Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Gündemdeki baş yapıt: İntihar!..

21.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’nin gündeminde “çok önemli” konular var; İDLİB / Gezi Davası kararı / Osman Kavala’nın yeniden tutuklanması / Ekonomi / İşsizlik / FETÖ’nün siyasi ayağı kavgası / Darbe iddiaları…

Evet, bunlar “önemli”, hem de hem bugünümüz, hem yarınlarımız için “çok önemli” olaylar ve gelişmeler, amma…

Öyle bir “hayati olay” var ki, eğer hemen tedbiri alınmaz ve önlenemezse…  Bakın neler olur, bir örnek vereyim; hem de Avrupa’dan; Almanya’dan!..

Alman edebiyatçısı Wolfgang von Goethe, daha 25 yaşında iken “kendisini dünyanın en ünlü yazarlarından biri haline getiren” ilk romanını yazdı; “Genç Werther’in Acıları…”

“Sonu gelmeyen bir aşk tutkusunu ‘mektuplar’ hâlinde anlatan” bir romandı bu. Ve romanın kahramanı Werther, adım adım intihara gider ve sonunda da intihar eder.

Kitabı yorumlayan sosyologlar, “Kitap, köşeye sıkıştırılmış genç bireyin manifestosudur” derler; “Sadece karşılık görmeyen tutkulu bir aşkın hazin hikayesi değil!..”

Değerli okuyucularım, “Şimdi ülkede bu kadar büyük iç ve dış sorunlar varken, nereden çıktı genç Goethe’nin “Genç Werter’in Acıları” kitabı” diye soracaksınız, haklı olarak.

Evet, haklısınız ama, “Benim bunu yazmamın sebebi” de “ülkenin çok hayati bir konusunun yarınını anlatmak” çabası…

Bu kitap yayınlandıktan sonra Almanya’da “özellikle gençlerin başını çektiği bir intihar yarışı başladı” Almanya’da, dahası hatta komşu ülkelere bile sıçradı!..

Dikkat edelim; “İstanbul’da ‘siyanürlü’ kız kardeşler intiharı olayı” ile başlayan “intihar dizisini” bugünlerde “gün gün” yaşıyoruz. Kendini yakan var, asan var, “neden” olarak, “ekonomik sıkıntıların getirdiği ruh çöküntüsü!..”

Ne tedbir alınır, nasıl tedbir alınır bilemem, ama alınması gerek. Elinizde tuttuğunuz gazetemizin birinci sayfasının “önemli” haberlerinden biri,  “Depresyon ilaçlarındaki artışı ve sebeplerini” açık açık anlatıyor.

Depresyon, duygularınızı, düşüncelerinizi, davranışlarınızı doğrudan etkileyen, toplumla ve yaşamla iletişiminizi zayıflatan ve “tedavi edilmezse” yüklendiğiniz stresin ruhunuzu olumsuz etkileyerek hayatınızda kırılmalara yol açabilecek bir hastalıktır.

Özellikle “ekonomik sıkıntı içinde nefes alamaz hâle gelen ve yarınlardan umudunu kesen insanlar ve özellikle gençler” de işte “bu kırılmalardan birini yaşayarak” hayatlarına son verebilirler!..

Eğer “depresyonun yayılmasının ve toplumun önemli bir bölümüne sirayet etmesinin önüne geçilmezse” ülkemizde de “bu tabloyu yazacak” Goethe’ler çıkabilir!..

 

Sözün Özü

“Düşünüyorum, o hâlde varım” demiş Descartes, “Ama konuşamazsam, o hâlde yokum” diye ilave etmesi gerekmiyor muydu?..

 

Yıkmak istedikleri; Medeni Kanun!..

“Atatürk düşmanı” ve de “İslam’ı Kuran’ın, Hazreti Peygamber’in yolundan ayırmak için ellerinden geleni ardına koymayan” karanlık merkezlerin, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndan daha çok “tahrip ve yok etmek istedikleri” bir “kanun” vardır; Türk Medeni Kanunu!..”

Atatürk’ün 17 Şubat 1926’da Meclis’ten geçirerek yürürlüğe koyduğu Medeni Kanun, kadınlarımızın hakları için, aile hukuku için, miras gibi, borçlar gibi soysal hayatımızı etkileyen temel yapılandırmalar için, “çağdaş ve modern” Türkiye’nin temel taşlarından biri oldu.

Ama “karanlık merkezler”, Medeni Kanunu yıkarak, Osmanlı’nın “Mecellesi’nden de geriye, taaa Arab’ın ‘cahiliye devrine dönmek’ için” her türlü çabayı göstermekten vazgeçmediler!..

Bunlara,  “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi kuruluşu olarak cevap vermesi gereken” Diyanet İşleri Başkanlığı da “sesini çıkarmayınca”, hatta “onlara çok sempatik gelecek fetvaları art arda sıralamaya başlayınca”, dahası “Atatürkçüyüm” diyen cephenin büyük çoğunluğu da “Medeni Kanunu’nun çıkarılışının  94’üncü yıldönümünü hatırlamakta zorluk çekince”, ortaya çarpık ve çok üzücü bir tablo çıktı.

Emekli Korgeneral EKMEL TOTRAKAN’ın, bu yıldönümü dolayısı ile yazdığı “Kadın” şiirini sütunuma almayı da “bu üzücü tablo” yüzünden bir vatandaşlık görevi sayıyorum.

 

KADIN 

Kimi zaman tarlasında,

saban çeker öküzü ile yan yana,

elinde çapası ile ülkesinin üretiminde kadın..

Kimi zaman elinde tüfeği,

sırtında bebesi ile,

erkeğinin yanında cephede,

kurşun sıkar düşmanına kadın..

Kimi zaman iki tuğla arasında,

yaktığı ateş üstünde

kazanında kaynattığı su ile,

bebesinin bezini yıkar kadın..

Kimi zaman da elinde tebeşiri

Kara tahta önünde, Ata’sının izinde.

Kimi zaman konser salonunda

Kendini ayakta alkışlatan,

Kimi zaman şeref kürsüsünde,

dinletir Milli Marşını

Tüm dünyaya kadın..

Kimi zaman ise, sevmese de istemese de,

Çocuk yaşta itirazsız verildiği erkeğinin,

Şehvetine kurban yatağında kadın..

Kimi zaman da günah keçisi,

Dindar geçinen dincisinin gözünde,

Kimi zaman neden düştüğü sorulmadan,

Geçimini sağladığı, umumhane odalarında

Bir kurtarıcı bekler umutla kadın..

Kimi zaman da töre yasasıyla,

vurulup namus temizleyen kadın..

Kendine gel kadın, kendine,

Erkek erkekliğini bilmese de

Sen kadınlığını bil,

Hiçbir şey yapamıyorsan,

Senin kıymetini bilen,

Seni kulluktan kurtarıp birey yapan

Ata’na sığın Ata’na kadın..

 

Okuyucu Soruları…

“5 kuruşluk” Bumerang!..

Bir okuyucumun maili: CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu kendisine 500 bin liralık dava açan Cumhurbaşkanı Erdoğan için neden 5 kuruşluk tazminat davası açtığını anlatırken, her türlü yoruma açık bir gülümseme ile “Avukatıma ‘5 paralık dava aç’ dedim, o da ‘Efendim, piyasada artık 5 para yok, en küçük para 5 kuruş’ dedi, ben de ‘Öyleyse 5 kuruşluk dava aç’ dedim” dedi. Açıkça görüldü ki, bir “değerlendirme kıyaslaması” yaptı. Bu tam bir ayıp, hatta skandal değil mi, sizce?..

CEVABIMDIR; Bu anlatımı ve imayı tüylerim diken diken dinledim. İçimden “Yarın senin adayın Cumhurbaşkanı seçilirse, nasıl gideceksin o makama” diye de düşündüm. Yazıklar olsun!..

Not: “Bumerang” Avusturalya yerlileri olan Aborjinlerin kanguru kemiğinden ya da sert ağaçların çatallı dallarından yaptığı ve atılınca, geri dönüp atanı vurabilen bir silahtır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 8 Ağustos 2020 Cumartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 7 Ağustos 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan 'beyaz cennet' Pamukkale travertenlerindeki görüntü sosyal medyanın gündeminde.

Günlük Burç Yorumları Aşk 6 Ağustos 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Ankara bir diş hekimi ile hamile karısı, iddiaya göre Muğla'nın Fethiye ilçesine giderken yolda darp edildi. Hamile kadının düşük riskinin olduğu belirtildi.

Günlük Burç Yorumları Aşk 5 Ağustos 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 4 Ağustos 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test