir başarı olarak” değerlendirdi.

Çin Ulusal Biyoteknoloji Geliştirme Merkezi Direktörü Zhang Xinmin, Japonya'da 2014 yılında klinik tedavilerde kullanımı onaylanan Favipiravir'in,Kovid-19 hastalarının tedavisinde etkili olduğunun gözlemlendiğini, klinik deneylerde herhangi bir olumsuz tepkiye rastlanmadığını belirtti.

Son olarak, tüm dünyayı dehşete düşüren bu salgının üstüne korkusuzca giden, büyük bir özveri ile insanlık için çırpınan tüm sağlık emekçilerine çok şey borçlu olduğumuzu ifade etmek isterim. Sağolsunlar, varolsunlar…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test