Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İdlib’in yansımaları

6.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçtiğimiz hafta Suriye’nin İdlib kentinde yaşanan hava saldırısında 34 askerimizin şehit olması, halkımıza büyük bir travma yaşattı. Olayın etkileri ve yansımaları halen devam ediyor.

Bu olay, Suriye meselesinde ve dış politikada, içine düşülen açmazın ne denli büyük olduğunu bir kez daha gösterdi. Hele olay gecesi ve ertesinde yaşananlar, ülkemizin yönetsel alanında yaşanan sıkıntıları çarpıcı biçimde ortaya koydu. Konu ile ilgili bilginin Hatay Valisi tarafından verilmesi, sosyal medyaya erişimin engellenmesi gibi yanlışlıklar, kriz yönetimi ve iletişimi alanında ne denli hazırlıksız olunduğunun da somut göstergeleriydi.

 

Suriye bataklığı

Yıllardır ülkemizin Suriye’de ve Ortadoğu’da bataklığa sürüklendiğini yazıp çiziyoruz. Sahayı ve konuyu iyi bilen çok sayıda uzman da, bu konuda ilgilileri ve yetkilileri uyarıyor. Ancak bütün bunlara karşın, yapılan uyarılar, ilgililer ve yetkililerce dikkate alınmıyor.

Oysa yapılan uyarıların ne denli haklı ve doğru olduğu, son olayla bir kez daha görüldü. Aynı zamanda, izlenen politikaların yanlışlığı da çarpıcı biçimde ortaya çıktı.

Ortaya çıkan bir başka çarpıcı sonuç da, ülkemizin içine sokulduğu yeni yönetsel sistemin yanlışlığının, yetersizliğinin, bu olayla bir kez daha test edilip görülmesiydi. Halen uygulanmaya çalışılan bu sistemle, bu yönetsel anlayışla, kritik sorunların üstesinden gelinmesi mümkün değildir.

 

İdlib’de ne işimiz var?

İktidar çevrelerinin bugünlerde en çok kızdıkları soru, ‘İdlib’de ne işimiz var’ sorusudur. Oysa bu soru, meselenin tam da bam telidir. İzlenen politikaların tartışılması ve yapılan yanlışlıkların sorgulanmasıdır.

Bu sorunun karşılığı yeterince verilemediği ve aydınlatılamadığı sürece, bu soru halkımızın belleğinde, yüreğinde dönenip duracaktır. 83 milyonluk büyük bir ülke olan, sağlam devlet geleneklerine sahip ve üstelik son dönemlerde terörden çok çeken Türkiye Cumhuriyeti’nin, İdlib’de içine düştüğü durum, milletin içine sinmemektedir.

İzlenen Suriye politikasında, temel bir makas değişimine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu meseleye, farklı ve anlık reflekslerle değil, bütünsel biçimde yaklaşılmalıdır. Muhalefetin ve farklı düşünenlerin uyarıları dikkate alınmalıdır. Yaşanan darboğazdan ve açmazdan, ancak yeni bir politik hat oluşturularak çıkılabilir.

 

Mülteci trajedisi

Suriye politikasında içine düşülen bir başka açmaz da mülteci krizi olmuştur. ‘Ensar’ söylemleriyle ülkemize kabul edilen ve sayıları milyonlarla ifade edilen mültecilerden, şimdi ani bir refleks ve tepkiyle kurtulmak istenmektedir.

Dünyanın ve Avrupa’nın bu konudaki ilgisizliği, duyarsızlığı ve çözümsüzlüğü, elbette eleştirilmeli ve teşhir edilmelidir. Ancak bu konu, insanlar üzerinden bir şantaja ve pazarlığa dönüştürülmemelidir.

Yoksa sınır boylarında, Ege’nin soğuk sularında yeni trajedilere, insani dramlara yol açılır. Bundan da yine en çok ülkemiz zararlı çıkar. Konunun kesin ve uzun erimli çözümünü, Suriye’nin istikrar ve barış ortamına kavuşturulmasında aramak gerekiyor. Bunun yolu da, Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasından ve bölgenin siyasal istikrara kavuşturulmasından geçmektedir. Türkiye’nin ‘bekası’, halkımızın rahat ve huzuru da, bu yaklaşımda aranmalıdır.

 

‘İhvancılık’, ‘Yeni Osmanlıcılık’ ve ‘Siyasal İslamcılık’ çökmüştür!..

Ortadoğu ve Suriye bataklığına, buradan pay kapmak ya da etkinlik alanı oluşturmak amaçlı uzanmak ve buna koşut olarak dinsel - mezhepsel politikalarla yaklaşmak, en büyük yanılgıdır. Bizi çıkmaza götürür.

Oysa Türkiye’nin esenliği, bazı çevrelerin çok sevdiği ve kullandığı ifadeyle ‘bekası’, tam tersi politikalardadır. Suriye’nin toprak bütünlüğünde samimi olunmalı ve başta terör olmak üzere, bölgeyi karıştırıp bölüp parçalamak isteyen uluslararası güçlere karşı tavır alınmalıdır.

Ayrıca, Suriye’deki rejim, yeni oluşan bir durum da değildir. On yıllardır vardır. Dolayısıyla, orada bir rejim değişikliği isteniyorsa, bu ülkenin kendi iç dinamikleriyle normal yollardan olmalıdır.

Son olarak Moskova’da alınan ateşkes ve güvenli bölgede askeri faaliyetlerin karşılıklı durdurulması kararları, sorunun çözümü konusunda yeni bir fırsat yaratmış ve zaman kazandırmıştır. Bu süreç iyi değerlendirilmeli ve Suriye politikasında bir makas değişimi yapılmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 31 Mart 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Mart 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Gazeteci Murat Kışlalı, Ankara kulislerinde konuşulan ve tartışılan konularda GÖZLEM’in sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

Yazarlar
Website Security Test