Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

ABD’nin tehditlerine, ABD’nin silahıyla karşı konulamaz

28.6.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Silahlı kuvvetler; ülkelerin tehdit değerlendirmeleri ve ulusal çıkarları gözetilerek teşkilatlandırılır ve uygun silah, araç ve gereçlerle donatılır.Sadece bir askeri güç oluşturmak ve bunu en modern silahlarla donatmak yeterli değildir. Silahlı kuvvetlere, muharebeyi mutlaka kazanacak şekilde, kurumsal sistematik içinde, bir bütün olarak hareket edebilme yeteneğinin kazandırılması da gerekmektedir. Bu yetenek ulusal bilinçle, özgün sistemlerle desteklenmeli ve güçlendirilmelidir. Yetenekleri ve kararlılığı kanıtlanmış silahlı kuvvetlere sahip devletler; ulusal çıkarlarını koruyacak ve tehditleri savaşa girmeden bertaraf edecek caydırıcılığa sahip olacaktır. Amaç ülkeyi savaşa sokmadan çıkarları korumak olmalıdır.

Ülkemiz için en ciddi tehdit; ABD’nin, çıkarları doğrultusunda Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme projesinden etkilenecek olmamızdır. PKK ve FETÖ’nün ülkemize musallat edilmesi, FETÖ’nün kumpaslarıyla silahlı kuvvetlerimizin en değerli kadrolarının ortadan kaldırılması, Doğu Akdeniz’de yaratılan münhasır ekonomik bölge krizi, Yunanistan’ın Ege’de 18 ada, adacık ve kayalığı işgal ederek silahlandırması, Kıbrıs’ın bütünüyle bir Rum adası haline getirilmesi arzusuyla ülkemizin Akdeniz’deki etkisine son verecek girişimler, Suriye bataklığına saplanmış olmamız; ABD’nin bölgenin yeniden şekillendirilmesi hedefini destekleyecek şekilde kurgulanmış olaylardır diye değerlendiriyorum.

Bu tehdit ortamı yıllardır devam ederken, başta Balyoz ve Ergenekon olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü ve etkinliğini zayıflatan kumpaslar sorumlu makamlar tarafından zamanında görülememiş, kavranamamış ve sonuçları değerlendirilememiştir. Üstelik kısa vadeli siyasi çıkar hesaplarıyla, askeri vesayeti önleme gerekçesi kullanılarak halkımız ikna edilmeye çalışılmış ve halkımızın Türk Silahlı Kuvvetlerine güveni yerle bir edilmiştir. Arkasında halk desteği olmayan silahlı kuvvetlerin başarı şansı yoktur. Silahlı Kuvvetlerimizin halk desteği, sistematiği, yetenekleri ve caydırıcılığı bu kumpaslarla büyük yara almıştır.

Yunanistan; 1996 yılında Ege’de Kardak kayalığını işgale cüret etmiş, devletimizin ve Silahlı Kuvvetlerimizin kararlı tutumu sonucunda arkasına bile bakmadan çekilmiş, destekçi ülkeler bile bu duruma sessiz kalmışlardır. Aynı Yunanistan’ın; son yıllarda, donanmamızın Ege ve Akdeniz’deki hareket kabiliyetini sınırlandıracak şekilde, Lozan Anlaşmasını da çiğneyerek 18 adet adayı işgal etmesine ve silahlandırmasına neden sessiz kaldığımız izah edilebilecek bir durum değildir. Bu durum,“Yunanistan’ın ve destekçisi olan ABD ve AB’nin bakış açısıyla” devletimizin gücünün ve silahlı kuvvetlerimizin caydırıcılığının zafiyete uğramış olmasıyla izah edilebilir. Yunanistan’ın son zamanlarda, arkasına aldığı dış destekle savurduğu küstah tehditler; Türkiye’yi ve TSK’yı eskisi kadar güçlü görmemesinden kaynaklanmaktadır.

Suriye’de; ABD’nin güdümündeki PKK uzantısı PYD/YPG’nin özerklik çabaları ve bunun ülkemize etkileri, Doğu Akdeniz’de ABD’nin başını çektiği; İsrail, Fransa, Mısır, Ürdün, GKRY ve Yunanistan ittifakıyla karşı karşıya gelmemiz, Ege’de Yunanistan’ın yarattığı durum; tehdidin kaynağını çok açık göstermektedir. ABD bölgede hedefine ulaşmak için Türkiye’yi kontrolü altında tutmak ve isteklerini kabul ettirmek zorundadır. ABD’nin dayatmalarına ulusal çıkarlarımızı feda etmek uğruna boyun eğmek mümkün müdür? Değilse, gireceğimiz mücadelede ABD’nin silah sistemleriyle ülkemizi savunmamız mümkün değildir. S-400 hava savunma sistemini tercih etmemiz de bu tehditlere karşı alabileceğimiz en makul tedbirdir. ABD’nin; Rusya’dan alacağımız S-400’leri bahane ederek, ülkemizi F-35 programından çıkarma ve bu uçakların teslimi anlaşmasını bozma tehdidi Türk Hava Kuvvetlerimizin hava harp planlarını etkileyebilir. ABD aynı davranışı 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekâtında da ülkemize silah ambargosu koyarak göstermiş, yine 90’lı yıllarda ABD ve bazı Avrupa ülkeleri; PKK ile mücadelemizin meşru olmadığını iddia ederek NATO savunma sistemi kapsamındaki silah ve araçları kullanmamıza sınırlama getirmek istemişlerdir. O dönemlerde devletimiz süratle alternatif çözümler üretmiş ve mücadelemiz başarıyla sürdürülmüştür. Bugün de bütün bu tecrübeleri yaşamış, bölgedeki ateş çemberinin tam ortasındaki bir ülke olarak elimizde başka alternatiflerin olması gerekmektedir. Bu alternatiflerden birisi Milli Muharip Uçak Projemizdir. Ancak bu proje de yabancı yatırımcılarla (BAE Systems‘İngiltere’ ile) birlikte yürütülmektedir ve üretilecek uçakların 2030 yılında envantere gireceğinden bahsedilmektedir. Bu projenin gelişimiyle ilgili bir bilgi de yoktur. Yapmamız gereken; gerçekçi politika ve özgün projeler üretmek, ekonomimize çeki düzen vermek, TSK’nın geçmişteki gücüne süratle ulaştırılması, milli birlik beraberlik ve güven ortamının yeniden tesis edilmesi, Milli Savunma Stratejimizin iktidar ve bütün muhalefetin ortak çabasıyla ele alınması ve milli çözümler üretilmesidir. Milli savunma kavramı, her türlü siyasi düşüncenin üzerinde olmalıdır. Bulunduğumuz coğrafyada devletin gücü, ordusunun gücüyle orantılıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 17 Temmuz 2019 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 16 Temmuz 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Ko...

Günlük Burç Yorumları Aşk 15 Temmuz 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, B...

Yazarlar
Website Security Test