Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

CHP’li belediyeler

22.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), partili belediye başkanlarını İzmir’de topladı. Yazı hazırlanırken, CHP’nin ‘Yerel Yönetimler Çalıştayı’ devam ediyordu. Batı Anadolu’nun merkezi konumundaki İzmir ile Aydın, Muğla gibi kentlerin yer aldığı Ege Bölgesi, CHP için çok farklı anlamlar taşıyor. Uzun süredir bu kentler ana muhalefet partisine büyük destek veriyor. Son dönemlerde, buralarda, CHP’li belediyelerin oluşturduğu ciddi bir yerel yönetim deneyimi ve birikimi oluştu. Bu deneyimlerin ve bilgi birikiminin, diğer kentlerle paylaşılması önem taşıyor.

Tıpkı İzmir ve Ege’nin CHP için taşıdığı anlam ve önem gibi, CHP’nin de yerel yönetimler açısından, ülkemiz siyaseti için apayrı bir anlamı ve önemi var. Çünkü ülke nüfusunun çok büyük ve üstelik üretken kesimi, artık CHP’li belediyelerle yönetiliyor. Bu durum CHP’ye ve CHP’li belediye başkanlarına önemli bir sorumluluk yüklüyor. Önümüzdeki süreçte, CHP’li belediyeler, başarılarıyla, olası bir CHP iktidarı için referans olacaklar, daha doğrusu olmalılar. Halkımız, kentlerde yaşayan seçmen, CHP’li belediyelerden böylesi etkin bir çalışma ve hizmet bekliyor.

 

İktidarın uygulamaları

31 Mart yerel seçiminin ve sonrasında yapılan 23 Haziran İstanbul seçiminin sonuçlarını bir türlü hazmedemeyen siyasal iktidar, yeni seçilen muhalif belediye başkanlarını çalıştırmamaya kararlı görünüyor. Özellikle büyük kentlerdeki belediye başkanlarının yetkilerini sınırlamaktan, kayyım uygulaması tehdidine kadar her türlü yola başvuruyor.

Muhalif belediye başkanları ile ilgili olarak, kamuoyunda olumsuz algılar yaratılmaya çalışılıyor. Bunun için her yol deneniyor. Yerel yönetimlerle ilgili yeni tasarılar hazırlanıyor. Başkanların elini kolunu bağlayacak yeni uygulamalar gündeme getiriliyor. Yasa ve yönetmeliklerde değişiklik yapılarak, yerel yönetimin ve belediye başkanlarının bazı yetkileri merkezi yönetime alınmak isteniyor.

Yerel yönetim alanında bir başka önemli konu, 31 Mart’ta seçilen bazı HDP’li belediye başkanlarının, yargı kararı olmadan görevlerinden uzaklaştırılmasıdır. Türkiye’nin üçüncü büyük partisine mensup ve kentlerinde güçlü seçmen desteğiyle bu görevlere gelen başkanlara yönelik kayyım uygulaması, demokrasi ve seçmen iradesi ile bağdaşmamaktadır. Demokrasiden yana olan muhalefet partileri ve çevreleri, bu konuda daha kararlı bir duruş sergilemelidir.

 

Belediyelerin dayanışması

İktidarın yerel yönetimlerle ilgili kısıtlama hazırlığı, ancak muhalif belediyelerin ortak çabası ve mücadelesi ile püskürtülebilir. Kısacası, yerel yönetimler alanı bir ‘demokrasi birlikteliği’ne dönüşmelidir. Öncelikle de iktidarın bu alandaki girişimleri, hamleleri ve hazırlıkları teşhir edilmeli, seçmen bu konularda aydınlatılıp bilgilendirilmelidir.

İşte bu aşamada İzmir’de toplanan çalıştay, CHP’li belediyeler açısından büyük önem taşıyor. Yerel yönetimlerle ilgili yasal hazırlıklar konusunda ortak tutum takınmak ve ön almak, CHP’li belediyeler arasında ‘kardeş belediye’ uygulamasını başlatmak, çalıştayın ana çalışma konularını oluşturuyor.

Belediyelerde gösterilecek performansı çok önemseyen ana muhalefet partisi, doğrusu bu kez işi sıkı tutuyor. CHP’li belediyeler arasında birliktelik ve dayanışma oluşturmaya çalışıyor.

 

Toplumsal belediyecilik

Yeni seçilen belediye başkanları, yaklaşık 8 aylık hizmet dönemini geride bıraktılar. Başkanlar için ilk aylarda en önemli problem, ‘rutin’in içinde kaybolma riskidir. Çünkü bu yoğun görev, günlük koşuşturmanın içinde insanları çabuk öğütür ve yıpratır. Zaman da çok hızlı geçer. İşte o nedenle, belediye başkanları planlı ve programlı hareket etmeli, yönetimlerinde her yönüyle kentlerini bilen, tanıyan ve yaşayan, güçlü çalışma grupları oluşturmalıdır. Bu üretken ve yaratıcı ekipler, olumsuz koşullara boyun eğen değil, koşulları değiştirip dönüştüren çalışmalar sergilemelidir. 

Bir başka gözlemimiz, özelikle ilçe belediyelerinde ‘konser ve etkinlik’ düzenleme işinin neredeyse bir yarış haline getirilmesidir. Elbette önemli günler ve ulusal bayramlar görkemli biçimde kutlanmalıdır. Ancak bu konser ve etkinlik işini abartıp, belediyeleri neredeyse ‘organizasyon kuruluşu’ haline getirmek yanlıştır. Böylesi bir yaklaşım işi hafifletir, çıtayı aşağıya çeker. CHP’li belediyeler, bu etkinlikler üzerinden değil, ‘toplumsal belediyecilik’ doğrultusunda gerçekleştirecekleri kalıcı işlerle, özgün proje ve örgütlenmelerle yarışmalıdır.

Yerel yönetimlerle ilgili değerlendirmelerimizi paylaşmayı, önümüzdeki yazılarımızda da sürdüreceğiz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test