Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Seçimler yapıldı, Akkaya yönetimde yer aldı

4.10.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası’nın (AHK) seçimleri büyük ilgi gördü. 8 kişilik yönetim için 42 aday ortaya çıktı. En çok oyu alanlardan biri Adem Akkaya oldu.

Almanya ile Türkiye arasında ekonomik ilişkilerin gelişmesi için neredeyse 365 gün 24 saat çalışan bir isim Dr. Adem Akkaya.

Onun sayesinde onlarca Türk şirketi, Almanya’da yatırım yaptı. Atıştırmalık üreten şirketler de var, çit üretimi yapanlar da.

Almanya’ya gidip oradan dünyaya satma şansını yakaladılar. Aynı şekilde tersi de oldu. Yani girişimciler Almanya ile ilgili bilgileri hep ondan aldı.

Doğal olarak Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası’nın (AHK) genel kurul bilgisini de ondan öğrendik.

Heyecan verici bir genel kurul oldu. Çünkü AHK Türkiye profesyonel yaklaşımı ile 1994’ten bu yana Almanya ve Türkiye ekonomileri arasında köprü görevi yapmakta, ikili ekonomik ilişkilerin teşviki ve sürekli genişletilmesi için önemli bir çözüm ortağı olarak pek çok katkıda bulunmakta.

Gerçekleştirilen organizasyonların sayısının hızla artması bu katkıyı daha da yukarı çekmekte.

AHK’nın üye sayısı 900’ün üstüne çıktı. Ve belki de alanındaki en büyük örgüt haline geldi.

Yeni yönetim kurulunun seçildiği toplantıda çok sayıda aday olması da bu etkinliğin göstergesi sayılmalı.

Seçimlerde Dr. Markus C. Slevogt bir kez daha başkanlık görevine seçildi ve 2022 yılına kadar Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı görevini üstlenmiş oldu.

Tam 284 oy kullanıldı. 43 aday yönetime girmek için yarıştı. Ve sonuçta 8 kişilik yönetim kurulu belirlendi. İlk açıklama Genel Kurul sonrası yeniden başkanlığa seçilen Dr. Markus C. Slevogt’tan geldi. İşte o açıklama:

- Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası’nın stratejisi, üç alanda gelişmeye devam edecek. Bu alanlar; sektörel menfaatlerin temsili, üyeler ve diğer ticari kuruluşlar arasında network ve ticaretin desteklenmesi, mesleki eğitim ve öğrenim olacak. Tüm çalışmalarımızın temeli Odamızın pek çok önemli kurum ve ticari birlik ile arasındaki kuvvetli bağlar üzerine kurulu.

 

İşte Yeni Yönetim Kurulu

. Dr. Markus C. Slevogt (Başkan) - Amarkon Group A.Ş.

. Andreas Radel - Ejot Tezmak A.Ş.

. Dr. Adem Akkaya - NRW. INVEST Turkey

. Özgür Al - Hamburg Süd Ltd. Şti.

. Pınar Ersoy - DZ Bank AG

. Doç. Dr. Mehmet Köksal - Köksal Avukat Ortaklığı

. Dr. Buğra Borasoy - EnBW Holding A.Ş.

. Orkan Falay  - THY A.Ş.

 

Bakan Ersoy hedef koydu,

turizmci, “Olur bu iş” dedi

 

Yeni açıklanan strateji belgesi konusunda sektör yetkilileri Bakan Ersoy'a destek verdi.

Turizmde son dönemde yaşanan gelişme sektörü kurtarıcı hale getirdi. Türkiye’de artık herkes en stratejik sektörlerin başında turizmi görmeye başladı.

Sektörün içinden gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da adeta bu gelişmeyi pekiştirmek için uzun süredir yaptığı hazırlığı tam da 27 Eylül Dünya Turizm Günü'nde açıkladı.

Ve artık Türkiye’nin 2023 Turizm Stratejisi oldu. Sektörün yol haritası ortaya çıktı.

Bakan Ersoy’un ayrıntıları ile açıkladığı strateji belgesine sektör, mesafeli ama umutlu yaklaştı.

Sektörün önde gelen isimlerinden Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, Bakan Ersoy’u dikkatli bir şekilde dinledi ve şu değerlendirmeyi yaptı:

. Turizm ile ilgili 2023 planlamalarını dikkatlice dinledik. Turizm sektörü kimyasal ve yakıttan sonra dünyanın en büyük üçüncü sektörü haline geldi. Dolayısıyla Türkiye’de olduğu gibi dünyada da en önemli sektörlerin başında geliyor. Bunun sürdürülebilir olması için otelciler el ele vermiş ve yeni gelişimlere ayak uydurarak ilerlemeye çalışıyoruz. Yeni atılacak adımların sektöre yeni başarılar getirmesini umut ediyoruz.

Sektörün en yaygın örgütlenmesinin başında olan Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık ise hedefleri gerçekçi bulduğunu vurguladı ve şu tespiti yaptı:

- Türkiye'nin 2023'teki 75 milyon turist hedefini çok gerçekçi buluyoruz. 75 milyon turist, normal koşullarda kolay şekilde erişebileceğimiz bir hedef. Bazı düzenlemeler yapılırsa turizmde bu hedefin üstüne çıkmak bile mümkün.

Ayık turist sayısında artışın yanı sıra kişi başına düşen harcama miktarının artırılmasının da önemli olduğunun altını çizdi.

TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Erdem hedefleri heyecan verici bulduğunu açıkladı ve şu değerlendirmeyi yaptı:

- Bakanlığımızın vizyonuna inanıyoruz ve güveniyoruz. Sayın Bakan çok önemli açıklamalar yaptı. Bunları hayata geçirirsek turizm sektörü ülkenin kalkınmasında lokomotif olur. Sektör Türkiye’nin geleceğine doğrudan etki edecek çok önemli bir vizyona kavuştu.

 

Son icadı “rafa” ihracat oldu

 

Özhan Erem ekonomi dünyasının en yenilikçi isimlerinden biri... Rafa ihracat modeli son icatlarından biri oldu. 

İcat denildiğinde aklımıza sadece teknolojik ürünler geliyor. Oysa başka alanlarda da mucitler var Türkiye’de. Konumuz ekonomi olduğu için bu alanda tanıdığım en önemli mucit Özhan Erem diyebilirim.

O kadar çok icadı var ki… Sektörel yayıncılık konusundaki yenilikleri… İlk ekonomi televizyon kanalı… Ve en önemlisi ilk bayilik fuarı…

Bayim Olur musun Fuarı önümüzdeki günlerde önemli yeniliklerle sahneye çıkıyor.

Özhan Erem’in son icadı bu etkinliğe damgasını vuracak gibi görünüyor. Özhan Erem üzerinden son dönemde en çok konuştuğumuz ve nasıl yaparsak daha fazlasına ulaşırız dediğimiz ihracat konusunda.

Özhan Erem’in yeni icadı rafa ihracat. Bakın projeyi nasıl anlatıyor Özhan Erem:

. Yurt dışında bir ürünü perakende rafına sokabilmek, yani 'Dağıtım Kanalı’nın eleğinden geçebilmek çok zor.

. Yurt dışında kendi perakende raflarımıza sahip olalım, kuralım bu rafları.  İhracatımızı da direkt kendi raflarımıza yapalım.

. Tüketiciyle buluşabilecek kalite ve evsaftaki her ürünümüz için bulunmaz bir perakende satış fırsat yaratalım. İç pazarda bunalan üreticileri, tüccarları hem cesaretlendirelim, hem de dünya standartlarında ürün üretmeleri için teşvik edelim.

Yeni icadın girişi böyle… Ayrıntısını öğrenmek isteyen ilgililere Özhan Erem’i adres gösterebiliriz.

 

 

Alışverişinizi yerli ve milli olan esnaftan yapın çağrısı

 

Faik Yılmaz bir terzi özeniyle bir araya getirdiği esnafı için bir çağrıda bulundu... 

Ekonomide daha iyi bir noktayı yakalamak için herkes adımlar atıyor. Bakanlar birbiri ardına destek projeleri açıklıyor. İş dünyası örgütleri fuardan fuara koşuyor. Etkinlikler yapılıyor. Herşey ekonomide daha iyiyi yakalamak için. Bu konuda herkesin yapacağı bir şeyler var olmalı diyenler de var.

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Faik Yılmaz bu isimlerden biri.

Ahilik Haftası kapsamında yaptığımız sohbette öyle bir şey söyledik ki herkesin üzerinde düşünmesi gerekiyor. İşte Faik Başkanın o sözleri:

. Esnaf sanatkar ekonominin temeli. Her zaman kalkınmanın taşıyıcı unsuru olmuştur.

. Rızkının peşinde olan, ticaretinde helal haram ayrımını hayatı boyunca gözeten, zor durumda olduğu zamanlarda hayır dileyen esnaf ve sanatkârımız şüphesiz ekonominin durumunu da en iyi bilen kişilerdir.

. Sizlerden de ricam, alışverişlerinizi, sermayesiyle, kimliği ile yerli ve milli olan esnaf ve sanatkarımızdan yapmanız. Güçlü Türkiye, Güçlü Esnaf olma yolunda bizlere verebileceğiniz en büyük destek bu olacaktır. Bu hassasiyetle davranacağınıza düşünerek, şimdiden sizlere şükranlarımı sunuyorum

Evet Faik Yılmaz başkan bu ricada bulunuyor. Çok mu zor. Aynı fiyata aynı kaliteye satıyorsa mahalle bakkalından, manavdan ya da yabacı zincir yerine esnaf lokantasından yemek yemek…

Bana zor gelmiyor. Ve bu yüzden 205 binden fazla üyesi olan Faik Yılmaz’a tam destek diyorum…

 

Kastrofest’in ardından

 

Geçtiğimiz hafta, Kastamonu çok önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Reis Bakliyat sponsorluğunda gerçekleşen “ Kastrofest” etkinliği izlenimlerini Güvenilir Ürün Platformu Genel Sekreteri Elif Aşlamacı Attepe, sizler için paylaşıyor:

Siyez buğdayı, üryani eriği, çekme helvası, muhteşem konakları, yaşanılası çiftlikleri ve gastronomi başkenti olmaya aday mutfağı ile bir ilimiz…Kastamonu..Karadeniz bölgemizin gerek yüzölçümü gerek ekilebilir verimli toprağı ile önemli bir tarım şehrimiz. İşte bu şehrin sevdalıları, yöresel gastronomi ve coğrafi işaretleri daha fazla konuşmaya başladığımız bugünlerde muhteşem bir gastronomi festivaline “Kastrofest’e” ev sahipliği yaptılar. Ben de bu muhteşem organizasyonu gözlemleyenlerden biri olarak duyduklarım ve gördüklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Festival, kazan ateşinin yakılması ile başladı. Festival boyunca atölyeler, gastroshow’lar, panel ve söyleşiler gerçekleştirildi. Kurulan stantlarda karınlar, yapılan etkinlik ve söyleşilerde ise beyinler doyuruldu.

Hazer Armani, Danilo Zanna, Sercan Karaçam, Sahrap Soysal ve Ayşe Tüter’den muhteşem şovlar izlerken bir tarafta geleceğin şefleri bölgesel ürünler ile hazırladıkları tabaklar ile yarıştılar. Ebru Baybara Demir, İksir Sema Aydın,  Elif Ovalı, Metin Çelik, Tayyar Zaimoğlu, Filiz Hösükoğlu, İsmail Tokalak, Mustafa Afacan ve Zeynep Kakınç gibi gastronomi ve yöresel ürünlere gönül vermiş isimler ise gün boyu süren panellerde Kastamonu ve coğrafi işaretlerin gastronomi turizmindeki önemine dikkat çektiler. Coğrafi işaret demişken Kastamonu’nun coğrafi işaret almış ürünlerinin çokluğu beni fazlasıyla şaşırttı diyebilirim, özellikle siyez buğdayı ve bununla yapılan ürünlerin çok olduğunu bilmeme rağmen coğrafi işaret almış ya da almak üzere olan farklı bir çok ürünleri var. Siyez bulguru, Kastamonu simidi, çekme helva, taş baskı, simit tiridi, pastırma, sarımsak, kuyu kebabı, etli ekmek, hindi banduması, kara çorba, Tosya pirinci olmak üzere 10 coğrafi işaretli ürünleri var. Kestane balı, siyez unu, örme fanila, üryani eriği, yaş tarhana, Araç soğanı, ceviz helvası, cırık tatlısı, fındık şekeri, Şehit Şerife Bacı mantısı, Göce çorbası ve Tosya kıstısı ise coğrafi işaret çalışmaları süren ya da sonlanmak üzere olan yöresel ürünlerinden bazıları.

Gelelim Kastamonu halkına… İlk defa yapılmasına rağmen yıllardır yapılıyormuş gibi festivali benimsemiş yerli halk festivale büyük ilgi gösterdi. Festival kortejinden, alandaki etkinliklere kadar görev almışçasına tek vücut çalışan Kastamonulular festivale renk kattılar. Beni en çok gururlandıran ise ilin tanıtımına, gastronomiye ve turizme gönül vermiş kadınların çokluğu oldu. Bir üniversitenin gastronomi bölümünde ders anlatırcasına dolu dolu bilgiler veren muhteşem kadınlardan bahsediyorum. İksirli Çiftlik sahibesi İksir Sema Aydın, Siyez Evi sahibesi Sevim Özsoy ve 90 yaşında hâlâ dimdik memleketini anlatan İzbeli Çiftlik sahibesi Sabiha İzbeli bu muhteşem kadınlardan birkaçı. İnanıyorum ki Kastamonu bu ortak ruh ile kadınların ellerinde gastronomi başkenti olarak bir gün karşımıza çıkacak ve gastronomi turizminin gözbebeği olacak.

Sizlere de tatil planlarınızı yaparken bu muhteşem ilimize uğramanızı tavsiye ederim bakarsınız siz de Sabiha teyzenin köy kahvaltısına konuk olursunuz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test