Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Belediyecilikte insana ve hayata dokunmak

29.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçtiğimiz hafta sonu İzmir’de toplanan CHP’li belediye başkanlarının gerçekleştirdikleri ‘Yerel Yönetimler Çalıştayı’, maalesef hak ettiği ölçüde kamuoyuna yansımadı. Bir yandan suni olarak köpürtülen ve gündeme oturtulan ‘Saraya giden CHP’li iddiası’ haberlerinin, diğer yandan CHP örgütlerinin kendi iç gündemi olan delege seçimlerinin gölgesinde kaldı. Aslında bu çalışma birçok bakımdan önemliydi.

Niye önemliydi? Öncelikle, 31 Mart yerel seçimi ile 23 Haziran İstanbul seçiminden başarı ile çıkan CHP’nin, kazandığı büyük kentlerin belediyelerinde mutlaka başarılı olması gerekiyordu. Ülkede iktidar olmanın yolu, yerel yönetimlerde elde edilecek başarıdan geçecekti. Siyasal iktidar, bu başarıyı engellemek için elinden geleni yapıyordu. CHP’li belediyeler bu engellemeleri nasıl aşacaklardı? CHP örgütleri ve CHP’liler bu sürece nasıl katkı koyacaklardı? Yerel yönetimlerde halkla buluşmanın ve seçmenin güvenini kazanmanın yolları nasıl döşenecekti? Bizce, işte bütün bu konular, yapay gündem maddelerinden de, delege seçimlerinden de daha fazla önem taşıyordu.

 

Yeni anlayış ve yaklaşım

İçinde bulunulan kritik süreçte, CHP’li belediye başkanları ve yerel yönetimlerde görev alan sosyal demokrat yöneticiler; her şeyden önce demokratik, katılımcı, saydam ve toplumsal odaklı bir yönetim anlayışını hayata geçirmek zorundadırlar. Günümüzde ‘21’inci yüzyıl belediyeciliği’ olarak da tanımlanan bu anlayış, kentlerde yaşayan halkın en geniş kesimlerinin toplumsal örgütlenmesini ve demokratik biçimde yönetime katılmasını içermektedir.

Kentleri ve kent yaşamını iyiden, doğrudan, güzelden yana değiştirip dönüştürmeyi de hedefleyen bu yaklaşımda, hayata ve insana dokunmak esastır. Bu temel hedefler gerçekleştirilebildiği ölçüde, yerel yönetimlerde başarı elde edilecektir.

 

Toplumsal belediyecilik

Kentler, toplumun en dinamik kesimlerinin yaşadığı alanlardır. Bu kesimlerin hizmet beklentileri de büyüktür. Yerel kamusal hizmetlerin en yüksek yurttaş katılımıyla ve en saydam yöntemlerle halka ulaştırılması gerekiyor. Elbette, bunun için de, katılımcılık kanallarının güçlü olması, demokratik denetim olanaklarının varlığı ve hepsinden önemlisi yüksek bir kentlilik bilinci temel koşullardır.

İşte biz bütün bunları hedefleyen belediyecilik yaklaşımını, kısaca ‘toplumsal belediyecilik’ olarak ifade ediyoruz. Bu belediyecilik anlayışının temel ilkeleri olarak da çağdaşlığın, özgürlüğün, dayanışmanın ve katılımcılığın altını özenle çiziyoruz. Toplumsal belediyecilikle ilgili düşünce ve önerilerimizi, eşim Prof.Dr. Ferlâl Örs ile birlikte daha önce kitaplaştırmıştık (YERELGE - Toplumsal Belediyecilik / Yerel Yönetimlerde Üretkenlik, Katılımcılık ve Toplumsal İlişkiler / Ferlâl - Mehmet Şakir Örs / Etki Yayıncılık).

 

Başkanlara öneriler

Belediyecilik alanı ile ilgili olarak, İzmir’de bazı platformlarda dile getirdiğimiz önerilerimizden bir bölümünü, bu yazımızda paylaşmak istiyoruz.

*Dayanışma ağı oluşturulması: Ekonomik kriz en çok büyük kentleri ve özellikle de kentin çeperlerini vurmaktadır. Bu bağlamda, belediyelerin bünyesinde bir dayanışma ağı ve hattı oluşturulması yararlı olacaktır. Özellikle ekonomik kriz ve kış koşulları da dikkate alınarak zor durumda kalmış insanların doğrudan erişebileceği bir ‘Alo Dayanışma’ hattı oluşturulabilir.

*İzmir Kent Evleri (İZKE) Projesi: Belediyelerin kentlilerine dokunma, buluşma, kısacası doğrudan temas noktası olacak yeni bir kent örgütlenmesi modeli.

*Emek - Demokrasi Belleği ve Enstitüsü: İzmir’in, ülkemizin emek ve demokrasi mücadeleleri tarihinde önemli bir konumu ve yeri vardır. Bu bağlamda İzmir’de bir ‘Emek ve Demokrasi Mücadeleleri Belleği ve Enstitüsü’ kurulabilir.

*İzmir Yerel Yönetim Okulu (İZYO) kurulması: Belediyecilikte en önemli öğe insan kaynağıdır. Bilindiği gibi yerel yönetimler, aynı zamanda birer siyaset ve demokrasi okuludur. Özellikle yerel siyasete ve kent yönetimlerine yeni insanlar kazandırmanın yolu, bu alanlarda gençleri yetiştirmekten geçmektedir. Bu bağlamda, yerel yönetimler bünyesinde kurulacak bir okul, teori ile pratiği birleştirecek ve geleceğe insan yetiştirecektir.

Elbette önerilerimiz yalnızca bunlarla sınırlı değil ve daha da çoğaltılabilir. Önemli olan, belediyeciliğin insana, halka dokunması ve kentin, kentlinin yaşamını olumlu yönde değiştirebilmesidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 16 Aralık 2019 Pazartesi. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri. 16-22 Aralık haftası burçları neler bekliyor?

Günlük Burç Yorumları Aşk 15 Aralık 2019 Pazar. Astroloji hafta sonu tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test