Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Deprem gerçeği

23.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Deprem tartışmalarını irdeleyen 26 Temmuz 2019 tarihli yazımda, deprem riskini azaltma ve depreme karşı iyileştirme konularına değinememiştim. 17 Ağustos 1999 tarihindeki Büyük Marmara depreminin düşündürdüklerini bu yazıda ele alayım.

Büyük Marmara depremi, 20 bine yakın can kaybına, yaklaşık 25 bin kişinin yaralanmasına, 300 bine yakın konutunda çeşitli derecelerde hasar görmesine neden oldu. 20 yıl sonra bile sıkıntılarını yaşıyoruz.

O günden bu yana köprülerin altından çok su aktı. PTT binaları, trafolar, köprüler, hastaneler, okullar gibi önemli kamusal yapıların bir kısmı güçlendirildi ya da yıkılıp yeniden yapıldı. Deprem sigortası DASK, zorunlu kılındı. ‘Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’, AFAD oluşturuldu. Kötü işlese de, kamu yapıları hariç yapı denetim sistemi tüm yurda yayıldı. Deprem yönetmelikleri yenilendi. Listeyi uzatmak mümkün ama istenilen amaca ulaşılabildi mi? Sanmıyorum.

Noyan Doğan’ın 19 Ağustos 2019 tarihli Hürriyet’teki yazısından, “iki konuttan biri sigortasız ve zorunluluğun dışında düzenli sigorta yaptıranların oranının sadece yüzde 4’ler civarında” olduğunu öğreniyoruz.

DASK Raporu

DASK’ın yaptırdığı son algı araştırmasına göre, konut sahiplerinin yarısı herhangi bilgiye dayanmadan depreme karşı güvende olduğuna ve başına bir şey gelmeyeceğine inanıyor. Halktaki bilinç düzeyindeki gerilik, riske karşı önlem alma girişimlerini de kısıtlıyor. Yöneticileri ise rahatlatıyor bir bakıma.

Bu kaderciliği aşmanın yollarından bir tanesi, daha okul çağlarında, çocukları deprem konusunda bilinçlendirmek. Sadece okullarda değil, televizyonlarda, sosyal medyada, her ortamda bu sağlanmalı. Rahmetli Ahmet Işıkara hoca bunu çok iyi yapardı. Halkın da kendisine büyük sempati beslediğini biliyorum. Toplumun her kademesini harekete geçirecek bir eğitim seferberliğinin yöntemi bulunmalı.

Her Yıl Deprem Tatbikatı

Halkı inandırmak için en başta yöneticiler bu işe inanmalı. Japonlar, Çinliler, Amerikalılar başarıyor bunu. Biz niye başarmayalım?

Bunun için okullarda, işyerlerinde, giderek muhtarlıklarda yapılacak uygulamalı tatbikatlar, depremle mücadelede önemli bir rol oynayacaktır. Geçtiğimiz yıl AFAD’ın Bornova’daki merkezinde yapılan tatbikat oldukça başarılı idi. Yine vurgulayayım: Bu tatbikatları, valiler, belediye başkanları, kaymakamlar, muhtarlar, kısacası yöneticiler ciddiye alacak ki, halk da yapılan işe inansın. Kaderciliği terk etsin. Yöneticinin kendisi kaderci ise durum parlak değildir.

Türkiye’deki yüksek yapı sayısı bini aştı. Ama hiçbirisinde depremin oluşturduğu salınımları ölçecek alet yok; yönetmelikte zorunlu oysa. San Francisco, Tokyo, Şangay gibi kentlerde, yüksekliği 100 metreyi geçen her binada bulunuyor bu aletlerden. Bunların yaşanabilecek depremlerde bir yararı yok ama yeni yapılacaklar için muazzam bir bilgi birikimi oluşuyor. İşte bu nedenlerle adamlar kendilerine güveniyor, bizler ise hep kuşku duyuyoruz.

Kentsel Dönüşüm

Deprem riskini azaltmanın özü binaların sağlam, mühendislik kurallarına uygun yapılmış olmasıdır. Uyduruk bir proje, uyduruk bir beton, uyduruk denetimle yapılmış bir yapıdan, ne yaparsanız yapın hayır gelmeyeceğini yaşayarak gördük. Bu nedenle depreme dayanıksız yapıların yıkılıp yerlerine yönetmeliklere uygun yenilerinin yapılması en uygun çözüm. Ancak siyasi iktidarın ve yandaşlarının hatalı uygulamaları yüzünden, kentsel dönüşümden çok rantsal dönüşüme evrildi iş. Hele İstanbul’da büyük rezaletler yaşandı. Geniş kitleler, gözü dönmüş, hilebaz yükleniciler tarafından rezil edildi. Fikirtepe, Sulukule vb. yerlerde insanlar ellerindeki tapuları yitirdiler, yıllardır yaşadıkları yerlerden edildiler.

Şimdi benzer fiyasko, Uzundere’de TOKİ’nin yaptığı “kentsel dönüşüm” alanında yaşanıyor. Yüklenicinin battığı söyleniyor. “Mahalle anlayışı” ile Büyükşehir Belediyesinin yenilediği yerlerde ise halk mutlu bir şekilde yaşamaya başladı bile. Gönlü rahat.

Aziz Kocaoğlu’nun yerinde dönüşüm anlayışı ile yapılan konutların çevresinin bir özelliği daha var. TOKİ konutlarının tersine, burada bakkal, manav vb. esnafa da yer ayrılmış. İnsanlar, TOKİ ihalesi ile yer edinen süper marketin insafına terkedilmemiş. Dönüşüm yalnızca yapılarda değil, insani ilişkilerde de gerçekleşmeli ki yeni oluşan mahallelerde yaşayanlar mutlu bir yaşam sürdürsünler.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 20 Eylül 2019 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık B...

Günlük Burç Yorumları Aşk 19 Eylül 2019 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Bal...

Günlük Burç Yorumları Aşk 18 Eylül 2019 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Bal...

Günlük Burç Yorumları Aşk 17 Eylül 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık B...

"Gökyüzü çok şey anlatır… Onu “hâl” diline çevirmekse senin gayretine bağlı."

Günlük Burç Yorumları Aşk 15 Eylül 2019 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık ...

Yazarlar
Website Security Test