Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türkiye'yi kurtarmak; Belediyelerden başlar!..

20.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Goethe'nin "Herkes kapısının önünü süpürse, semt temiz olur" sözünü rahmetli Babam Fuat Uluç'tan duyduğum zaman ortaokulda idim ve "yurttaşlık bilgisi" dersi okuyordum.

"Bak oğlum" diye devam etmişti Babam ve "özet" ile bana şu hayat boyu "unutmadığım" gerçeği anlatmıştı; "Bu söz, sadece kapı önü - sokak - cadde - mahalle - semt - şehir için söylenmemiştir. Temiz olması gereken her yer ve her konu için söylenmiştir. Evimizin odalarından tut da, siyasetimize, adaletimize, ahlakımıza, sanatımıza, sporumuza, ailemize, halkımıza kadar. Anladın mı, ülkeler nasıl temiz olur ve ülkeler temiz olunca da Dünya nasıl temiz olur?.."

Doğrusu o gün "bir şeyler anlamıştım", mesela "sevgili kardeşim Hıncal ile beraber yattığımız odayı temiz tutmakla, evin temizliğine katkı yapacağımızı, mutfağı da öyle"; ama ondan ötesine pek aklım yetmemişti!..

"Kapımızın önünü süpürmekle başlayan 'temiz tutma' dizisinin, hem de acı tatlı onca örnek ile nerelere kadar uzandığını" bunca yıl yaşayınca, hayat, "Babamın ve elbette Goethe'nin ne kadar haklı olduğunu" öğretti, bana!..

Peki, mesela bizler, "yazarçizerler" bugün ne yapıyoruz; büyük çoğunluğumuz, mesela "benim gibi" gazetelerimizde "Türkiye'yi, yetmez Dünya'yı nasıl kurtarırız" nutukları yazıyoruz, akşam TV ekranlarında "Türkiye'yi, Dünya'yı nasıl kurtarırız" nutukları atıyoruz!..

Peki, ne oldu, "kapımızın önü", sokağımız, caddemiz, çevremiz, mahallemiz, kentimiz?..

Bakınız, İzmir'de "yazılarını 'tiryaki' gibi okuduğum, değer verdiğim, sevdiğim" iki gazeteci yazar dostum var; Ünal Tümin ve Hamdi Türkmen!..

Son aylarda "kapılarımızın önünden başlayarak kentimize kadar" bizleri "doğrudan ilgilendiren olay ve gelişmelerle dolu" yazılarından vaz geçtiler; Bizler gibi, "Türkiye'yi, Dünyayı kurtarma" yarışına girdiler!..

Halbuki İzmir onların avucunun içindeydi, her toplantıda, her yerde varlardı, oralarda neler oluyor, kentte neler yaşanıyor, yazıyorlardı ve ben de nefes almadan okuyordum; zira "Ben gidemiyor", yazamıyordum; İzmir'den "adeta" haberim yoktu.

Mesela "Taaa İstanbul'dan sevgili kardeşim Hıncal Uluç'un uyarısı olmasa, haberim olmayacak olan" Konak'taki "Zorlu Gökdeleni kavgası gibi!.."

Ülkede "Türkiye'yi, Dünya'yı kurtaran onca çok ve de 'kocaman kocaman imzalı' yazan çizen ve de konuşan" vardı ve ben, bunlarla yarışan Tümin'in ve Türkmen'in "Erdoğanlı, Kılıçdaroğlulu, Bahçelili, Akşenerli, Davutoğlulu, Trumplı, Putinli, Suriyeli, Libyalı, ABD'li, AB'li yazılarını" okumaya devam ediyordum ama, eskisi gibi iştahla değil!..

Haberleri olsun; Ben başlangıç yapıyorum; Haftaya yazım "Belediye nedir" olacak ve okuyanlar "İzmir'de belediyeler var mı, yok mu" kendileri test edebilecekler ve bu soruların cevabını verecekler!..

Ve elbette "bunları yazarken" de, "1975'den beri oturduğum İzmir'den ve 1994'den itibaren oturduğum Urla'dan örnekler" vereceğim. Az sonra... Haftaya...

 

Selâmün Aleyküm" İbranice mi?

"Selâmün Aleyküm"; "Allah'ın selâmı üzerine olsun" demektir. Cevaben de, "Ve Aleykümü's Selâm" denir; "Allah'ın selamı senin de üzerinde olsun!.."

Bu sözler, "Dua" kabul edilir ve Kuran'ın bazı ayetlerine de işaret edilir.

Buraya kadar tamam da, ya "bu sözlerin aslının 'İbranice' olduğuna" ne demeliyiz; "Şalom Aleyke!.."

İddiaya göre; "Şalom, Milattan 1000 yıl önce yaşamış, zalim bir 'Yahudi' kent devletinin kralı" imiş. Ve halkını "Şalom'un milletimdenim" diyerek selamlaştırırmış. (Aleyke: 'Tabi, teba' anlamına.)

Önce, şaşırdım, sonra hatırladım; Araplarla, Museviler "Hazreti Nuh'un oğlu Sam'ın neslinden" gelmiyorlar mı? (Türkler, oğul Yafes'ten, Afrikalılar, Hintliler, oğul Ham'dan...)

"Olabilir" dedim, ama gene de içimde şüphe var; "aksini bilen varsa", bana yazsın, onu da yazayım!..

 

Okuyucu Soruları

Bu nasıl Halk TV'si?..

Kilis'ten bir okuyucumun mailidir: Pazartesi sabahı TV'de zapping yapıyordum. Birden "Suriyeli" sözü duyunca seyretmeye başladım. Sunucu "Enver Aysever" adlı genç bir adamdı. İyi Parti Milletvekili Ümit Özdağ "Suriyelilere harcanan paranın açıklandığı gibi 40 milyar dolar değil, 58 milyar dolar olduğunu" söylemiş. O habere bakıp "Bunlara inanmayın, bunlar ırkçı. Irkçılık yapıyorlar. Türkiye'de Suriyeli sorunu yoktur" diyerek, yoksulluktan, emperyalizmden, kapitalizmden bahsetmeye başladı. Hâlâ Dev - Yol / Dev - Sol kafası. Zaten gençlerimize ekranlardan "Vatanıma geldim" diyerek Moskova Havaalanında toprağı öpen, "Beni Stalin yarattı" diyen Nazım Hikmet'i örnek gösteren birisi. İstanbul'da mı, Ankara'da mı oturuyor, bilmiyorum. Bir kalkıp Kilis'e gelse de Suriyelileri görse, Kilis halkının onlara nasıl baktığını anlasa, bunları söyleyecek mi, bakalım? Eğer "döviz yokluğunda en değerli fabrikaları satan ve 4 milyondan fazla işsizi olan" Türkiye'de "Suriyelilere harcanan parayı ortaya koymak" ırkçılıksa, bilmeliler ki Kilis'in bütün halkı ırkçı. İşte CHP'yi "böyle gazeteciler, böyle TV'ler, böyle gazeteler desteklerse" olacak ortadadır; yüzde 25 oy bile onlara çok bile...

Bu arada unutuyordum; Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın Sivaspor ile Malatyaspor mağlubiyetlerini anlatırken de "Hazin ve üzüntü verici haber" diye niteledi. Fenerbahçeliymiş. Ne yazık ki, "galip takımların adlarını bile" söylemedi.

 

Bu nasıl Halk TV?

CEVABIMDIR; "Anam, dedem, ninem Kilisli. Sevgili kardeşim Hıncal da orada doğdu, ben ortaokulu orada okudum. Geçen sonbaharda Kilis'e gittim. Suriyelileri gördüm. Eğer "Suriyelilere vatandaşlık verilirse" birkaç yıl sonra Belediye Başkanı da, Meclis'e gönderdiği iki milletvekilinin ikisi de Suriyeli olur; haberin var mı Enver Aysever; varsa "Nazım Hikmet'i örnek alan" gençleri bile kurtaramaz(!) Kilis'i, başlarında sen de olsan!..

"Sivasspor ve Malatyaspor" konusuna gelince, bilesin ki, Kilisli okurum, Bizans'tan, Osmanlı'dan beri İstanbul'da yaşayanlar için "İstanbul dışında kalan yerler" taşradır ve "önemleri" de o kadardır!..

 

İnternet'ten "esen" rüzgarlar!..

 

         *****

Einstein'e sordular:

- Sizce Dünyayı kimler yönetiyor?

Eintein: Dünyayı ahmaklık, korku ve açgözlülük yönetir!..

- Dünya insanlarını sınıflandırabilir misiniz?

Einstein: Dünyada üst sınıf yaşar, orta sınıf şikâyet eder ve alt sınıf şükreder!..

- Ya inanç durumu?

Einstein: Dünyada üst sınıf paraya, orta sınıf lidere, alt sınıf Tanrı'ya tapar!..

 

Sözün Özü

Cesaret, bütün silahlardan üstündür ve kadınlar da bütün silahlardan. İsteklerine gem vurmaya kalkışırsanız, ölümü bile göze alırlar; unutmayın ey ülke yöneticileri ve onları sokaklara dökmeyin!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 18 Şubat 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 17 Şubat 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. 17-23 Şubat haftalık burç yorumları. Yeni haftada burçların aşk ve iş hayatla...

Günlük Burç Yorumları Aşk 16 Şubat 2020 Pazar Hafta sonu. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test