Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türkiye’nin güvenlik taleplerine kulak tıkandı

6.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bilindiği gibi NATO; uluslararası savunma ittifakıdır ve üye ülkeler “taraflardan birinin toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı ya da güvenliğinin tehdit edildiği” durumlarda alınacak önlemlere katkı sunmayı taahhüt etmişlerdir. Türkiye NATO’ya üye olduğu 1952 yılından bu yana Kore’den başlayarak Somali’de, Afganistan’da, Kosova’da, Irak’ta NATO’nun harekât ve görevlerine en çok katkı sağlayan ülkedir. Buna karşılık NATO’nun Türkiye’nin güvenliğine katkısı sorgulanması gereken bir konudur.

NATO’nun ABD öncülüğünde Afganistan’a müdahale gerekçesi hatırlanacaktır. El Kaide terör örgütü 11 Eylül 2001’de ABD’de Dünya Ticaret Merkezi’ne saldırıda bulunmuş, gelişmeler müdahaleyi Afganistan’a kadar götürmüştü. Gerekçe; “ABD’nin güvenliğini tehdit eden” El Kaide terör örgütüyle mücadeleydi. Günümüzde ABD benzer gerekçelerle (IŞİD’le mücadele) Suriye’deki varlığını sürdürmekte ve NATO’yu eylemine alet etmektedir. Türkiye ise 40 yıldır toprak bütünlüğümüzü, birlik-beraberliğimizi ve huzurumuzu tehdit eden PKK terör örgütüyle mücadele etmektedir. Neredeyse 10 yıldır Suriye’de PYD adıyla yuvalanan PKK; ABD ve ortaklarının açıkça verdiği destekle bölgedeki varlığını sürdürmekte, ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Daha öncesinde (1993 yılında) PYD’nin silahlı kolu olan YPG; PKK tarafından Kandil’de kurulmuş ve başına Bahoz Erdal kod adlı PKK’lı terörist getirilmiştir. Durum bu kadar açıkken PKK’yı terör örgütü olarak kabul eden ABD ve NATO üyesi bazı ülkeler PKK uzantısı PYD ve YPG’yi IŞİD’le mücadelede vazgeçilmez ortakları olarak göstermektedirler. Kendi ülkesindeki ve Ortadoğu’daki terör eylemlerini gerekçe göstererek dünyanın öbür ucuna müdahale eden ABD’nin, Türkiye’yi 40 yıldır tehdit eden PKK’ya Suriye’de başka isim vererek desteklemesini ve Türkiye’nin güvenlik taleplerine kulak tıkamasını, NATO’nun da bu duruma alet edilmesini ciddi bir şekilde sorgulamak gerektiği kanaatindeyim.

NATO dahil hiçbir uluslararası kuruluş terörün tanımı konusunda fikir birliği oluşturamamıştır, bu konuda da istekli değildir. Bunun nedeni günümüzün savaşlarının terör örgütleri üzerinden yürütülmesidir. Terör örgütlerinin arkalarında güçlü devletlerin desteği olmadan varlık göstermesi ve istihbarat teşkilatlarının ülkelerindeki terörü destekleyen devletler konusunda bilgi sahibi olmaması, devletimizi yönetenlerin de PKK’nın arkasında hangi devletlerin, hangi güçlerin bulunduğunu bilmemesi mümkün değildir. Nitekim Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımız 3-4 Aralık’ta Londra’daki Liderler Zirvesine giderken; müttefiklerimizin Suriye’de PKK uzantılarıyla işbirliği yaptığını, NATO’nun PYD/YPG’yi terör örgütü olarak kabul etmesi gerektiğini, aksi halde Baltık Planına veto koyacaklarını Türk kamuoyuna hitaben yüksek sesle ve kararlılık vurgusuyla dile getirmişlerdir. Bu sert çıkışlar NATO Liderler Zirvesinde maalesef karşılık bulmamıştır. Zirvede ne PYD/YPG terör örgütü tartışmaya açılabilmiş ne de Baltık Planına veto konulabilmiştir. Bu da terör örgütünün arkasındaki desteği ve bu desteğin ülkemiz üzerindeki gücü ve etkisini ortaya koymaktadır. Şimdi bunun nasıl gerekçelendirileceği, bu uluslararası itibar kaybının nasıl telafi edileceği ve bu durumdan nasıl bir başarı hikayesi çıkarılacağı merak konusudur. Muhalefetimiz de bu konuya son derece ilgisiz görünmektedir. Muhalefetin bu sonuç karşısında nasıl bir eleştiri getireceği de aynı şekilde merak konusudur. Oysa vatan ve milletin bekasını ilgilendiren böyle milli konularda iç siyasi çıkar hesabıyla hareket edilmemeli, eylem tarzı önceden oluşturulacak milli mutabakatla olgunlaştırılmalı ve muhatapların karşısına güçlü bir şekilde çıkılmalıdır. Böyle devam ettiği taktirde terörle mücadelemizin uzun yıllar daha sürmesi, daha pek çok şehitler vermemiz ve belki de toprak bütünlüğümüzden, birlik ve beraberliğimizden tavizler vermemiz tehlikesi kolay kolay ortadan kalkmayacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Yazarımız ve eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla yayımlanan genelgeye ilişkin değerlendirmede bulundu.

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Nisan 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 31 Mart 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Mart 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test