Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Sorunlar çözülmeden ABD ile 100 milyar dolarlık hedefe ulaşılmaz

20.9.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

ABD Ticaret Bakanı Wilbur Boss’un Türkiye ziyaretinin amaç ve sonuçları farklı açılardan tartışılmaya devam edilmektedir. Her iki taraf yetkililerince yapılan açıklamalara göre, iki ülke arasında halen 20 milyar dolar olan ticaret hacmi, 100 milyar dolara çıkarılacaktır. Bununla beraber, ABD’li Bakan’ın ziyaretinin 5 gün gibi normal bir ticari ziyaretten daha uzun sürmesi farklı yorumlara neden olmuştur. Bazı çevreler, Bakan’ın, Başkan Trump’ın yakın dostu olarak farklı mesajlarla geldiğini, yakında gerçekleşecek Trump-Erdoğan görüşmesinin hazırlığının yapıldığını öne sürmüş, bazı kesimler ise Türkiye’de ekonomik açıdan güç duruma düşmüş işletmelerin ABD şirketleri tarafından satın alınmasına ilişkin temaslarda bulunduğunu iddia etmiştir.

Biz ticaret hacminin arttırılmasına ilişkin çalışmaları değerlendireceğiz.

İki ülke arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 20 milyar dolar civarındadır. 2018 yılı itibariyle bu hacmin 12,4 milyar dolarlık bölümü ABD ihracatıdır. Yani Türkiye, ABD ile ikili ticaretinde genellikle açık vermektedir. Şimdi bu ticaret hacmi 5 kat arttırılarak 100 milyar dolara çıkarılmak istenmektedir. Bu amacın gerçekleştirilmesi için de öncelikli sektörler belirlenmiştir. Bu sektörler, tekstil, hazır giyim, mobilya, mermer, otomotiv, otomotiv yan sanayi, mücevherat, sivil havacılık, çimento, kimya, lojistik ve makine sektörleridir. ABD de geniş miktarda üretildikleri veya uzaklık dolayısıyla rekabet gücü zayıf olacak tekstil, hazır giyim, otomotiv, çimento, mobilya gibi ürünlerin listeye konuş gerekçeleri bilinmemektedir. Aynı şeyi makine sektörü için de söylemek mümkündür.

Önce, tecrübelerime dayanarak bir hususu belirtmekte yarar görüyorum. Uluslararası görüşmelerde siyasi yakınlaşma ve işbirliği arzusu yanında, ekonomik ve ticari ilişkilerin arttırılması isteği ve bunun için bir hedef konulması gelenektir. Bu hedeflerin gerçekleşme oranları fazla değildir. Önemli olan karşılıklı iradelerin ortaya konmasıdır. Zaten demokratik ve serbest ticaret sisteminin uygulandığı ülkelerde hükümetlerin ithalatçı ve ihracatçılarına müdahale imkanı da yoktur. Bu tür müdahaleler ancak takas sistemi ile ticarette veya dış ticaretin devlet kurumları aracılığı ile yapıldığı ülkelerde görülür. ABD ve Türkiye gibi ülkelerin ticaretinde esas olan kalite, fiyat, arz istikrarı gibi rekabet unsurlarıdır. Elbette hükümetlerin sağlayabileceği genel imtiyazlar ve teşvikler de vardır.

“ABD ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin arttırılması için ortam müsait midir” diye sorulursa cevabım bugünkü koşullar dikkate alındığında olumsuzdur? Ancak uluslararası ilişkilerde çıkarlar, dengeler ve taraflar çok çabuk değişirler.

ABD çok yakın bir geçmişte Türkiye’yi “Genel Preferanslar Listesi”’nden (GSP-listede yer alan malların ABD’ye ithalatında gümrük vergisi istisnadır) çıkarmıştır. Çelik ürünleri ihracatımızda ek gümrük vergisi uygulamasına başlamıştır. Makarna dahil bazı ürünlerimize antidamping sorgulamasına girişmiştir. S-400 hava savunma sistemi alımımıza karşıdır, ekonomik yaptırım uygulaması söz konusudur. Aramızda F-35 sorunu vardır. Fırat’ın doğusundaki terörist yerleşimleri konusunda anlaşmazlığımız bulunmaktadır. Ve Başkan Trump korumacı bir ekonomi anlayışına sahiptir. Almadan, vermeye uygun bir kişilik değildir.

Ancak, yukarıda da değindiğimiz gibi, dış politika da her şey değişir ve ekonomiyi de yanında taşır. Öyle bir durum söz konusu olduğunda ABD pazarındaki payımızı arttırmamız mümkündür. Öncelikle, ABD ile bir serbest ticaret anlaşması yapılması gerekir. Bu durumda ihraç ürünlerimiz, rakip ülkelerin benzer ürünlerine karşı rekabet gücü kazanacaktır. Bu anlaşmaya yönelik ön çalışmaların yapıldığına ilişkin haberler sevindiricidir. Elbette önemli olan sonuç ve uygulamadır.

ABD’nin 2002 ila 2018 yılları arasında ülkemizdeki doğrudan yabancı yatırım tutarı sadece 12 milyar dolardır. Bu rakamın arttırılması için ortak bir çalışma ile gerekli ortamın hazırlanması gereklidir.

Esas olan ürünlerimizin kalitesi, fiyatı ve geniş bir dağıtım ve tüketim ağına sahip ABD pazarında arz istikrarıdır. Yani istenilen malı, istenilen miktarda ve ayni kalitede, zamanında ve belli bir fiyat aralığında verebilmemizdir. Ürünlerimizin tanınabilirliğini sağlamamız gerekecektir. ABD’nin dağıtım ağına girmemiz söz konusu olacaktır. GSP listesine yeniden dahil edilmemiz ihracatımızı arttıracak bir etken olacaktır. Ve son olarak, Suriye’nin yeniden inşasında yakın bir işbirliği ekonomimize ciddi katkılarda bulunacaktır.

Sonuç olarak şunu söyleyebilirim. ABD ile aramızdaki sorunlar çözülmeden orta vadede bile 100 milyar dolarlık bir ticaret hacmine ulaşmak çok zordur. Aksi halde hedef ulaşılabilir gibi görünmektedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 22 Ekim 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 21 Ekim 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 20 Ekim 2019 Pazar. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test