Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yeni piyasa düzeni

8.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Barış Pınarı Harekatının bir neticeye bağlanmasından sonra, piyasaların sakinleyeceğini durulacağını bekleyenler hala beklemeye devam ediyor.

Esasen ekonomik veriler cephesine bakıldığında çok büyük bir sorun görünmüyor.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch: mealen Türkiye’de işlerin tam düzelmediğini ancak düzelme yolunda bir eğilim gördüklerini ifade ederek Türkiye’nin uzun vadeli kredi notunu BB- de sabit tutarak görünümü negatiften durağana çevirdi.

Ne kadar sevindik ne kadar sevindik anlatamam.

Bu not seviyesiyle, Vietnam, Dominik Cumhuriyeti, Bangladeş, Senegal gibi ülkelerin yanı sıra yerini yurdunu bilmediğimiz bir dolu ülkeyle aynı reyting derecesi almaya hak kazandık.

Türkiye GSYH rakamıyla dünyanın en büyük 16. ekonomisidir. Yukarıda saydığımız ülkelerin hiç birisi Türkiye’nin alt yapısı, bilgi birikimi, insan kaynağı ve pek çok ölçüte bakıldığında, Türkiye’nin eline su dökemez.

Peki, o zaman, bu kredi derecelendirme kuruluşları neden bize Avrupa’nın kıytırık ülkeleri kadar dahi not vermezler.

Bunlar daima olanı değil akıllarındaki Türkiye’yi hedeflediler. Türkiye’yi görmek istedikleri yere koyma gayretine girdiler. Türkiye söz dinleyip, uslu çocuk olduğu zamanlarda notlarını yükselttiler.

Sevdikleri köşe yazarımı yargılandı not düşürelim dediler. Halk istemedikleri iktidarımı seçti?  Not düşürelim. Türkiye kendi güvenliğini ABD’nin insafına bırakmadı mı? Not düşürelim. Darbe başarısız mı oldu? Not düşürelim. Ne söylerlerse söylesinler yaptıkları bu.

İzlanda batarken, Yunanistan batarken ise hep başka tarafa bakıyorlardı. Muhtemelen de fırsat bulsak da Türkiye’nin notunu düşürsek diye bize…

Bu kurumların etkisini söyle özetleyebiliriz. Not zamanlamaları saatli bomba gibi, zaman ayarlı oldu hep. Swap faiziyle borçlanıp, gece yarısı Londra ve Uzakdoğu merkezli TL alıp piyasaya çakarak doların 7,20 yapan tetikçilerin azmettiricileri de yine bunlardı. Şayet bunlar bizim notumuzu düşürmek için bu kadar acele etmeselerdi bizdeki toparlanma 2019 yılının sonunda değil başında başlayabilirdi.

Bizde hiç hata yoktu demiyorum elbette. Hakemin onlardan olduğu maçta, karşı takım gol atsın diye ters tarafa atlayan kaleci de suçlu. Bu kaleciyi bize pazarlayan menajerde suçlu. Kalecinin hain olmadığını anlamayan yönetici de suçlu.

Enflasyon rakamları önceki sene aynı dönemde yüksek seyretmesi sebebiyle baz etkisi kaynaklı ekim ayında yıllık yüzde 8 civarında gerçekleşti. Baz etkisinin kalkmasıyla son iki ayda bir miktar yükselerek yılsonu %12 civarında yılı tamamlaması bekleniyor ki hedeflerle uyumlu.

Önümüzdeki yıl Türkiye’de büyüme beklentisi %3 civarında, 2021 yılı içinse yüzde 4 büyüme oranı bekleniyor. Yol haritasında bir kaza yaşanmadığı takdirde, bu hedeflerle 2020 ve 2021 senesinin yatırım araçları anlamında daha pozitif olacağını söyleyebilirim.

Cari fazla veren Türkiye’nin, şu anda kurlar üzerinde bir baskı unsuru olmayacağını düşünürsek. Doların yatırımcısına sınırlı bir getiri sağlayacağını söyleyebiliriz. Altıncılar ise ABD ekonomisini ve dolar faizlerinin FED tarafından belirlenme kriterlerini ve beklentileri dikkatle takip etmeleri gerekir.

Faiz oranlarının artık bu yıl olmasa da önümüzdeki yılın 2. çeyreğinden itibaren aşağı yönlü, devam edeceği düşünüldüğünde daha uzun vadeli mevduat ve tahvillerin cazibesini koruduğu söylenebilir.

Gözde yatırım aracımız hisse senetleri ise fırsat sunmaya devam ediyor. Brezilya Bovespa endeksi 2013 yılında, Bist 100 80,000 seviyesinde iken. 39,000 seviyesindeydi. Bugün ise 110,000 seviyesine dayanmış durumda biz ise hala 105,000 i geçmeye çalışıyoruz. Söyleyeceklerim bu kadar.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test