Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Artık ekonomi konuşmalıyız

21.6.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye, en önemli sorunu olan ekonomiye bir türlü odaklanamamaktadır. Sık sık yapılan seçimler, ülkede bir türlü önlenemeyen gerginlikler, dış politikada görülen stratejik nitelikteki değişiklikler, bölgemizdeki huzursuzluklar gibi nedenler ekonomide sürdürülebilir, uzun vadeli ve kapsamlı ekonomik tedbirler almamızı önlemektedir. Oysa ekonomik göstergelerdeki olumsuzluklar giderek büyümektedir.

İşsizlik oranı giderek yükselmekte, işsizlerin sayısı artmaktadır. Nitekim son yapılan açıklamalara göre, işsiz sayısı bu yılın Mart ayında geçen yılın aynı ayına oranla 1 milyon 334 bin kişi artarak 4 milyon 544 bin kişiye ulaşmış ve işsizlik oranı 4 puanlık artış ile % 14,1 düzeyine çıkmıştır. İşsiz sayısının 2018 yılında 3 milyon 537 bin kişi olduğu göz önünde tutulduğunda, sorunun büyüklüğü daha iyi anlaşılacaktır.

Kurlardaki oynaklığın sürmesi, hem üreticileri, hem dış ticaretle uğraşanları ve hem de döviz borçlusu şirketleri tedirgin etmektedir. İşletmeler maliyet ve gelir hesapları yapamamakta, rekabet güçleri belirsizlik yüzünden olumsuz yönde etkilenmektedir. Kurlardaki yükselişler enflasyonu da yukarı doğru tetiklemektedir.

Beklentilerin aksine, FED’in faiz arttırmaması hatta indirim eğilimi içine girmesine, Avrupa Merkez Bankası’nın faizleri sıfırda tutmaya devam etmesine rağmen Merkez Bankası politika faizini değiştirememektedir. Çünkü hem enflasyon hadleri yüksektir hem de belirsizlik hüküm sürmektedir. Yabancı sermaye girişlerinin azalacağı, çıkışların artabileceği kaygısı vardır.

Piyasaya çeşitli amaçlarla likidite verilmesine, taksit sayısının ana sektörlerde arttırılmasına, vergi kolaylıkları sağlanmasına rağmen iç talep artmamakta, piyasa canlanamamaktadır. Satın alma gücü düşük, hane halkının kredi borcu yüksektir.

Dış politikada da işlerin istenilen düzeyde gitmediği anlaşılmaktadır. AB ile ilişkilerin düzeltilmesinden yana bazı girişimler görülmeye başlansa da yeterli değildir. Bu ülkeler ihracatımız, kredi tedarikimiz, doğrudan yabancı yatırımlar ve Doğu Akdeniz’deki haklarımız açısından çok önemlidir. AB, çok daha yakın bir işbirliğini hak etmektedir.

Şimdi de ABD ile ilişkilerimiz kritik bir aşamaya gelmiştir. Temmuz ayında teslimatına başlanması öngörülen Rusya menşeli S-400 hava savunma sistemi tercihimiz ekonomimizi etkileyebilecek bir gelişmedir. Konu zaten kamuoyunca ayrıntıları ile bilinmektedir. Sorunun çözülememesi halinde kapsamı henüz bilinmeyen bir ABD ambargosu söz konusu olabilecektir.

Ülkemiz bu sorunlarla ilgilenirken ortaya bir de derecelendirme kuruluşu Moodys’in not kırma kararı çıkmıştır. Özetle, Türkiye’nin yatırım yapmaya uygun bir ülke olmadığı ve kredi riskinin yüksek olduğu vurgulanmaktadır. Döviz rezervlerinin azlığına ve Merkez Bankası uygulamalarının kurlarda serbest dalgalanmaya izin vermediği hususuna işaret edilmektedir. S-400 krizi ve ABD ambargosunun yaratabileceği olumsuz etkiler hatırlatılmaktadır. Moody’s önümüzde duran sorunların hiçbirinin çözülemeyeceği, tamamının aleyhimize sonuçlanabileceği varsayımından hareket ediyor olabilir ancak yine de yabancı yatırımcıların ve finans çevrelerinin kuruluşun görüşlerine itibar edeceği gerçeği unutulmamalıdır. Ekonomi yönetimi zaten gerekli cevabı vermiştir.

Bu arada kamuoyuna olumlu gelişmeler olarak aktarılan bazı gelişmeler de vardır. Bunlardan biri cari açığın giderek azalmakta oluşudur. Gerçekten, bu yılın ilk dört ayında cari açık,  geçen yılın aynı dönemindeki 21,8 milyar dolarlık seviyesinden 3,3 milyar dolara gerilemiştir. Yıllık cari açık ta Nisan ayı itibariyle 57 milyar dolardan, 8,6 dolara inmiştir. Tahminler cari açıktaki gerilemenin önümüzdeki birkaç ay içinde de devam edeceği ve muhtemelen Temmuz ayında sıfırlanacağı seklindedir. Ancak hep söylediğimiz gibi, bugünkü koşullarda cari açık gerilemesi, büyüme oranlarındaki düşüşün bir sonucudur ve uzun süre bu düşük büyümeyle devam mümkün değildir. Esas olan ekonomi büyürken cari fazla vermek veya açığı sıfırlamaktır. Türkiye ekonomisi 2019 yılının ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.6 daralmıştır. Bir önceki yılın son çeyreğinde de daralma % 3 olmuştur.

Bir başka konu ihracat sektöründe görülen olumlu gelişmelerdir. İhracatımız, Mayıs ayında, geçen yılın aynı ayına göre %11,46 artmış ve 16,8 milyar dolar olmuştur. İlk 5 aydaki ihracat ise, geçen yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında % 5,37’lik bir artışla 76,6 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. İhracattaki artış kısmen, parite farklarından kaynaklansa da, miktar endekslerindeki gelişmeler değerlendirilmemiş olsa da sevindiricidir. Ancak, ihracatın yapısı değiştirilmedikçe, dış ilişkilerde olumlu gelişmeler kaydedilmedikçe, yeni pazarlar keşfedilmedikçe, ihracat artmaya devam edebilecek ama cari açığın kapatılmasında çok önemli bir rol oynayamayacaktır.

Başa dönersek, bütün bu sorunları ve çözüm yollarını değerlendirebilmek için öncelikle ekonomi konuşmamız gereklidir. Zaman lehimize işlememektedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 23 Temmuz 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Ko...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 22 Temmuz 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğla...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 21 Temmuz 2019 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, K...

Yazarlar
Website Security Test