Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Dış ticaretimiz hakkında bir değerlendirme

10.1.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ticaret Bakanı, geçen hafta içinde 2019 yılı dış ticaret performansımız konusunda önemli açıklamalarda bulunmuştur. Bu açıklamalardan yola çıkarak, ihracatımızın bugünkü durumu ve sorunları hakkında bir değerlendirme yapmanın uygun olabileceğini düşündüm.

Önce bazı veriler:

2019 yılı ihracatımız,2018 yılına göre %2,04 lük bir artışla 180,5 milyar dolar, ithalatımız ise %8,99 oranında bir azalışla 210,3 milyar dolar olmuştur. Dış ticaret açığımız, yani ihracat ile ithalat arasındaki fark ise %44,9’luk bir gerileme göstermiş ve 54,3 milyar dolardan 29,9 milyar dolara inmiştir. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise %9,3 lük bir artışla,%76,5 ten %85,8 e çıkmıştır. Bir diğer ifade ile Türkiye, ithalatının önemli bir bölümünü kendi ihracat gelirleri ile finanse edebilir duruma gelmiştir.

Hemen belirtelim ki, son yıllarda dünyada ve bölgemizde görülen çeşitli gerginliklere, korumacılık anlayışının yeniden ortaya çıkmasına ve ABD ile Çin’in başlattığı ticaret savaşlarının olumsuz etkilerine, İngiltere’nin AB’den ayrılma kararının yankılarına ve Avrupa’daki ekonomik durgunluğa rağmen ihracattaki artış, küçükte olsa, anlamlı sayılmalıdır. Ancak dış ticaret açığının azalması ve ihracatın ithalatı karşılama oranının yükselmesi daha çok, ekonomik büyüme oranlarımızın düşüklüğüne bağlı olarak ithalatın hızla gerilemesinden kaynaklanmaktadır. 2018 yılının son ve 2019 yılının ilk iki çeyreğindeki negatif büyümeden sonra üçüncü çeyrekte %0,9 oranında pozitif büyüme sağlanmıştır. Son çeyrekte büyüme beklentisi is e% 5 civarındadır. Yani büyüme sürecinde ithalat yeniden hız kazanacak ve dış ticaret açığı ve bu açığın tetiklediği cari açık ta artacaktır.

Ticaret Bakanlığı açıklamasına göre, net ihracatımız 2018 yılında ülkenin büyümesine 3,6 puan katkıda bulunmuş iken bu oran 2019 yılının ilk üççeyreği itibariyle 4,7 puan olmuştur. Bu çok önemlidir. Çünkü çok uzun yıllar dış ticaret ülke ekonomik büyümesine olumlu katkı yapmamıştır. Bununla beraber, yukarıda belirttiğimiz nedenlerle ithalatın artması durumunda, bu katkının en azından ayni ölçüde, sürüp sürmeyeceği belli değildir. Yine 2019 yılının ilk üççeyreği itibariyle Avro/dolar paritesinin ihracatımıza 4,5 milyar dolarlık negatif etkisi olmuştur. Bu rakam da ilginçtir. Çünkü bu parite farkı, uzun zaman ihracatın olduğundan daha fazla görünmesine yol açmıştır. Çünkü ihracat, avro ile yapıldığında da, istatistiklere dolar olarak yansımaktadır.

Transit ticarete vergi, resim ve harç istisnası sağlama kararı doğrudur. Çünkü Türk ihracatçısı artık kendi ülkesinden yurt dışına mal ihracatı gibi basit ihracattan daha ilerisine, uluslararası ticarete aracılık yapabilme yeteneğindedir. Bu istisna zaten ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerde uygulanmaktadır.

Açıklamalar göre, 2019 yılı içinde ihracatçılara 44,1 milyar dolar finansman desteği sağlanmıştır. İhracat kredilerinin % 53 ü tek başına Eximbank tarafından karşılanmıştır. Bu krediler, bildiğimiz kadarıyla ihracat taahhütleri karşılığı verilmektedir. Bu taahhütlerin ne ölçüde yerine getirildiği konusunda herhangi bir veri açıklanmamıştır.

Yukarıdaki açıklamaları okuyanların, ihracat sektöründe her şeyin çok olumlu gittiğini düşünmeleri doğaldır. Ama gerçekler tam olarak öyle değildir. Ciddi sorunlar vardır.

İhracatta katma değer yaratılamamaktadır. Ucuz ve ikame edilebilir mallar üretilmektedir. Ocak-Mart 2018 ayları dikkate alınarak yapılan bir hesaplamada, kg başına ihracat değeri sadece 1,36 dolardır. Bu rakam 2019 da daha da gerilemiştir. Bir başka ifade ile Türkiye, aynı geliri elde etmek için daha faza mal sevk etmektedir. Miktar endeksi açıklanmadığı için bu konuda kesin oran verilememektedir.

Yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracat içindeki payı halen %3-3,5 arasındadır. Dünyanın hızla bir teknolojik devrime yöneldiği düşünüldüğünde, bu ihracat yapısıyla rekabet çok zor olacaktır.

İhracat teşvikleri halen yeteri kadar selektif değil, genel niteliktedir. İhracat Ana Planı’nda seçilen 17 hedef ülke ile 5 ayrıcalıklı sektörün performansı konusunda açıklama yoktur.

İngiltere, en önemli ihracat pazarlarımızdan biridir. Bu ülke AB’den ayrıldıktan sonra, ihracatın devamı için serbest ticaret anlaşması yapmamız gereklidir. Ancak Gümrük Birliği Anlaşması gereği AB, bu ülke ile aynı yönde bir anlaşma yapmadan bizim devreye girmemiz mümkün değildir. Gümrük Birliği revizyonu konusunda ise bir ilerleme yoktur. İhracatımızın yarısını yaptığımız AB ile uzlaşmazlıklar sürmektedir. Bu durumun ihracatımıza olumsuz yönde etki yapması söz konusudur. Aynı şeyleri ABD pazarı için de söylemek mümkündür.

Bölgemizdeki gerginlikler, artması muhtemel petrol fiyatları, giderek serbest ticaret kurallarından ikili ticaret anlaşmalarına ve korumacılığa yöneliş, yeni bir yapılanmaya ihtiyaç gösterecektir. Böyle bir iç ve dış örgütlenme için zaman geçmektedir. Dış örgütlenmenin amacı artık sadece ihracatı arttırmak veya uygun maliyetli ithalat yapmak değil, ortak yatırımları ve doğrudan yabancı yatırımları da içine alacak şekilde genişletilmelidir. İç örgütlenmede ise, dış ticaretten doğacak haksız rekabete karşı koyacak bir mekanizma etkili hale getirilmelidir.

Önceliklerin doğru tespiti ve zamanlamanın doğru yapılması önlemlerin etkinliğini arttıracaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 18 Şubat 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 17 Şubat 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. 17-23 Şubat haftalık burç yorumları. Yeni haftada burçların aşk ve iş hayatla...

Günlük Burç Yorumları Aşk 16 Şubat 2020 Pazar Hafta sonu. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test