Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Çatışmanın etkileri tüm Orta Doğu'yu kapsayacak!

11.10.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçtiğimiz günlerde dünya basının gündemine Amerikan Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den çekilme kararıyla, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 9 Ekim'de Suriye sınırlarına girmesi oturdu. Economist'e göre Amerika'nın Suriye'deki Kürtleri terk etmesi kaçınılmazdı ve Trump bunu plansız ve 'gelişigüzel' yaptı. 6 Ekim'de yaptığı Kuzey Suriye'den çekileceğiz açıklaması, yabancı basında Türkiye'nin Suriye'de bulunan Kürtleri işgal ve saldırı planına 'razı' olduğunun bir göstergesi olarak yer aldı. Trump uzun süredir Suriye'den çekilmek istediğini belirtiyordu fakat bu ani kararı Amerikan devlet yöneticilerini Kürtlerle ilgili fikir beyan etmekte hazırlıksız yakaladı.

Amerika'nın Suriye sınırında, İŞİD'e karşı harekatından geride kalan asker sayısı 1000'i aşkın birliği bulunuyor. Amerika'nın bölgedeki müttefiklerinin arasında Kürt asıllı Halk Koruma Birlikleri, "bilinen adıyla YPG" de bulunmaktaydı. Bölgede bulunan Kürtler yabancı basına göre "cesur" ve "etkin" bir şekilde cihatçılara karşı mücadele verdi ve bu mücadelenin sonucu Rojava (Suriye Kürdistanı) bölgesini ele geçirdi. Bu Türkiye için tahammül edilemez bir sonuç yarattı, çünkü YPG, Kürdistan İşçi Partisi'nin (PKK) bir uzantısı olarak görülüyor.

Bu nedenle Amerika Birleşik Devletleri, asker sayısı 150'yi bulan bir birliği NATO üyesi Türkiye ve IŞİD'e karşı bölgedeki müttefikleri olan Kürtleri korumak için, iki bölgenin sınırına yerleştirmişti. ABD, Türkiye'yi yatıştırmak için YPG'nin Fırat Nehri'nin kuzeyinde kalan Münbiç isimli şehirden çekilmelerini sağladı. Geçtiğimiz Ağustos'ta Türkiye ve Amerika Suriye-Türkiye sınırı arasında bir tampon bölge oluşturulmasında karar kılmıştı. Fakat bunların hiçbiri işe yaramadı; Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hem Amerikan-Kürt işbirliğine karşı çıkıyor, hem de Suriye'de bulunan herhangi bir Kürt özerkliğine Türkiye'nin sessiz kalmayacağının altını çiziyordu.

YPG'nin kuzeyden gelen TSK'ya karşı güneye yönelmekten başka çaresi kalmamakta. Amerika tarafından eğitilmiş Kürtler bu noktada Suriye'nin diktatörü Beşşar Esad'la koruma karşılığı rejimi koruma konusunda anlaşma yapabilir.

Türkiye'de yaşayan Kürtler ve bazı liberaller dışında, Türklerin büyük çoğunluğu Erdoğan hükümetinin Suriye harekatını destekliyor. Yabancı basına göre ana muhalefet partileri Erdoğan'ı ulusal güvenlik konulu olaylarda desteklemek gibi bir 'huy edinmiş'. Bunun yanı sıra, AKP'nin düşen popülaritesini kaldırmakta Suriye'de olası bir galibiyet önemli ve büyük bir rol oynayabilir. Anketler, Türk halkının büyük çoğunluğunun sayıları 3.6 milyonu aşan Suriyeli mültecilerden şikayetçi olduğunu gösteriyor. 2019 yılının başlarında binlerce Suriyeli evlerine gönderilmişti ve Erdoğan'ın iddialarına göre TSK'nın oluşturmayı planladığı 32 kilometrelik 'barış koridoru' 2 milyon Suriyeli mülteciye daha ev sahipliği yapabilir. Erdoğan'ın bu iddiası, yabancı basına göre zorunlu göç için kullanılan bir illüzyon ve örtmece. Çoğunluğu Arap olan mültecilerin Kürtlerden oluşan bir bölgeye gönderilmesi gelecek çatışmaların ve artacak gerilimin bir göstergesi olur.

Trump, Türkiye'yi on binlerce IŞİD militanına karşı savaş verenlere ve onların ailelerine karşı (bölgedeki Kürtler) sorumlu tutuyor. Bu insanların birçoğu el-Hol'de bulunan YPG koruma kamplarında yaşıyor ve sayısı 70.000'i aşkın insan bu kamplarda sefalet ve güvensiz koşullarda hayat mücadelesi veriyor. Fakat Erdoğan'ın bahsettiği korunaklı bölge el-Hol'u kapsamıyor. Bunlara ek olarak Kuzey Amerikalı köşe yazarlarına göre Türkiye'nin cihatçılara gelince iyi bir sicili bulunmamakta. Cihatçıların büyük çoğunluğu Suriye'ye kontrolü zayıf Türk sınırını geçerek ulaştı. Bunun yanı sıra Amerika, YPG'nin dikkatinin Türklerle mücadeleye odaklanması sonucu, IŞİD'in yeniden güçlenmesinden kuşkulu.

Amerika hiçbir zaman mantıklı bir Suriye politikası izleyemedi. Barack Obama, Esad'a gitmesini söyledi fakat ona karşı savaşan gruplara yardım etmeyi ret etti. Kimyasal silahların kullanılmasının "kırmızıçizgi" olduğunu belirtti, fakat bu düşüncesini zorlamakta yenilgiye uğradı. Kürtleri IŞİD'e karşı savaştırmakta aldığı karar avantajlıydı, fakat bu karar Türkiye'yle Amerika'yı zıt düşürdü. Obama'dan sonra gelen Trump, kaçınılmaz olan çatışmayı hızlandırmış oldu. Yabancı basın organlarına göre Trump, gelecekte olabilecekleri kapsamlı hesaplayamamışa benziyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test