Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Farklı Dünyalar, Hitap, Yazı ve Popülizm

7.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Çocuklukta bazı şeyleri belliyoruz ve sonra her kişinin bu bellediklerimizi bildiğini varsayarak zarafetten vazgeçip kabalaşma gereksinimi bile duyuyoruz.

Dünyada “siz” diye birisine hitap tarihe karışıyor. Artık ilk isim ile hitap yerleşiyor. Eskiden “kaba saba” diye nitelenecek insanlar politikacı oluyorlar ve daha da “başarılı.”

“Popülizm” denilen, elitizmin sonu veya pideleşme denilen olgu etrafı kaplıyor. Hatta ve hatta özür dilemek bir zayıflık işareti olarak nitelendiriliyor. Bana “Özür dilemek bir güçtür” diye öğretildi!

Ben hâlâ böbürlenen insanı “Kaba ve böbürlenme gereksinimi var” diye değerlendirirken, böbürlenmeyen itiliyor, arka planda kalıyor. Bilim insanları da buna “Dunning Krüger” veya “Downing effekti” diyorlar, bizim “cahil cesareti” dediğimize. Bu sayede daha kaba duyarsız olan üste çıkıyor. Nazik olan itiliyor. Yüzsüz olan öne çıkıyor.

Bir büyük gazetesin başyazarı, yazısında bir “kadın” yazardan bahsederken “Yemekte ben ve onun dışında üç kişi daha vardı” diye yazıyor ve anlaşılan artık yeni normal bu. Eskiden “O ve ben” yazmamak ayıp idi. Yani kendini başa almak hele hele bir hanımdan bahsederken.

Eskiden gazetelerde hatırladığım kadar “bu tür hataları” ütüleyenler var idi.

Hata normal hâle geliveriyor.

Bu o denli içime işlemiş ki ben yazılarımda terbiyesiz herifin birinden bahsetmek zorunda kalsam ve sadece ikimiz olsak kendimi ilk yazamam.

Bir nezaket, iki nezaket, sonra “pat” diye doğruyu söyleyince de “Alamancı ve kaba yaftası” sana yapışıveriyor.

Almanya’da baktım, yeni bir bankada yazışırken insanlara “sen” diye ve ilk isimle hitap ediyorlar. Bu “firma felsefesi” imiş. Yaşıtlarıma sorunca “Böyle densizler var, ben onlarla iş yapmıyorum” diyorlar. Bazıları da “Bir itiraz, iki itiraz artık bu kabalık normal, alışıyor insan maalesef” diyorlar. Artık Sayın Müdür,  Hocam,  Milletvekili falan kalmıyor ve bunun da “daha iyi ve dürüstçe” olduğu savunuluyor.

Sanki daha da iyi, bazı emekli doktor, müdür, bakanın emekli olduktan yirmi yıl sonra bu hitabı beklemelerine bakılırsa. Korumalar, ayrıcalıklar kaldıkça ve bunu seçmen ödedikçe ne desen pek fark etmez.

Ama özür dilememek ve hele bir hanımdan bahsederken “ben ve o” demek bence kırmızı ışıkların yanmasını gerektiren bir gidişat.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test