Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kışlalı; ''Kılıçdaroğlu FETÖ'nün siyasi ayağını arıyor!..''

19.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Duayen gazeteci Mehmet Ali Kışlalı, GÖZLEM'in ''S - 400 ve Doğu Akdeniz gerilimleri başta'' ülkenin gündeminde olan önemli olaylarla ilgili sorularını cevapladı. İşte görüşleri...

GÖZLEM- Doğu Akdeniz ve S - 400'ler gerilimi tırmanarak devam ediyor. Bu iki konuda uygulanan politikaları "genel hatları ile" nasıl değerlendiriyorsunuz?..

K- Türkiye genel olarak Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarını çıkarmaya ilişkin stratejisini oluşturmada geç kaldı. Rum Kesimi ile Yunanistan'ın bu konudaki girişimlerine karşı önlem almada çok gecikti. Ancak şimdi kendi haklarını koruma adına bölgede iki sondaj ve arama, bir de sismik gemisi faaliyetlerini sürdürüyor. Bunların güvenliğini de askeri gemiler sağlıyor. Ortada, taraflar arasında bir orta yolu bulmak için pazarlık kartlarını güçlendirici bir taktik savaşı olduğu izlenimi var. S - 400'ler konusunda ise Trump ile Erdoğan'ın ortak bir noktada buluştuğu anlaşılıyor. Türkiye S - 400'leri konuşlandırmaya başladı ama Amerika'ya bunları teknik anlamda "çalıştırmayacağı" güvencesini vermiş gözüküyor. Dolayısıyla Rusya parasını almış olacak, Türkiye bunları çalıştırmayacağı için de ABD ve NATO açısından sorun ortadan kalkmış olacak. Olan Türkiye'nin harcadığı 2,5 milyar dolara olacak.

GÖZLEM- Doğu Akdeniz'de Kuzey Kıbrıs sularında yapılan sondaj çalışmaları konusunda "Yunan ve Rus yanlısı bir tutum sergileyen" AB'nin Dış İşleri Bakanları yaptırım kararları aldı. Kararlar, "2020 yılı için Türkiye'ye yapılacak katılım öncesi yardımlarda kısıntıya gidilmesi (daha önce de yapılmıştı), Avrupa Yatırım Bankası'ndan Türkiye'ye verilen kredilerin gözden geçirilmesi (Banka bu kredi zaten çok azaltmıştı),  Kapsamlı Hava Ulaştırma Anlaşması müzakerelerinin askıya alınması (Bu görüşmeler zaten fiilen durmuştu) ve Ortaklık Konseyi ve Türkiye-AB Yüksek Düzey Diyalog toplantılarının askıya alınmasını (Bu ilişkiler zaten devamlı kesintiye uğruyor ve yapılırsa da havanda su dövülüyordu)  kapsıyordu. Türk Dışişleri "Bu kararlar önemli değil, biz de mukabele ederiz" açıklaması yaptı; görüşünüz?

K- Bir defa AB'nin bu kararları almakta ne kadar haklı? Ayrıca bu kararları uygulasalar da etkisi çok sınırlı olacağı anlaşılıyor. Alınan kararların daha çok Rum Kesimi'ni kamuoyu nezdinde tatmin etmek için olduğu anlaşılıyor. Daha büyük bir pazarlığın bir parçası görünümünde.

GÖZLEM- Rusya'dan S - 400 sevkiyatı başladı. ABD'de, Başkan / Pentagon / Kongre görüş ayrılıkları çıktı. Başkan Trump, düzenlediği bir basın toplantısında "Türkiye ile konuşuyoruz. Türkiye ile çok iyi ilişkilerimiz var. Açıkça söylemek gerekirse bu oldukça karışık bir mesele. Onlar savunmaları için Patriot'lara ihtiyaç duyuyordu. Türkiye almak için çok çabaladı ama Obama yönetimi satmadı" dedi ama ekledi; "Rusya'dan füze sistemi satın aldığı için NATO müttefiki Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarını kesinlikle satmayacak. Çok zor bir durum fakat üzerinde çalışıyoruz. Neler olacağını göreceğiz, fakat bu gerçekten adil değil"; görüşünüz?

K- Trump'un başta çok sert çıkıp daha sonra, sizin de söylediğiniz gibi görüşlerini "yumuşatması", Erdoğan'ın S - 400'lerin kullanılmayacağı garantisini vermiş olduğundan olduğu anlaşılıyor. Bunun dışında Erdoğan'ın ABD'den bazı başka alımlar yapacağı sözü de vermiş olabileceğine ilişkin basında haberler çıktı.

GÖZLEM- Başkan Trump, "F -35'lerin Türkiye'ye satılmaması" konusunda "F-35 uçaklarının üreticisi Lockheed Martin'in memnun olmadığını çünkü firma için bunun binlerce istihdam anlamına geldiğini" belirtirken, bu tablo ile ilgili olarak en sert tepki Kongre'de Demokratlardan geldi. Senato'dan onay bekleyen Savunma Bakanı adayı Mark Esper için senatör Warren, Esper'in daha önce "Patriotları üreten Raytheon şirketinde çalıştığının altını çizdi ve "Amerikan halkı siz karar alırken, aldığınız kararların ulusal güvenlik için mi yoksa kendi çıkarınız için mi alındığını bilmeyi hak ediyor" dedi. Senatör Warren, "Esper ve şirket arasındaki bu bağın alınacak kararları etkileyebileceğini" öne sürerek "Pentagon'un Türkiye'ye karşı sert tutumu konusunda, Esper'in şirketle olan bağını" sorgulamaya açtı. Ne diyorsunuz?..

K- Trump'ın, kullanılmayacağı garantisi alınan S - 400'lerin alınması karşılığında masaya konan "Türkiye'nin F-35 projesinden çıkarılması" tehdidini yumuşatmaya çalıştığı anlaşılıyor. Kongredeki tartışmalardan, ABD hükümetinin aldığı bu tür kararların gerçekten ABD'nin güvenliği amacıyla ve ABD lehine mi olduğu, yoksa Amerikan savunma sanayi unsurlarının çıkarları için mi alındığının ABD'de sorgulandığı anlaşılıyor.

GÖZLEM- CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu "Irak'taki PENÇE harekatı, S - 400'ler ve  Doğu Akdeniz gerilimleri konularında Türkiye'nin yürüttüğü politikayı ve uygulamayı desteklediklerini" açıkladı. Görüşünüz?

K- PENÇE harekatı terörizme karşı. S - 400'ler Türkiye'nin güvenliği için. Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin son dönemdeki faaliyetleri de, Türkiye'nin az bulunan enerji kaynaklarını korumaya ve ortaya çıkarmaya dönük. Kılıçdaroğlu bunların hepsinin de Türkiye'nin çıkarına olduğunu düşünmüş olacak ki bu politikaları destekliyor. Burada zaten eleştirisinin, gerekli adımların bu güne kadar zamanında atılmamış olması yönünde olduğu anlaşılıyor.

GÖZLEM- Ülkede "15 Temmuz günü törenleri ve yürüyüşleri yapılırken", CHP Lideri Kılıçdaroğlu "resmi" Twitter hesabından "Yürekli bir savcı arıyorum. Cumhurbaşkanı dahi olsa Erdoğan'ı çağıracak ve soracak; 'Ne istediler?' ve 'Siz ne verdiniz?' İşte o gün FETÖ'nün siyasi ayağı da çözümlenmiş olacak" açıklamasını yaptı; yorumunuz?

K- Kılıçdaroğlu, Türkiye'de Erdoğan öncülüğünde FETÖ'ye karşı yürütülen mücadele ve çabaların en azından "yeterince" samimi olmadığını, FETÖ'nün üst düzeyinin ve bunun AKP ile siyasi bağlantılarının bilerek üzerine gidilmediğini farklı şekillerde ifade etmeye çalışıyor. "Hakikaten 15 Temmuz kalkışmasının bastırılmasını bir bayram gibi kutlayacaksanız o zaman FETÖ'nün siyasi bağlantılarını da ortaya çıkarın" diyor. Erdoğan bunu istemez çünkü "FETÖ'ye kendisinin verdiklerinin" de ortaya çıkacağından korkar demeye getiriyor.

GÖZLEM- Aynı günde, AKP Manisa eski Milletvekili ve TBMM FETÖ Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanvekili Selçuk Özdağ, SÖZCÜ'ye "FETÖ, 2011 yılında AKP'ye 50 kişilik liste verdi. Tayyip Erdoğan kırmızı kart gösterdi, sadece 3 kişiyi milletvekili listesine aldı. Biz TBMM Komisyonu'nda daha özgün ve özgür çalışabilirdik. Muhalefet meseleye 'Darbe öncesi' diye baktı, bizler de '17-25 Aralık sonrası' diye baktık. Bütüncül pencereden bakamadık. 1973-2016 yıllarını birlikte incelememiz lazımdı. Parti endişesi, millet endişesinin önüne çıkıyordu, bu doğru değildi" dedi; görüşünüz?

K- Eski AKP milletvekili şunları söylüyor: Bir, Erdoğan FETÖ listesinden 3 kişiyi milletvekili yaptı. (Bunların kim olduğunu söylemiyor.) İki, Komisyonda, "Parti endişesi millet endişesinin önüne çıkıyordu, bu doğru değildi" diyerek, FETÖ ile AKP bağlantılarının ortaya çıkmasının yaratacağı sorunların, millet açısından bu ilişkilerin ortaya çıkaracağı faydaların önüne geçtiğini, bunun da doğru olmadığını, yanlış yaptıklarını söylüyor. Yani bir açıdan üstü kapalı olarak, AKP ile FETÖ arasında ciddi ilişki olduğunu ima ediyor.

GÖZLEM- Bu komisyonun raporu 33 ay geçti, Meclis'e getirilmedi, tartışılmadı, saklandı; neden? Görüşünüz?

K- İşte, AKP Komisyon Başkanvekilinin de söylediği gibi, bu konunun AKP'ye vereceği zararın, millet açısından sağlayacağı faydadan daha fazla olduğu endişesiyle, konuyu kapatmaya çalıştıkları anlaşılıyor.

GÖZLEM- Aynı komisyonun üyesi İYİ Parti İzmir Milletvekili "Raporun Meclis'e getirilmemesi ve verilen araştırma önergelerinin reddedilmesi gösteriyor ki, AKP istemiyor. İşin kötüsü bunu görmezden gelince yeni birtakım cemaat ve tarikatlar aynı yoldan yürümeye başladılar. Aynı şekilde yurtlar açıyorlar, iş adamları oluşturmaya başladılar. Devletin içine eleman yerleştiriyorlar. Bütün bunlar aynı FETÖ'nün yürüdüğü yolun devamı. Aynısı, hatta kopyası diyebiliriz. İleride yeniden bir başımıza bizi aldatmışlar vakası çıkabilir. Sanki ders alınmamış gibi bir hâl var" dedi, ne diyorsunuz?

K- Doğru. İşte ifade ettikleri gibi, bunun vereceği zararın, bu konuların ortaya çıkmasının vereceği faydadan fazla olduğunu düşünüyorlar. FETÖ kim? Zamanında Erdoğan'dan destek almış ama şimdi ona düşman bir tarikat lideri. O gidince, bu konuların üzerine yapısal olarak gidilmezse, tabii ki onun yerini başka tarikatlar alacaktır. Onlar da şimdi AKP ile uyumlu görünebilirler, ama yarın ne olacağı bilinmez.

GÖZLEM- İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 40 milyar TL'lik bütçeleri olan 9 Büyükşehir Belediye Şirketi'nin yöneticilerinin istifa etmemekte direndiklerini belirterek "Suç duyurusunda bulunacağız. Bizim de yapacağımız hamleler var. 16 milyon insana yapılan haksızlık hatta kul hakkı yemeye kadar giden bir süreç olduğunun altını çizmek istiyorum. Umuyorum yanlışlarından dönecekler" dedi. Görüşünüz?

K- İmamoğlu'nun bu belediye yöneticilerinin istifa etmelerini gerektirecek elinde ne varsa, bunları ortaya koyması, yapılan yolsuzlukları, usulsüzlükleri açıklamaya devam etmesi, bunun yargı ayağını başlatması ve iyi takip etmesi gerek. AKP, İstanbul belediye yönetimini İmamoğlu'ya altın tepside sunmayacak gibi gözüküyor. Belediyenin yıpranmaması ve halka verdiği hizmetlerin devam etmesi için, İmamoğlu'nun yapmak istediklerini sürekli halka anlatması ve hizmetlerin kesilmemesi için de, "esnek davranıyor" eleştirilerini göğüslemek pahasına gereken önlemleri alması akıllıca olabilir.

GÖZLEM- İmamoğlu için "Çok konuşuyor, yıpranıyor, çok konuşunca bazı hatalar da yapıyor" eleştirileri var; ne diyorsunuz?

K- Az konuşan politikacı görmedim. Hata yapmayan hiç görmedim. Bunların bir kısmıyla hem fikir olmayabilirsiniz. Mühim olan orada, İmamoğlu'nun yerinde durması. Zaman içinde taşlar yerine oturacaktır.

GÖZLEM- Cumhurbaşkanı Erdoğan "yeni parti kurma çalışmaları yapan" AKP'lilere "Ümmetimi bölmeyin" dedi. Bu söz, "Laik bir cumhuriyette 'Milleti bölmek' anlamına geldiği" ileri sürülerek, eleştiriler aldı; görüşünüz?

K- Erdoğan'ın kastettiği AKP'den çıkacak yeni partinin dinci kesimden oy alacağı. Dolayısıyla Erdoğan "Bu oyları bölmeyin" diyor. Yeni kurulacak partinin şimdiye kadar Erdoğan'ı destekleyen grubun bölünmesini isteyenlerden oluşacağı endişesiyle bu ifadeleri kullanıyor.

GÖZLEM- Yeni parti ile isimleri sık sık gündeme gelen Ali Babacan ve Davutoğlu'na çağrıda bulunan CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, "eski" partidaşları için "En faydalı şeyi söyleyecek olursam, orada burada dolaşmasınlar hep birlikte gelsinler Saadet Partisi'ne. Saadet Partisi hazır bir partidir. Burada düzgünce siyaset yapsınlar. Ama yok biz ayrı bir kulvarda ayrı bir parti kuracağız diyorlarsa, kurmaları faydalıdır gerçekten" dedi. Yorumunuz?

K- Abdüllatif Şener gerçekten dürüstlüğüyle bilinen bir siyasetçidir. Saadet Partisi ne olursa olsun muhafazakar ve tutucu bir parti. Yeni kurulacak partinin ise muhafazakar görünümlü ama liberal politikalar izleyeceği belli. SP ile görüşleri ne kadar uyuşur belli değil. Zaten onun için de Şener, "isterlerse SP'ye girsinler, olmazsa kendi partilerini kursunlar" görüşünde olsa gerek. Yeni parti açısından bakıldığında, Erdoğan bu kadar yıl belli bir yönetimi sürdürdü, kendine belli kesimde itibar sağladı. Yeni partinin bunu dikkate alarak kendini konumlaması lazım. Hem Erdoğan'ın paylaşmadıkları politikaları için uyarı yapacaksın, olumlu gördükleri için de destek vereceksin. Bu şekilde Erdoğan'a giden oyların bir kısmını almak mümkün olabilir.

GÖZLEM- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Cumhurbaşkanlığı Hükümeti Sistemi, AKP'de bile tartışmaya açılmışken ve bazı değişiklikler yapılması gerekebileceği Erdoğan tarafından da ifade edilmişken", sisteme "en ufak bir dokunma bile yapılmaması gerektiğini" söylüyor ve "Parlamenter Sisteme dönüşü, 'Fetöcülerin istediğini" belirtiyor. Halbuki kendisi "referandum öncesi" durmadan ve ağır sözlerle "Başkanlık sistemine hayır, Erdoğan'ı başkan yapmayacağız" diye açıklamalar yapıyordu. Sizce "bu çelişkinin sebebi" ne olabilir?

K- Bahçeli bu günkü sistemden o kadar memnun ki! Yok olacak iken, şimdi Erdoğan'ın bekası için kendisini hayati bir konumda konuşlandırdı. Herkes her önemli konuda ne diyeceğini bekliyor. Tabii ki elde ettiği bu kazanımlardan vazgeçmek istemez.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 21 Ağustos 2019 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğla...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 20 Ağustos 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, K...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 19 Ağustos 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğl...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 18 Ağustos 2019 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, ...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 16 Ağustos 2019 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, K...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 15 Ağustos 2019 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğla...

Yazarlar
Website Security Test