Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Siz de Feminist olabilirsiniz…

6.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

8 Mart Dünya Kadın Hakları Günü münasebetiyle bu hafta içinde "feminizm", "feminist" kelimelerinin sıkça kullanıldığı kadın hakları ile ilgili yazılar okuyup, söylemler, tartışmalar dinleyeceksiniz. Toplumumuzda çoğu zaman, "feminizm" erkek düşmanlığı gibi algılandığı için, belki de sayfayı çevirip başka bir yazıyı okumaya, ya da başka bir kanala geçeceksiniz. Kesin olarak bildiğim bir şey varsa, o da bu yanlış algılamanın hiç olmazsa bu yılın 8 Mart’ında değişmesi gerektiğidir.

İçiniz rahat olsun diye söylüyorum, feminizmin tanımı erkek düşmanlığı değil, kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olması gerektiği inancıdır. Bu, cinsiyetlerin politik, ekonomik ve sosyal açıdan eşit olması, fırsatlardan eşit faydalanma teorisidir. Bundan da anlaşılacağı üzere bu sorun toplumsal bir sorundur, kadınların olduğu kadar erkeklerin de sorunudur.

Cinsiyet tabanlı eşitsizlikleri sorgulamaya çocukluk dönemimde başladım. 3-5 yaşındayken, mahallede kız erkek arkadaşlarımızla birlikte oyun oynarken, 6 yaşından itibaren okullarda oturduğumuz sıraların ve oyunlarımızın ayrıldığını gördüm. 14 yaşımdayken bana erkeklerle okul dışında konuşmam, buluşmam yasaklandı. 19 Mayıs gösterilerinde medyada, ritmik hareketler performansımızdan çok, şortlarımızın kısalığı yazıldı, çizildi, cinselleştirildi. Kız çocukların dünyaları, hayalleri cam duvarlar, cam tavanlarla ayrıldı. Erkek çocuklar özgür yaşamlarına devam ederken,  kızların yaşam alanlarının sınırları,  erkeklerin insafına bırakıldı.  Benim eğitimimden çok erkek kardeşimin eğitimine önem verildi, ona hizmet etmem istendi. Bu haksızlığa, ikinci sınıf insan muamelesine karşı içimde büyüttüğüm öfke ve isyan yaşadığım her ayrımcılıkla çoğaldı. Anladım ki ben bir feministim.

Kadın karşıtı gelenek ve onun her gün yeniden ürettiği ataerkil kültür, "feminizm" kelimesini nasıl bu kadar rahatsız edici bir kelime haline getirdi, bilemiyorum. Ben çalışan bir kadınım ve erkek meslektaşlarımla aynı haklara sahip olmak istiyorum. Onlarla aynı sorumlulukları yerine getiriyorsam, aynı ücreti almamın da hakkım olduğunu düşünüyorum. Kendi bedenim hakkında kendi kararımı verebilmemin hakkım olduğunu düşünüyorum.

Toplumsal yaşamda benimle aynı liyakatta olan aynı başarıyı gösteren erkeklerle aynı saygıyı görmem gerektiğini düşünüyorum. Üniversite öğretim üyesi isem benim de erkek meslektaşlarım kadar dekan, rektör olma şansım olmalı. Avukatsam eğer hakim, yüksek mahkeme üyesi olabilmeliyim. Ben bu hakları İnsan Hakları olarak değerlendiriyorum. Neden kadınların sayıları siyasette, kamuda, özel sektörde yönetim kadrolarında, başkanlık koltuklarında bu kadar az? Neden liseden üniversiteye geçen kızların sayısı erkeklere göre gittikçe azalıyor?

Bu sorular, bu ülkede yaşayan, ana-babaların, yöneticilerin, siyasetçilerin sorunları değil mi? Toplumun, demokrasinin, ekonominin sorunu değil mi? Kadın-erkek birlikte çalışmazsak, ülkemizdeki demokrasi, ekonomi ve teknolojik gelişme nasıl sağlanır?

"Bütün bu sorunlarla ilgilenmesi gereken sen, ben, değilsek eğer kim? Şimdi ilgilenmezsek, ne zaman? Benim üstüme vazife mi, bana ne ?" diye düşündüğünüz, şüpheye düştüğünüz zamanlarda umarım bu sorular size yardımcı olur. Çünkü gerçek şu ki, eğer biz hiçbir şey yapmazsak, kadın-erkek eşitsizliği bir yüz yıl daha devam eder. On sekiz yaşın altındaki kızların büyük çoğunluğu liseye gönderilmeden, geçimini sağlayacak bir iş, meslek bile öğrenmeden, çocuk yaşta zorla evlendirilir, kocaları tarafından şiddet görür, boşanmaya kalkınca öldürülür. Hakka, adalete, eşitliğe inanıyorsanız, kızlarınızın, kadınlarınızın da sizinle aynı yaşamı birlikte ve özgürce yaşama hakkı olduğuna inanıyorsanız, biliniz ki siz de feministlerden biri olabilirsiniz.

Şimdi sizi, bu günden itibaren bir adım öne çıkmaya ve gerçekleri görmeye davet ediyorum. Mücadeleye katılmaya davet ediyorum. Ve kendinize şunu sormanızı istiyorum: "Ben değilsem kim? Şimdi değilse ne zaman?"

Çok teşekkür ederim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 8 Nisan 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 7 Nisan 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 6 Nisan 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Nisan ayı burç yorumları. 6-12 Nisan haftası burçları neler bekliyor?

Yazarımız eski Milli Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, İçişleri Bakanlığı'nın yayınladığı genelge ve CHP'li belediyelerin yardım toplamasıyla ilgili...

Emekli Albay Soner Aydın, İdlib’de çatışmanın riskine dikkat çekerek, bölgedeki gelişmeleri Gözlem için yazdı…

Yazarlar
Website Security Test