Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Prof. Dr. Emil Constantinescu’nun Müzesi

25.10.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Emil Constantinescubu

Bükreş'teydim.

Yaşamakta olduğumuz Barış Pınarı Harekatı'nı, ülkem adına sivil toplum kimliğimle uluslararası bir sivil düşünce panelinde anlatmak üzere Bükreş'teydim. Katıldığım toplantı sırasında Amerika ile beş günlük bir ateş durdurma kararı alındığını öğrendik. Toplantıda bulunan herkes bu kararı olumlu bir yaklaşım olarak değerlendirdi.

Milletlerin kendi topraklarında ve tarihlerinde oturup yabancı tarih ve coğrafyalarda cereyan eden olayları değerlendirme alışkanlıkları sürdükçe, haklı veya haksızı bulmak zorluğundan pek kurtulamayacağa benzeriz.

Bükreş'te sınırlarımızda ve ülkemizde yaşananları anlattım. Başlattığımız harekatın gerekçesini sade bir dille ortaya koydum. Katılımcılar dinlediler. Sorularına verdiğim cevaplara itiraz etmediler.

Bu panel sonrasında bir defa daha inandım ki; ortak bir coğrafyanın içinde, ortak bir tarih yaşamak için, ortak yaşamağı öğrenmekle de mükellefiz.

Panel'den sonra bir gün fazla kalarak, Bükreş'te eski dostlarımla bir araya geldim.

Ülkemizin Büyükelçisi Füsun Aramaz ve Eşi Büyükelçi İsmail Aramaz'ı yeniden gördüm. Fahri Başkonsolosluğu'nu yaptığım Karadağ'ın Bükreş Büyükelçisi Goran Poleksic'le beraber oldum. Henüz hastalık evresini atlatamamış olan eski Cumhurbaşkanı İon İliescu ile bir telefon görüşmesi yaptım. Senato Başkan Vekili olan genç arkadaşım Lonut Vulpescu'yu ve Senato Başkanlığına seçilen eski dostum Teodor Melescanu’yu makamlarında ziyaret ettim. Romanya'da bulunan iş adamlarımızın birlikteliğini sağlayan Romanya Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Tamer Atalay ve arkadaşlarıyla yan yana geldim.

Romanya eski Cumhurbaşkanlarından Prof. Dr. Emil Constantinescu'yu ziyaretimde ise kendisinden zarif, sürpriz bir davet aldım. Lütfetti ve birlikte yıllarca profesörlük yaptığı Romanya Jeoloji Enstitü'ne gittik. Üniversite'nin içinde giriş katında büyük bir alanı kendisine ayırmışlar ve burada O'nun adına bir Müze oluşturmuşlar. O da Cumhurbaşkanlığında ve hayatı boyunca kendisine verilen bütün armağanları buraya bağışlamış.

Müze'sini bana gezdirirken "Evim bomboş kaldı" dedi.

Evini boşaltmış ama insanlığa bir büyük kalıcı hediye bırakmış.

Yaşarken kıymetli eşyalarından vazgeçmek hiç de kolay olmasa gerek. Dostum Constantinescu bunu başarmış. Başarmakla da kalmamış başarısını yıllarca öğrenci yetiştirdiği kurumuyla paylaşmış.

Değerli altın ve gümüş hediyeler, sayısız madalya ve beratlar, az bulunan kıymetli taşlar, tarihi kitaplarla birlikte muhteşem hatıralar ve bunların arasında ülkemden Süleyman Demirel'in, Patrik Bartholomeos' un ve benim de kendisine sunduğum iki armağanı burada görünce ne denli sevindiğimi, gururlandığımı anlatamam.

Sahip olduklarından sağlığında vazgeçebilmek, elindekileri bir yere bırakabilmek insanı farklı kılan ve herkese pek nasip olmayan yüksek bir erdemdir. Gördüm ve iftihar ederek söyleyebilirim ki, dostum Prof. Dr. Emil Constantinescubu erdemi yaşayabilen ender şahsiyetlerden biridir.

Bu seyahatimde ülkeye, insanlığa karşılıksız hizmetin önemine bir defa daha inandım.

Yazımı Ernest Hemingway'in ünlü "Çanlar kimin için çalıyor-Forwhomthebelltolls" kitabından alacağım bir paragrafla bitirmek istiyorum.

(Dünyada en önemli şey yaşamak, ortaya bir eser koymak, görmek, işitmek, öğrenmek ve anlamaktır.)

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test