Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Mavi vatan zamanı

20.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçtiğimiz hafta sonu Urla Kent Konseyinin konuk konuşmacısı Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu (KÜDENFOR) Direktörü emekli Tümamiral Cem Gürdeniz idi. Türkiye’nin denetimindeki 462 bin kilometrekarelik deniz yetki sahaları için “Mavi Vatan” kavramını geliştiren ve yaygınlaştıran isimdir Gürdeniz. “Mavi Vatanı”mıza sıkı sıkı sahip çıktığı için emperyalizmin maşası FETÖ alçaklarının uydurduğu Balyoz kumpasından dolayı 2011 yılında kendisi gibi yurtsever subaylarla birlikte 3.5 yıl hapis yattı.

Güvenlik ve mutluluğumuzun denizlerimize bağlı olduğunu belirten Amiralimize göre, karasal değil “denizsel” bir devlet olmalıdır Türkiye. Cumhuriyetin 100. Yılında öncelik şunlara verilmelidir: (1) Mavi Vatan üzerine titremek, (2) Türk Boğazlarını yani Montrö antlaşmasını korumak, (3) Kıbrıs’taki haklarımıza sahip çıkmak. Bu öncelikler, siyaset, partiler üstü olmalıdır güzel ülkemizde.

Denize sırt dönmemek

Atatürk dışında, Abdülhamit dâhil devleti yönetenlerin denize sırtlarını döndüğünü vurgulayan komutan ancak 90’lı yıllardan sonra deniz kuvvetlerimizin açık deniz donanmasına dönüştüğüne dikkat çekti. Doğu Akdeniz’de, deniz güvenliğine katkıda bulunmak, “Türkiye Cumhuriyeti’nin deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini korumak” amacıyla Deniz Kuvvetlerimiz 2006’nın Nisan ayından bu yana “Akdeniz Kalkanı Harekâtı” yürütüyor.  Nitekim Giresun firkateyninin 17 Mart 2002’de Kuzey Kıbrıs açıklarında arama yapan Norveç gemisini alandan uzaklaştırması bir dönüm noktasıdır.  Ancak bunun bedeli ağır oldu deniz kuvvetleri için. FETÖ, 15 Şubat 2011 tarihinde 15 Amiral ve 40 Albayı tutuklattı.

Türkiye’nin kendi gemisini yapma kapasitesine sahip 20 ülkeden biri olduğunu anımsatan Gürdeniz, Milli Gemi, MİLGEM’in %70 ulusal katkı ile denize indirildiğini, Deniz Kuvvetlerinin, 2021 yılına kadar 6 denizaltı, 2050’de de nükleer denizaltı yapmayı hedeflediğini söyledi. ABD’den gelen Harpoon füzeleri yerine 250 km. menzilli yerli Atmaca füzelerinin kullanılması da ciddi bir girişim. Dış ticaretimizin % 86’sının deniz yoluyla yürüdüğü göz önüne alındığında bu gelişmeler çok önemli.

Nusret etkisi

Konferansta, kendi adıma Libya ile yapılan mutabakat konusunda çok bilgi edindim. Amiral Gürdeniz, bu mutabakatı, Çanakkale savaşında, 26 mayınla yenilmez bilinen İngiliz donanmasını darmadağın eden Nusret mayın gemisinin rolü ile bir tutuyor. Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan’ın, Avrupa Birliğini de arkalarına alarak Türkiye’ye dayattığı Münhasır Ekonomik Bölge, MEB (Exclusive Economic Zone)  41 bin iken Libya Mutabakatı ile bu alan 189 bin kilometrekareye çıkıyor. Libya ise 39 bin km2 daha kazanıyor.

Libya mutabakatının görüşmelerinin başlaması on yıl öncesine, 2009 yılına dayanıyor. Tümamairal Dr. Cihat Yaycı, Libya’ya giderek dünyanın yuvarlaklığından hareketle geliştirdiği haritacılık tanımıyla bu yeni alanı belirliyor, karşı tarafı ikna etmeyi başarıyor. Bu konuyu iyi anlamak için Dr. Cihat Yaycı’nın yazdığı “LİBYA TÜRKİYE’NİN DENİZDEN KOMŞUSUDUR – Doğu Akdeniz’de Deniz Alanlarını Sınırlandırılmasında Libya’nın Rolü” başlıklı kitabı okumak gerekli. (Avrasya Stratejik Araştırmaları Merkezi Yayını – Kırmızı Kedi kitapevinden getirtilebilir)

Türkiye dışta tutuluyor

Gürdeniz, mutabakatla sağlanan başarının bir parti ya da kişinin değil Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir başarısı olarak görülmesini, bunun da Yunan kamuoyunun “gol yedik” diye tepki göstermesinden anlaşılabileceğini belirtiyor. Avrupa ile Güney Kıbrıs arasına bir hançer gibi dalan bu mutabakat karşısında şaşkına dönen Rum tarafı ve Yunanistan, Doğu Akdeniz forumları düzenliyor, ikili antlaşmalar yapıyorlar. Bu toplantılarda GKRC, Yunanistan, İsrail, İtalya, Ürdün, Filistin var, Türkiye ile KKTC yok!

Avrupa Birliği ve ABD, başlangıçta Irak ve Suriye’nin kuzeyinde, Akdeniz’e uzanan uydu bir Kürdistan kurulması ve Türkiye’nin Kıbrıs’ta bulundurduğu kolordunun sonlandırılması için uğraşıyorlar. Türkiye ise, en kısa zamanda Suriye, Mısır, Lübnan, hatta İsrail ile de Libya mutabakatına benzer antlaşmalar yaparak, bu tehditlerden sakınabilir.

Konferansın sonunda, mutabakatın Birleşmiş Milletlerin onayladığı Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanı Al-Saraj ile imzalandığını, ancak Rusya’nın da desteklediği Hafter milislerinin Trablus’u ele geçirmesi durumunda neler olabileceği sorusu da yöneltildi. Gürdeniz’in cevabı net oldu: Libya’nın kıyıda yoğunlaşmış nüfusunun yüzde 70’ini Al-Saraj’ın elinde tuttuğuna, başkalarının paralı askeri olan Hafter’in bile 39 bin km2’lik bir alandaki Libya çıkarlarından vazgeçemeyeceğine dikkat çekti. Karada olduğu gibi denizde ‘proxy’ (vekil) savaşları olamayacağını belirten Gürdeniz, Al-Saraj’a, Mehmetçik hariç cephane ve malzeme verilebileceğini söyledi. Anlaşılan önümüzdeki günlerde, MAVİ VATANI savunmak başat olacak.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 26 Şubat 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 25 Şubat 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk'ün gazetemizde yayınlanan ''Atatürk’ün adını silme projesinin devamı'' başlıklı yazısıdır.

Günlük Burç Yorumları Aşk 24 Şubat 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Yeni haftada burçları neler bekliyor? 24 - 28 Şubat haftalık burç yorumları.

Yazarlar
Website Security Test