Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Soçi mutabakatı ve sonrası

25.10.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Federasyonu Başkanı Putin arasında imzalanan Soçi Mutabakatı, Suriye krizini yeni bir boyuta taşımıştır. Mutabakat Suriye'de ülke birliğini temin yolunda bir adım olarak değerlendirilmektedir.

Mutabakat ile Barış Pınarı harekâtı sona ermiştir ve bu harekât ile kontrol altına alınan bölge Türkiye'ye bırakılmıştır. Ancak Türkiye'nin hedeflediği gibi 440 km uzunluğunda değil, 120 km uzunluğunda ve 32 km derinliğinde bir cep elde edilmiştir. Geri kalan 320 km ilk bölüm Rusya ve Suriye'nin denetiminde olacaktır ki bu da sınır güvenliği hedefinin ne kadar elde edilmiş olduğunu tartışmalı kılmaktadır. YPG/PKK 32 km derinliğindeki bölgenin dışına (güneyine) çıkartılacaktır. Suriye yönetimi SDG ile anlaşmış ve YPG'nin oluşturduğu bu grubun Suriye'nin kuzeyini koruma garantisini kabul etmiştir. SDG ileride Suriye ordusuna katılacağını açıklamıştır.

Mutabakatın sağlanmasında sonra Trump yaptığı açıklamayla memnuniyetini duyurmuş ve Türkiye'ye yaptırımların kaldırıldığını söylemiştir. Trump ayrıca Kürtlerin güvende olduklarını ve ABD ile çok iyi çalıştıklarını açıklamıştır. Ancak Amerikan askerlerinin bölgeyi terk etmesi sırasında yerel halk protestoda bulunmakta, aldatıldıklarını ileri sürmektedir.

ABD'de Amerikan askerlerinin bölgeden erken çekildiği yolunda tartışmalar da devam etmektedir. Soçi mutabakatı sonrası Amerikan basını Rusya, Suriye ve Türkiye'nin kazandığı,  ABD'nin kaybettiği değerlendirmesinde bulunmuştur. Bu tür değerlendirmeler Trump üzerindeki baskının artması ve Türkiye'ye karşı tutumunu sertleştirmesi sonucunu verebilir. Nitekim Trump olumlu açıklamalar yaparken, Savunma Bakanı Mark Esper Türkiye'nin savaş suçu işlemiş olabileceğine dair mesnetsiz ve haddini aşan açıklamalar yapmıştır.

Rusya ile varılan mutabakat uyarınca başlayacak ortak devriyelerden sonra sınır bölgesinin YPG/PKK unsurlarından temizlenmesi sonucunda Suriye yönetimi ile diyalog kurulması daha somut biçimde gündeme gelecektir. Mutabakatta Adana Anlaşmasına yapılan atıf bu yolda bir işaret sayılabilir.

ABD ile önümüzdeki dönemin seyri ise, 13 Kasım'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD'yi ziyaretinin gerçekleşip gerçekleşmemesine bağlı olacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Boris Johnson'ın, göreve geldiği 2019 aralık ayından bu yana ve özellikle pandemi boyunca, halkın gözüne girmek için elinden geleni yapmasına rağmen, etiğe aykırı kara...

Gazeteci yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in Türkiye’nin gündemindeki olay ve gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı. Kışlalı, “ekonomide ve hukukta reform” açıklamaları,...

Yazarlar
Website Security Test