Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İmamoğlu’na ''ilahi'' uyarı!..

20.9.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “büyükşehirler belediye başkanları ile Külliye’de yaptığı toplantıda” oturduğu sandalyenin ayağının kırılması, “türlü çeşitli”  iddialara, sözlere, esprilere yol açtı. Haberler…Resimler…Yorumlar…Karşılıklı atışmalar…

Benim yorumum çok başka!..

Diyorum ki; “ilahi bir güç”, İmamoğlu’nu ikaz etti; “Sen Cumhurbaşkanlığı Koltuğu’nu erken hayal etmeye başladın. Bırak onu, ‘Her şey çok güzel olacak’ vaadiyle seçilerek oturduğun ‘Belediye Başkanlığı sandalyesini’ sağlam tut, ayakları kırılmasın!..”

Geçen Cumhurbaşkanlığı Seçiminde “Erdoğan’ın karşısında aday olup da farklı mağlup olan Muharrem İnce, bu defa herhalde “erken seçim” iddiaları kulislere yayılınca, “erkenden” açıkladı; “Gene adayım!..”

Hakkıdır, normaldir; ama “eksiklidir”; demesi gerekirdi ki; “Aday adayıyım, partim beni gösterirse, gene adayım!..”

Neyse “bu kadar kusur” bir siyasetçide olur; ammaaaa…

Aaaa, o da ne; Zatıalinizin Büyükşehir Belediye Başkanlığı kampanyanızın direktörü Necati Özkan Twitter hesabından “Dün dünde kaldı cancağzım. Artık mekanın yeni sahibi var” mesajını paylaşmaz mı?..

Vay canına, “İstanbul metropolünün onca derdi, sorunu varken, “türlü / çeşitli bahaneler bularak” yurdun dört bir yanına yaptığınız gezilerin “asıl sebebini” Kampanya Direktörünüz, ağzından değil “twitterinden” kaçırıverdi, anlaşılan!..

Sanıyorum; “Erdoğan Belediye Başkanlığından başladı, Cumhurbaşkanlığına ulaştı ise, ben neden ulaşmayayım” diye düşünüyorsunuz!..

“İstanbul’u ve verdiğiniz sözleri unutmamak kayıt ve şartı ile” elbette hakkınızdır, “böyle” düşünmek!..

Amma, unutmayın ki, Erdoğan, “önce parti kurdu, sonra başkanı seçildi, sonra milletvekili, sonra başbakan oldu, en sonunda da Cumhurbaşkanı”; hemen “Belediye Başkanlığı sandalyesinden, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna sıçramadı!..”

64 yıllık meslek hayatımda “uzun yıllar siyasetinde içinde olan, siyaset de yazan” bir gazeteci olarak, öğüdüm odur ki; “Vakitsiz öten horozun sesini keserler!..”

Hiç olmazsa “kampanya direktörünüz başta, etrafınızdakilere öğretin ve siz de gereğini yapın!..”

Biliniz ki, bundan böyle her adımınız, her sözünüz “Hımmm daha Belediye Başkanlığı koltuğunda kalfa bile olmadan, kafasına Cumhurbaşkanlığını koymuş” diye bakılacak, konuşulacak, yorumlanacak ve eleştirilecektir, haberiniz ola. Hatta “eleştiriliyor, yorumlanıyor” bile!..

Bu da sizin adınıza “Her şey çok güzel olmayacak, işiniz çok zorlaştı” demektir!..

Vah ki, ne vah!..

 

İnternet’ten “gelen” gerçekler! 

(Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Süleyman Ateş)

 

 

İzmir’in Su Aktivisti, Ankara’ya ulaştı!..

İnanamıyorum, daha iki yıl olmadı; bir “kısa sohbette” söz etmişti, “Su tasarrufu” diye… Önce İzmir’den başladı, “ulaştığı, ulaşabildiği her yetkiliye, gazeteciye anlatıyordu; “Su tasarrufunun ülkeye neler kazandıracağını…”

“Milyarı geçen” nüfusuyla Çin’i örnek veriyordu; “Her Çinli günde bir pirinç tanesini tasarruf etse, hesap edin Çin bir yılda ne kazanacak” diye!..

Sonra diyordu ki; “Şu modern dediğimiz bastırmalı muslukları değiştirsek ve eski çevirmeli musluklara dönsek, evlerde, iş yerlerinde, okullarda, camilerde, kışlalarda düşünebilir misiniz, maç milyon kişi, her musluk başına geçtiğinde ya da sifonu çektiğinde bir kaç damla, birkaç avuç suyu tasarruf etse, Türkiye ne kadar su tasarrufu yapar, yılda?..”

Ve anlatmaya devam ediyordu; “Türkiye su zengini bir ülke değil, Dünya bile petrol savaşları yanında su savaşlarına sahne oluyor. Biz neden su tasarrufunu ülke çapında bir kampanya haline döndürmüyoruz?.. Bunu yapsak, üstelik çiftçiyi de katsak, bir yılda kaç barajlık suyu tasarruf etmiş olacağız; düşünen, hesaplayan yok!..”

Böyle başladı sevgili arkadaşım işadamı “hayırsever” Avni Ersoy, benim tabirimle “Su aktivistliğine!..”

“Vali, Belediye Başkanı, Müftü, Milli Eğitim Müdürü” derken, Ankaralara kadar  uzandı; bakanlara gitti, “Zirveye sesini duyurdu”; dahası “Su’yun  yanına, enerjiden, gıdaya kadar her şeyin tasarrufunun gerektiğini” de eklemeye başladı; “Okullarda ders olmalı” dedi.

Ve artık mutlu; Ankara’dan gelen sesler, mesajlar, haberler, çabalarının boşa gitmediğini gösteriyor!..

Ne diyeyim; Avni Ersoy’a helal olsun ve de sesini duyup, ellerini uzatanlara da selam olsun!..

 

Okuyucu Soruları

Yaya / Sürücü / Polis üçgeninde kaybolan trafik!..

İstanbullu bir okuyucum soruyor; “Trafik kaideleri ve cezaları sadece sürücüler için mi? 10 metre ötede yaya geçidi var, Yaya oradan değil caddenin ortasından geçiyor, duruyorum, ikaz ediyor, parmağımla gösteriyorum; ‘oradan geçeceksiniz’ diyorum. Bana ‘Ben yayayım, sen duracaksın, kanun böyle’ diyor, gülüyor. Bu nasıl iş?..”

CEVABIMDIR; Ne yazık ki, karşıda dikilen trafik polisi de öyle zannediyor ki, yayalara değil ceza yazmak, ikaz bile etmiyor. Önce “trafik polisini eğitmek gerek” ama, nerdeee ilgilenen?..

 

Sözün Özü

Bu hafta Sözün Özü, Einstein’den…

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 11 Aralık 2019 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. 9-15 Aralık haftası burçları neler bekliyor?

Günlük Burç Yorumları Aşk 10 Aralık 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 9 Aralık 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 8 Aralık 2019 Pazar hafta sonu. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test